'Yönetmen için önemli olan yüzdür'

'Yönetmen için önemli olan yüzdür'
'Yönetmen için önemli olan yüzdür'

Tsai Ming-liang, Reha Erdem?in filmlerini beğendiğini söylüyor. Fotoğraf: MUHSİN AKGÜN

Reha Erdem'in hayran olduğu Tayvanlı yönetmen Tsai Ming-liang, Louvre'un davetiyle çektiği 'Surat'la İstanbul Film Festivali'ndeydi. Ming-liang, 'Yönetmen için önemli olan yüzdür. İsmini bilmeseniz de oyuncuların yüzünü hatırlarsınız' diyor
Haber: CEYDA AŞAR / Arşivi

İSTANBUL - 2001 yapımı ‘What Time Is It There/ Orada Saat Kaç?’ filminde karakterin babası ölür ve film boyunca babanın ruhunun tekrar eve gelmesi beklenir. Bu filmi, kendi babasına ve hastalığına katlanamayarak intihar eden kült oyuncusu Lee Kang- Sheng’in babasına ithaf eden Tayvanlı yönetmen Tsai Ming-liang, ‘Surat’ı ise yakın zamanda kaybettiği annesine adıyor.
“Surat üzerinde üç senedir çalışmaktaydım ve bu süre zarfında annem hastalandı, her şeyi bırakıp onunla ilgilenmek durumundaydım ve bunu da filme yansıttım” diyor ve filmlerinin her zaman hayattan beslendiğini belirterek ekliyor: “Filmlerimi izlediğim zaman çok mutlu oluyorum çünkü hepsini birilerine adamışım. Sanatçı olarak yola çıkınca geride hep bir şeyleri, birilerini, belki annenizi, sevgilinizi bırakmak zorunda kalıyorsunuz ve bunun yükünü de üzerinizde taşıyorsunuz. Bu nedenle filmlerimin çoğunda anılarım ya da hatıralarım yer alır ve kişiseldir.”
Tsai Ming-liang ünlü Fransız yönetmen Truffaut’ya oldukça hayran. Bu nostaljik bir hayranlık olarak kalmayıp yönetmenin ‘Orada Saat Kaç?’ filminde Jean-Pierre Leaud’e bir sahne yazmasına kadar varmış. Kimdir bu aktör? François Truffaut’nun ‘400 Darbe’ filminin başrolünde yer alan ve o zamanlar henüz 14 yaşında olan aktör.
Louvre Müzesi’nin siparişi üzerine çekilen ‘Surat’ ta Jean-Pierre Leaud ağırlıklı bir role sahip ve bu kez ona Fanny Ardant, Jeanne Moreau, Mathieu Amalric, Nathalie Baye, genç nesilden ise Laetitia Casta gibi Fransız oyuncular eşlik ediyor. “Yönetmen için önemli olan bir yüzdür. Bu oyuncuların çoğu benim gençken izlediğim oyuncular. Hollywood filmleri mutlu sonla biter, eski Fransız filmleri ise kitap okumak gibi sizi zenginleştirir. Bu oyuncuların isimlerini bilmeyebilirsiniz ama yüzlerini hatırlarsınız. İşte bu yüzlere yer vermek, onların yaşlanmış hallerini de göstermek istedim. Truffaut da benim gibi hep aynı oyuncularla çalışan bir yönetmendi. O iki film ailesini ‘Surat’ta birleştirmek istedim” diyor. 

‘Ulaşılmaz aşk’
‘Surat’ta Salome efsanesini konu edinen bir filmin çekim sürecinden parçalar izliyoruz. Salome’deki âşık olduğu ama asla elde edemediği Yahya’nın kellesini getirme hikâyesi ile, ‘sanat mefhumunun’ ve ‘bir kelle ile yüzlerdeki hüznün’ yönetmen için nasıl bir paralelliğe sahip olduğunu sorduğumuzda, “Salome âşık olmaması gereken birine aşık olduğunu biliyordu, o ulaşılmazdı. Hepimiz bir şeyleri isteriz ama bir türlü elde edemeyiz. ‘Surat’taki bütün karakterler gibi. Bu, film çekmeye de benziyor, her şeyi tamamen kontrol etmeniz mümkün değildir. Mesela anneniz hastalanır, oyuncu yaralanır, bir şeyler olur. İnsanlar da yaşlanmalarını kontrol edemezler” diyor.
Tsai Ming- liang’in filmlerini arka arkaya izlediğiniz zaman tek mekan ve hatta aynı mekân kullanımı dikkat çeker. ‘Surat’ dahil dört filminde oyuncusu Lee Kang-Shen’in gerçek evini ana mekân olarak kullanan yönetmen, “O ev bir insan gibi. Nasıl insanlar değişirse, o ev de değişiyor” diyor. Bu evler tavanında bir delik açılan, içini sular basan, pek çok sembolik göndermelere sahip olan ‘tuhaf’ evlerdir ve içinden ‘çarpıcı cinsellik anları’ da geçer.

‘Hayat da gerçekdışı’
Seyri çaba ve teslimiyet gerektiren filmlerindeki ‘ifade yoğunluğuna’ dair fikirlerini sorduğumuzda ise “Yaşarken bir şeyler hissediyorum ve bunları sadece filmler aracılığı ile ifade edebiliyorum. Ancak ben ifade ettiğimi düşünürken örneğin Budizmle ilgili bir gönderme, seyirciye yeterince geçmeyebilir. Budizm’de dört önemli kelime vardır: Su, ay, çiçek ve vazo. Vazodaki çiçeği uzaktan görüsünüz, suya yanıysan ayı da görürsünüz ama gerçek mi değil mi anlayamazsınız. ‘Surat’ta birkaç tane ağaca aynalar koyarak orada bir orman ilüzyonu yarattım oysa orada gerçekten bir orman vardı. Filmlerde gerçek olmayan şeyleri gerçek gibi gösterirler, ‘Surat’ta ise gerçek olan şeyleri gerçek değilmiş gibi gösterdim. İnsanların hayatları da gerçek değil, gerçekdışı. Yeterince tecrübe edinip hayat üzerine düşünmeye başladığınızda hayatı böyle algılamaya başlıyorsunuz” diyor.
Tsai Ming-liang, Reha Erdem’in hayran olduğu yönetmenlerin başında geliyor. Ming-liang’a Reha Erdem’le neler konuştuklarını soruyorum. “Dil sorunu nedeniyle pek konuşamıyoruz, filmlerini izledim ve beğendim, fimler üzerinden iletişim kuruyoruz” diye konuşuyor.