Belleğini Koruyan Kentler Derneği, 3 ilde şube açtı

- Dernek Başkanı İskenderoğlu: "Kültür ve tabiat varlıklarımızın korunması için, bu konuda eğitimlerin verilebilmesi için böyle bir sivil inisiyatif oluşması gerektiğini düşünerek yola çıktık"

MALATYA (AA) - Belleğini Koruyan Kentler Derneği Başkanı Levent İskenderoğlu, merkezi Malatya'da bulunan derneklerinin Eskişehir, Kütahya ve Kahramanmaraş'ta şube açtığını bildirdi.

İskenderoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen kasım ayında kurulan Belleğini Koruyan Kentler Derneği aracılığıyla kentlerin medeniyet birikimlerini ve doğal mirasını korumak, yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarılması için faaliyetlerde bulunmak, turizmin geliştirilmesi için çalışmak ve bu yolla bölgesel kalkınmaya katkı sağlamak istediklerini söyledi.

Kentlerin medeniyet inşa eden toplumların ortak aklının ve ruhunun ürünü olduğuna işaret eden İskenderoğlu, Malatya'nın da bu manada önemli medeniyet merkezlerinden biri olduğunu kaydetti. Bundan dolayı derneğin merkezini Malatya olarak belirlediklerini aktaran İskenderoğlu, kısa zamanda Eskişehir, Kütahya ve Kahramanmaraş'ta da şube açtıklarını belirtti.

Gelecek bir kaç yılda 20 ilde şube açmayı hedeflediklerini vurgulayan İskenderoğlu, "Derneğin kurucu üyeleri olarak bizler, Malatya'da yaşıyoruz. Uzun süredir Malatya'nın kent hafızasıyla ilgili çalışmalar yürütüyoruz. Yurt geneline yayılan bu tür çalışmaların merkezinin hep İstanbul olması gerekmiyor. Malatya'dan da rahatlıkla böyle bir ulusal faaliyete, sivil toplum faaliyetine imza atabiliriz diye düşündük" dedi. 

Anadolu insanının hafızasını korumaya ciddi şekilde ihtiyaç olduğuna işaret eden İskenderoğlu, "Her geçen gün kaybolan birçok geleneğimiz, bir çok tarihi eserimiz, doğal varlığımız var. Bunun çeşitli nedenleri var. Endüstriyel gelişme, çarpık kentleşme, yanlış imar uygulamaları, televizyon, bilgisayar, internet gibi iletişim araçlarının yeni nesiller üzerindeki olumsuz etkileri, sosyal medya bağımlılığı, gençlerimizin bu sanal medya üzerinde bütün aidiyet duygularını tatmin etmesi veya toplumsal bağları koparmaya başlaması... Bütün bunların hepsi risk unsuru. Bütün bunlarla mücadele etmek için sivil bir inisiyatifin oluşması gerektiğini düşündük. Kültür ve tabiat varlıklarımızın korunması için, bu konuda eğitimlerin verilebilmesi için böyle bir sivil inisiyatif oluşması gerektiğini düşünerek yola çıktık" diye konuştuk.

Belleğin geniş bir kavram olduğunu belirten İskenderoğlu, şunları kaydetti:

"Toplumsal belleğin içerisinde siyasal, kültürel ve doğal bellekten bahsedebilirsiniz. Sonuçta toplumlar ürettikleri medeniyetin ürünleridir. Kendi ürettikleri medeniyetin ürünleri olarak yaşamlarını sürdürürler ve toplumda şiddet ve terör eylemleri her zaman toplumsal hafızayı kısmen de olsa felç etme özelliğine sahiptir. Bir toplumun topyekun bir terör olayıyla, patlayan bir bombayla, şehitlerle üzülmesi, ağlaması, acı çekmesi böyle bir medeniyetin mirasçıları olarak birçok konuda topluma zarar vermektedir. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin kültürel faaliyetler konusunda veya turizmle kalkınma konusunda son 35-40 yıldır kapalı olduğunu görüyoruz. O nedenle hem son haftalarda ülkemizde yaşanan her türlü terör olayını şiddetle kınıyoruz, hem de toplumsal hafızamızın, bin yıllık kardeşlik bilincimizin yeniden canlanması konusunda insanlara çağrıda bulunuyoruz."