Zeytinli'de 'aksak' rock

Zeytinli'de 'aksak' rock
Zeytinli'de 'aksak' rock

MFÖ nün konseri festival alanının en çok eğlendiği saatlerdi. FOTOĞRAFLAR: CEREN AKARDAŞ

'Rock festivalinde 'MFÖ'nün ne işi var?' diye soranlar Zeytinli'de olmalı ve gece 04.00'ten güneş doğana kadar çalan üçlüyü dinlemeliydi. Zeytinli Rock Festivali'nde her şey, kendine özgüydü, 'aksaklık' da hayatın bir parçasıydı
Haber: CEREN AKARDAŞ / Arşivi


Kargo-Mirkelam işbirliği ikisinin tüm albümlerini kapsıyor.



Deniz Demiröz ve gitarı, Nejat Yavaşoğulları’ndan biraz rol çaldı...

BALIKESİR - Yolu Zeytinli’ye düşen rockseverleri beş gün boyunca müzik ve denizle buluşturan ya da bulluşturmaya çalışan Zeytinli Rock Festivali, dün gece Soulfly konseriyle sona erdi. Başladığı andan beri pek çok aksilikle boğuşan festival, ilk üç gününü üç fire vererek ağır-aksak tamamladı. İlk gün Popcore’la başlayan bu silsile, ikinci günün as gruplarından 110 ve üçüncü gün de Rashit’in sahne yüzü görememesine neden oldu. Beş günlük festivalin sahne programları belli olduğunda ana sahnenin geçici sahiplerinin 19.00’dan itibaren birbiri ardına boy göstereceği duyurulmuştu ama teknik aksaklıklar buna izin vermedi.

Damar damar Arabesk
İkinci günün ilk grubu İstanbul Arabesk Project kültürümüzün en ‘damar’ şarkılarını yeni nesil rockerlar için yorumladı. Sonrasında sahnedeki yerini alan Dört x Dört referanduma da gönderme yapmayı ihmal etmeden coşturdu. Gökçe’nin bir dansöz, bir polis, bir robot, bir de baterist olduğu sahne performansının ardından sıradaki grubun 110 olduğunu düşünüyorduk ama beklenen olmadı. Yine uzunca bir aranın ardından (malum tek-nik ak-sak-lık-lar) Helldorado çıkageldi. İşte tam burada aklıma gelen iki versiyonlu senaryonun doğruluk payını öğrenmek isteyip sağa sola saldırsam da emeğimin karşılığını alamadım ama yinede paylaşayım: Gecenin baba grubu MFÖ, uzayıp giden aksaklıklara ve yelkovanı kovalayan akrebe daha fazla dayanamayarak isyan etti. Zira 01.50’de çıkması geren grubun sahne saati 05.00’i bulacak gibi görünüyordu. Helldorado’yu taa Norveçlerden kaldırıp getiren organizasyon, onlara da rezil olmamak adına 110’u üçüncü gün sahneye çıkmaları konusunda ikna etmeye çalışarak Helldorado’yu buyur etti, ama yarım saat şartıyla... Çünkü bir sonraki grup MFÖ’ydü... Ya da Helldorado bir şeylere fena bozuldu ki sahnede sadece yarım saat kaldılar. 110 ise ertesi günü beklemeden hemen o gece Zeytinli’yi terk etti!
Sahneye çıkacak gruplar arasında MFÖ’nün adını görüp de “bir rock festivalinde neden MFÖ olsun” diyenleri, üç günün katılım ve coşku şampiyonunun MFÖ olduğunu söyleyerek selamlıyorum. Artık tüm festivalciler çadırlarına çekildi, grubu dinleyecek birkaç fanatik dışında kimseler kalmadı derken sahnede görünmeleriyle kopan çığlıklara ve karınca sürülerinin yuvalarına yiyecek götürme hızıyla ölçülebilecek çabukluklarıyla alanı dolduran festivalcilere şaşırdığımla kaldım tabii. Alan, ellerinde içkileriyle şarkıları bağıra-çağıra söyleyen gençlerin sesiyle en güzel dakikalarını yaşadı. MFÖ Açıkhava konserlerinin takipçileri çok iyi bilir; grup her konserinde mutlaka alanı ikiye bölerek seyircileri bir ‘çift ses’ çalışmasının içine çeker ve ister istemez herkes de bu çalışmanın bir parçası olur. İşte yine o an geldi. Mazhar Alanson’un gazı ve Fuat Güner’in önderliğinde başlayan garip sesler çıkarma yarışı, bizzat içinde bulunduğum Özkan Uğur kısmının şampiyonluğuyla sonuçlandı. -MFÖ konserlerine gideceklere tavsiyem Özkan Uğur tarafıdır. Çünkü hep onlar kazanır.- Saat 04.00’e yaklaşırken Mazhar Alanson’un “İlk defa bu saatte konsere çıkıyoruz çok heyecanlıyız” diyerek organizasyona yaptığı gönderme herkesi kırdı geçirdi. Konser ‘Ali Desi Dero’yla doruğa ulaştı... Onlar bis yaparken artık güneş doğuyordu.
Üçüncü günün ilk grubu Gizli Özne’yle ısınma turlarını geride bırakan festivalciler Model’in sahnesiyle daha da hareketlendi. Uzun ve eğlenceli konserinin ardından Umut Kaya sahneden indiğinde artık gözler Kargo ve Mirkelam’daydı. Mirkelam ve Kargo konserin açılışını albümlerinden iki parçayla yaptı. Sonhra Mirkelam klasikleri geldi ve ‘Her gece’, ‘Tavla’ ve ‘Asuman’ hep bira ğızdan söylendi. Sonra Koray’ın sesinden dinlemeye alıştığımız ‘Yüzleşme’, ‘Şairin Elinde’yi Mirkelam’dan dinlemek biraz garip oldu. Derken sıra Bulutsuzluk Özlemi’ne geldi. Açılışı son albümlerine adını veren ‘Zamska’yla yaptılar. Konser güzel güzel başlamışken, neden hiç ses çıkmıyor, kimse şarkılara eşlik etmiyor? Yeni nesil Bulutsuzluk Özlemi’ni idrak da sorun mu yaşıyor? gibi düşüncelere kapıldık. Neyse ki ‘Evet Evet’de Sina Koloğlu’nun sahnenin önüne atlayarak bir nevi ‘ördek dansı’ yapması sonra da hızını alamayıp kendini sahneden aşağı bırakması izleyiciyi hareketlendirdi. Konserin en dikkat çeken kısmıysa elekrocu Deniz Demiröz’ün Nejat Yavaşoğulları ’ndan rol çalarcasına gitarına asılmasıydı. ‘Güney’e Giderken’ ve ‘Sözlerimi Geri Alamam’la doruğa ulaşan hareketlilik, yine sabahın ilk ışıkları düşmeye başlarken Bulutsuzluk Özlemi’nin sahneden ayrılmasıyla bitti.

Aşklar yanımıza kâr kaldı
Zeytinli Rock Festivali’nin dördüncü gecesi olan cumartesi Haydut, Dorian, Kreş, Direc-t, Gripin ve Therapy?’i dinleyen festivalciler, festivalin son günü yani dün akşamsa Pickpocket, DejaVu, Makine, Catafalque ve son olarak Soulfly’la bir festival günlüğünü daha kapattı. Yaşanan ufak aşklarda yanlarına kâr kaldı...


    ETİKETLER:

    Balıkesir

    ,

    İstanbul