'Yüzde Yüz' orijinal

'Yüzde Yüz' orijinal
'Yüzde Yüz' orijinal

Yüzde Yüz sergisi 13 Eylül e kadar sürecek.

Fransız Kültür Merkezi'ndeki 'Cent pour Cent' (Yüzde Yüz) sergisinin farklı kuşaklar arasındaki bağı korumak gibi bir işlevi var: Çizgi romanın farklı dönemlerinin ustalarının genç kuşak çizerlerce yeniden yorumlanması, bir çeşit bellek çalışması
Haber: CENGİZ ALKAN / Arşivi

İSTANBUL - Birçok blues ve caz standardının yeniden yorumlanması, pek çok rock, pop şarkısının yeniden cover’lanması, tribute albümler falan temel olarak şuna yarar: Farklı kuşaklardan dinleyiciler arasındaki bağı korumak.
Fransız Kültür Merkezi’ndeki ‘Cent pour Cent’ (Yüzde Yüz) sergisinin de böyle işlevi var: Çizgi romanın farklı dönemlerinin ustalarının genç kuşak çizerlerce yeniden yorumlanması, bir çeşit bellek çalışması. Manga kuşağının ‘fumetti’ okurlarından epeyce uzaklaştığı zamanlarda mesafeyi tamir etme... Ama epeyce bir ‘yorum’la...
Serginin kaynağı Çizgi Roman Müzesi... Müze, koleksiyonunda bulunan farklı ülkelerden çizgi romancıların orijinal sayfalarını, genç kuşak çizerlerin yorumlarıyla -adeta sohbet eder gibi yan yana koyarak ilk kez 37. Angouleme Çizgi Roman Festivali’nde sergiledi. Şimdi İstanbul’da... Vaktiyle Liberatore’yi (‘Rankxerox’) konuk etmiş, Jean Claude Forest (‘Barbarella’) için bir sergi yapmış Fransız Kültür Merkezi’nin böyle hayırlı bir işe ev sahipliği yapması da çok şaşırtıcı değil. İddia edilir ki Galatasaray’da okuyan çocukların en hülyalıları Fransızcayı FKM’nin kütüphanesindeki Asteriksler sayesinde öğrenmiştir.

Moebius’a Tekin yorumu
Kimler var bu sergide? Moebius... Hem de ‘Arzach’tan bir sayfayla... Üstelik yorumlayan Galip Tekin. “Hâlâ bir şeyler çizerken masamda bir Moebius bulunur” diyen Galip Tekin, Moebius’ten ne kadar etkilendiğini anlatırken sanki ‘komplekse gerek yok, önce taklit et, etkilen; sonra kendi kişiliğini geliştirirsin’ diyor. Zaten yorumu da tam bunun kanıtı.
Matti Hagelberg’in fütürist yorumuyla Burne Hogart’ın ‘Tarzan’ı var. Hal Foster’ın ‘Tarzan’ı yok ama. Vaktiyle ben yorumlamıştım, pek güzel olmamıştı ama önemi yok, maksat sohbet etmek. Jose Munoz’un ‘leke’li, Hugo Pratt (‘Corto Maltese’ değil ama) yorumu; karanlık Enki Bilal’e daha ışıklı bir Avril yorumu (Avril’e de yorum gerekmez mi?)... Karanlık Popovic’e daha karanlık Nicolas de Crecy yorumu; pek ikna edici gelmeyen bir Tardi yorumu (‘Nestor Burma’ değil de ‘Adele Blanc’). Filipe Abranches’ten... Ersin Karabulut’tan hem artistik hem de içerik olarak çok güzel bir İnfantino yorumu... Ve diğerleri.
Çizgi roman için sinemayla resim arasında bir sanat denir ya, hani biraz abartılı olacak ama, ‘arasında’ değil, ‘üstünde’. Sergi 13 Eylül’e kadar açık, gidip görmek lazım.


    ETİKETLER:

    caz