Zara McFarlane: Reggae hep aklımda!

Zara McFarlane: Reggae hep aklımda!
Zara McFarlane: Reggae hep aklımda!
Son yılların güçlü caz/soul şarkıcılarından Zara McFarlane, 14 Kasım Cumartesi akşamı İstanbul CCR'de sahneye çıkacak. Zara McFarlane'i telefonda yakaladık, Jamaica köklerinden son albümüne uzandık...
Haber: CAN TOGAYHAN / Arşivi

Zara, bize sahne tozu ile tanışmanı ve kendi sesini keşfedip geliştirme sürecinde yaşadıklarını anlatır mısın?
Aslına bakarsan 11 yaşından bu yana şarkı yazıyorum ve söylüyorum. Buna biraz eğlence olarak başladığımı itiraf etmem gerek. Düşününce çocukluğumdan zihnimde kalan ilk anılarımda bile şarkı söylediğimi hatırlıyorum. Şarkı yazmayı kendimce bir eğlenceye dönüştürmüştüm. Tabi ki her küçük kız çocuğu gibi dans etmeyi de seviyordum. Sanırım sahneye olan tutkum biraz da bu yüzden... Zamanla daha deneysel bir yaklaşım geliştirdim elbette, jam session’lardan, doğaçlama seslerle süslü vokallere kadar kendimi geliştirmeye çalıştım.

Aynı anda hem güçlü bir caz/soul vokalisti ve hem de oldukça yetenekli bir şarkı yazarı olarak anılıyorsun. Bu işi iki yönlü olarak sürdürmek nasıl hissettiriyor?
Kendimi hala büyümekte olan bir sanatçı olarak görüyorum. Giderek daha çok insan müziğimi tanıyor ve seviyor. Öte yandan çoğu kişinin benim aynı zamanda albümlerimde seslendirdiğim şarkıları yazdığımı ve prodüktörlüğünü üstlendiğimi bildiğini sanmıyorum. İnsanların bir sanatçı olarak sizin yapabildiklerinizi ve gelişiminizi keşfetmesi kesinlikle harika hissettiriyor. Üstelik daha yapmak istediğim çok fazla şey var!

Caz söylemeye başladığın ilk günden beri Jamaica köklerinden de ciddi şekilde ilham aldığını ve ona sahip çıktığını biliyoruz. Ne söylemek istersin bu konuda?
Kendimi bildim bileli, reaggae müzik dinledim ve sevdim. Jamaica’ya ilk gittiğimde henüz 5 yaşındaydım. Buradaki kültür ve ses renkliliğinden çok etkilendiğimi hatırlıyorum. Reggae benim vokal tekniğimi ve müziğe yaklaşımımı elbette etkiliyor. Bana belli noktalarda ilham veriyor. Şarkılarımı yazarken ya da onların üzerinde çalışırken reggae stilini aklımın bir köşesinde tutmaya özen gösteririm.

Sahnede oldukça sıcak bir karaktersin. İzleyicilerinle aranda oldukça yoğun bir elektrik var. Peki bu doğrultuda konserlerinde sana eşlik eden müzisyenlerde aradığın özelliklerin neler olduğunu söyleyebilir misin?
Açıkçası farklı müzikal tarzlara ve yönelimlere sahip olan açık fikirli, yetenekli müzisyenlerle çalışmayı severim. Sıcak, arkadaş canlısı, rahat iletişim kurulabilen bir orkestra ile sahne alıyorum. Öte yandan onların kendi aralarında yarattıkları enerji ve iletişimi de çok önemsediğim bir gerçek. Turneler yüzünden oldukça sık seyahat eden biri olarak, etrafımdaki insanlarla eğlenebiliyor ve iyi vakit geçiriyor olmanın önemli olduğunu düşünüyorum.

If You Knew Her adlı son albümünden de bahsedelim isterim. Bu albümün hikayesi nedir?
Bu albüm aslında bir ‘kadın’ karakter ve onun derinlerde yaşadıkları, katmanları üzerine kurulu. Bu ismi seçmenin sebebi ise, dinleyicinin bu kadını ve onun hikayelerini daha iyi anlamasını sağlamaktı...

Albümde ‘Police and Thieves’ adlı fazlasıyla dokunaklı bir şarkı da var...
Evet bu şarkı aslında Junior Murvin’in ünlü bir reggae klasiği. Onu yeniden yorumladık. Açıkçası çocukluğumdan beri en sevdiğim şarkılardan biridir. Jamaica’nın bağımsızlığının 50. yıl dönümünde onu stüdyoda yeniden hayata döndürmek istedim.


Malum, caz oldukça ‘zeki’ bir müzik türü oluşuyla ünlü. Peki bir caz müzisyeni de türün kendisi kadar zeki ve entelektüel olmak zorunda mı?

Ben bu tanımlamanın akademik düzeyde yapıldığını düşünüyorum. Bence müzik, tamamen duygusal çıkış noktalarıyla üretilen kişisel bir ifade şekli aslında. Açıkçası sağlam bir kulağa ve zihninizde geçenleri hayata geçirebilecek bir enstrüman ustalığına sahipseniz, bu işin okulunda eğitim almanıza gerek yok. Öte yandan bir müzisyenin akademik eğitim almasının olumlu getirileri de yadsınamaz elbette. Tabi ki müzik eğitimi alırken öte yandan bir enstrüman çalıyor olmanız da gerekmez. Bence teori ve pratik birbirinden tamamen ayrı iki kavram.

İstanbul’da senden oldukça parlak bir performans izleyeceğimizi düşünüyoruz. Son olarak eklemek istediğin bir şey var mı?
Son zamanlarda fazlasıyla çok seyahat ettim ve aralarında Nicola Conte Combo ve Jazz Jamaica’nın da bulunduğu başka projelerde de yer aldım. Benim için yorucu bir dönemdi. Japonya, Almanya, Avusturya hatta Vietnam’ın da bulunduğu bir turneye devam ediyorum. İstanbul’dan hemen sonra sırada Prag ve Mexico var. Öte yandan İstanbul konseri sadece beni değil tüm ekibi çok heyecanlandırıyor. Orada görüşmek üzere!
Zara McFarlane, 14 Kasım Cumartesi 20.00, İstanbul CCR Konser Salonu