Zamanın ötesindeler...

Faithless; onlar için zamanın çok ötesinde müzik yapıyor diyorlar.
Haber: ASLI ATASOY / Arşivi

İSTANBUL - Faithless; onlar için zamanın çok ötesinde müzik yapıyor diyorlar. Nasıl bir özelliği var bu zamanın?
İlk olarak 1995 yılında 'Salva Mea' ile tanımıştık onları. Hit olan bu parçayla dünya listelerine giriş yaptılar ve o zamandır sözünü ediyoruz.
Faithless, satış rakamı hayli yüksek bir grup. Böyle olunca firması BMG Music'in de ister istemez gözdesi oluyor. İlk albümleri
'Reverance' tam 22 ülkede bir numaraya oturdu. İkinci albümleri 'Sunday 8 PM' ile yere çakılmasını bekleyenlere albümleriyle nanik yapmayı ihmal etmediler. 'Sunday 8 PM' albümünde Dido, Boy George gibi yakından tanıdığımız dünyaca ünlü müzisyenlere rastlıyoruz.
Beş yıldır turnedeler
Faithles, iyi müzik yapmanın yanı sıra sebatkâr bir grup. Maxi Jazz, Jamie Catto, Sister Bliss ve Rollo'dan oluşan grup beş yıldır aman vermeden dünya turnesinde.
Üçüncü albümlerini de bu turne esnasında üreten ve yayımlayan grup, ustalaşma yolunda emin adımlarla sekerek gidiyor.
'Outrespective' adını taşıyan taze albümleri,
müzik dünyasını tekelleri altına almış olan MTV ve BBC Radio tarafından ilgiye ve takdire şayan bulundu.
İlk single 'We Come 1' şimdiden her yerde bangır bangır çalınıyor. Biz de bu gazla BMC aracılığıyla Faithless'ın beyni Maxi Jazz ile telefonda konuştuk.
Yeni albümünüz 'Outrospective' adını taşıyor. Albüme bu ismi seçmenizin sebebini öğrenebilir miyiz?
Yeni albümümüz için stüdyoya girmeden önce 18 ay boyunca turnedeydik. Türkiye de duraklarımızdan biriydi. Turnede yaşam normal bir yaşam değil. Londra'ya dönüşümüz aynı zamada sıradan ve normal yaşamımıza bir dönüş oldu.
Turnede olduğumuz gibi içimize dönük değildik gündelik yaşantıda. Çevremizle ilişkili, dışarıya açık hayatlarımıza geri döndüğümüzden ve bu albüm de evimizde, Londra'da bu şartlar altında yapıldığından albümün adını 'Outrospective' koymayı uygun gördük.
Outrospective ve diğer albümleriniz arasındaki farklar nelerdir?
'Not Enuff Love' ve 'Muhammad Ali' gibi şarkılarda çok güzel sample'lar kullandık ve büyük bir fark olarak bu sample'lar basit cızırtılar veya sesler değil de çok güzel melodiler ve orjinal şarkılar. Şarkıları bu melodilerin etrafına sardık. Bu benim gördüğüm önemli bir fark. Bir diğer önemli fark ise 'Sunday 8 PM' kadar karanlık ve depresif olmaması.
Rollo neden ortalıklarda yok? Eskiden Faithless deyince akla o da gelirdi ama şimdi sanki arka planda.
Kendisi bir enstrüman çalmıyor ve biraz da utangaç bir kişiliğe sahip. 'Outrospective' albümünün, diğer albümlerin olduğu gibi prodüktörü kendisi. Kendisi grubun halen bir üyesidir. Sadece arka planda kalmayı tercih ediyor.
Albümde konuk sanatçılar var...
Yeni bir solistimiz var: Zoe Johnston...
'Crazy English Summer', 'Evergreen' ve
'Liontamer'da onun vokalleri var. Dido her zamanki gibi bu albümde de yerini aldı. 'One Step Too Far'da onu dinleyebilirsiniz. Geri kalanlar ise bana ait.
Güzelliğiyle de dikkat çeken Dido hakkındaki düşünceleriniz neler?
Dido, bence çok iyi bir sanatçı. Gelişimimizi birlikte tamamladık bir şekilde grup olarak, dolayısıyla onu beğenmem çok doğal. Herbirimizin içinde birbirimizden bir parça var çünkü.
Başka kişisel projeleriniz var mı?
Kişisel proje için pek vaktim yok açıkçası. Aslında 'ara vermek' istemiyor da değilim. Faithless'ın bir parçası olmak çok zevkli olduğu gibi bir o kadar vakit alan ve yoğun bir süreç. Bu albümden sonra gerçekleştirmek istediğim bir projem olduğunu söyleyebilirim.
Siz benim sevdiğim bir şairsiniz. Peki sizin sevdiğiniz şairler kimler?
Bu soru da sorulduğunda, aklınıza bin ismin birden üşüştüğü ve seçim yapamayıp sessiz kaldığınız sorulardan biri. Bilmiyorum... Bir isim vermem gerekirse, Linton Kwesi Johnson diyebilirim.
Evde ne dinliyorsunuz?
Çoğunlukla hip-hop dinliyorum ama hip-hop derken 'old school hip-hop'. Yeni tarzı çocukça ve sıkıcı bulurken, eski tarzı çok daha komik, zeki, kalp kırıcı yani gerçekçi buluyorum. Eski tarz ironik bir şekilde bence çok daha orijinal ve taze. Eski caz plaklarından alınmış çok güzel sample'lar kullanmışlar ve bu melodileri kendileri tekrar yaratmışlar.
Benim için en önemli enstrümanlardan biri bas. Ve eski hip-hop, reggae tarzında muazzam bas melodileri var. Günümüzün hip-hop ve reggae örneklerinde ise eski şarkılardan bas melodilerini alıp, doğrudan şarkıya dönüştürüyorlar. Dolayısıyla da o sample'lar dışında, dolaşıp giden bas melodilerine rastlayamıyorsunuz ki ben de bunu çok sıkıcı buluyorum.
Yeni albümünüz için turneye çıkacak mısınız? Daha evvelki konserleriniz esnasında en çok hangi şehirlerden zevk aldınız?
Bu ay içinde turneye çıkmayı düşünüyoruz. Sevdiğim şehirlere gelince, seçim yapmak oldukça zor ama ben özellikle Amsterdam'ı insanları çok daha toleranslı ve duyarlı oldukları için çok seviyorum. Londra evimiz. İstanbul çok çılgın ve aynı zamanda Türk motiflerini taşıdığı için garip bir kontrasta sahip. Chicago ise diğer bir sevdiğim şehir. Caz ve blues'un çok güzel örneklerini Chicago'da dinleyebildiğim için o şehri de çok seviyorum.
Outrospective/Faithless/BMG Müzik