Zorlama artık!

Zorlama artık!
Zorlama artık!
Biray Dalkıran'ın gerçek bir hikâyeden uyarladığı 'Peri Masalı', barındırdığı 'ağlatma' potansiyelini doğru yere kanalize edemiyor.
Haber: MURAT ÖZER - cinemozer@gmail.com / Arşivi

PERİ MASALI (1 Yıldız)
Yönetmen: Biray Dalkıran
Oyuncular: Burcu Kıratlı, Emre Kızılırmak, Sedef Şahin, Alp Korkmaz, Orhan Aydın , Itır Esen
Süre: 90 dk.

Hangisini önce çektiğini bilmiyoruz ama Biray Dalkıran’ın ‘Peri Masalı’ filmini bu hafta izlerken, önümüzdeki hafta da ‘Meleklerin Mucizesi’ni izleyeceğiz. 2006’da ‘Araf’la başlayan Biray Dalkıran’ın sinema serüveninde yeni halkalar var anlayacağınız.
‘Peri Masalı’, gerçeklerden uyarlandığına dair bir ibareyle açılıyor ve bizi melodramatik bir hikâyenin içine bırakıyor. Genç bir çiftin kanser nedeniyle altüst olan hayatlarından izler taşıyan bu hikâye, geçmişte kalan bir baba figürünün devreye girmesiyle farklı bir yöne doğru akmayı da deniyor. Ancak bu çabaların meyve verdiğini söylemek zor. Dalkıran’ın hikâyesi, seyircinin duygularını tetiklemeye çalışıyor ama bunu yaparken ‘kendiliğinden’ olamıyor bir türlü, hep bir zorlama çabası göze çarpıyor. Örneğin, hikâyenin içinde zaten var olan ‘ağlatma’ potansiyelini karakteri hıçkırıklara boğulana kadar ağlatarak kullanmayı deniyor yönetmen. Böyle olunca da “Zorlama artık!” diye haykırmak geliyor içimizden.
Biray Dalkıran’ın genç çiftin hikâyesini anlatırken ikincil bir hikâye daha ortaya koyması doğru bir seçim aslında. Ana hikâyeyi desteklemek adına bazı hayatî malzemeler içeren ikincil hikâye, daha derli toplu bir halde karşımıza çıksaydı, muhtemelen omurgayı da ayakta tutma işlevi üstlenebilirdi. Oysa burada da neticelenemeyen hamleler söz konusu...


    ETİKETLER:

    Seçim

    ,

    Sinema

    ,

    Aydın

    ,

    kanser

    ,

    hayat

    ,

    genç