Zıtlıkların uyumuna övgü

Zıtlıkların uyumuna övgü
Zıtlıkların uyumuna övgü

Ayşe ve Ece Ege kardeşler, tasarımlarını Önceliğimiz giyilebilirlik diye anlatıyor.

İstanbul Modern'de açılan Dice Kayek sergisi, kentin farklı simgelerini yansıtan elbise tasarımlarından oluşuyor. Serginin Arik Levy imzalı tasarımı dikkat çekici
Haber: MÜGE AKGÜN / Arşivi

İSTANBUL - Moda dünyasına Paris’te 18 yıl önce Dice Kayek markasıyla adım atan Ayşe ve Ece Ege kardeşler esin kaynakları olan kente, İstanbul’a görkemli bir dönüş yaptılar. Dice Kayek’in ‘İstanbul Contrast’ adlı sergisi, önceki gün İstanbul Modern’de açıldı. Sergi, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) katkılarıyla gerçekleşti.
Ayşe ve Ece Ege kardeşler bu sergiyi kendilerine her zaman esin kaynağı olmuş İstanbul’a ithaf etmişler. Kentin barındırdığı tezatların uyumunu gösteren bir koleksiyon yapmışlar. Geçmiş, gelecek, geleneksellik, modernizm ve ve farklı kültürler özel tasarımlarda hayat bulmuş. Her giysi kentin farklı bir yüzünü ya da simgesini yansıtıyor.
‘İstanbul Contrast’ Paris’teki sergiden farklı olarak İstanbul Modern’e özel bir düzenlemeyle sergileniyor. Ünlü sanatçı Arik Levy, Dice Kayek için ‘LogForest’ adını verdiği bir enstalasyon hazırlamış. Sergi alanına girenler kendini Yerebatan Sarnıcı’nda hissediyor. Sütunların arasına gizlenmiş giysilerin her biri İstanbul’un ayrı bir köşesini simgeliyor. Arik Levy ilk bakışta insanı zorlayan ama dikkati tasarımlara yoğunlaştıran bir yerleştirme yapmış.
“Hani şu renkli Matruşka bebeklere benzer İstanbul. Açarsın bir tanesini, bir de bakarsın bir tane daha varmış içinde, öylesine saklı gizemli. Onu da açarsın bir tane daha çıkar karşına. Tek bir İstanbul yok ki. İstanbullar var aslında. Yan yana, iç içe…” sergi katoloğundaki bu sözler Elif Şafak ’a ait. Dice Kayek sergisinin bir başka sürprizi de tüm metinlerin Elif Şafak’ın imzasını taşıyor olması.
‘Kubbe’, ‘Kumru’, ‘Lokum’, ‘Galata’, ‘Topkapı’, ‘Lale’, ‘Kaftan’, ‘İstanbul Modern’ ve ‘Ayasofya’ gibi İstanbul dendiğinde ilk akla gelen herşey giysiye dönüşmüş. Sergide 12 başlık altında 26 tasarım yer alıyor. Ece Ege’yi en çok heyecanlandıran, dikimi aylarca süren, terzilerin parmaklarının delindiği Ayasofya temalı giysi olmuş. Taşlarla süslü bu elbisede Ayasofya’da yıllar sonra bulunan Cebrail figüründen izler var.
Hüseyin Çağlayan ve Dice Kayek sergilerini bir arada görmek iki tasarımcının bakış açılarının ne denli farklı olduğunu da gözler önüne seriyor. Çağlayan için kadın ve kadın giysileri duygu ve düşüncelerini yansıtmak için bir araçken, Ege kardeşler hangi kavramsal çerçeveden bakarlarsa baksınlar kadınlar ve giysileri ön planda.
Ece Ege İstanbul Modern’de tasarımları sergilenen Hüseyin Çağlayan’dan en büyük farklılıklarının kıyafetlerinde fonksiyonelliğe verdikleri önem olduğunu söylüyor. “Kavramsal tasarıma evet ama önceliğimiz giyilebilirlik” diyor. 

Moda’yı protesto
‘İstanbul Contrast’ sergisinin açılışının ardından bahçede düzenlenen kokteyl küçük bir protesto gösterisine de sahne oldu. İstanbul Modern’in duvarına el çabukluğuyla yazılan ‘Fuck Fashion’ yazısı gece boyunca konukların ilgisini çekti. Davetliler arasında Angelspit’in, bu ünlü parçasını hatırlatan moda kurbanları da yok değildi…


    ETİKETLER:

    Elif Şafak

    ,

    İstanbul

    ,

    Ege