Eski Adalet Bakanı Bozdağ:

Eski Adalet Bakanı Bozdağ:
Eski Adalet Bakanı Bozdağ:
- (PKK'nın vatandaşlara yönelik oy tehdidi) "Sadece mektuplar değil terör örgütü mensupları, insanları yüz yüze de tehdit ediyor" - "Sayın Kılıçdaroğlu, 'yüzyılın projesi' diye, yüzyılın intihal hırsızlığını Türkiye kamuoyuna deklare etmiştir. Yüzyılın projesi şu anda yüzyılın fiyaskosu olarak ortaya çıkmıştır" - Diyanet İşleri Başkanlığı Genelkurmay Başkanlığıyla beraber kurulmuştur. Atatürk kurmuştur. Hem de aynı kanunla kurmuştur. Bir nevi bu ülkenin manevi gücü, ordusu niteliğindedir. Onun için Diyanet'i kaldırmak bu ülkeye yapılan en büyük kötülüklerden birisi olur"

MALATYA (AA) - Eski Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, PKK'nın vatandaşlara yönelik oy tehdidiyle ilgili "Sadece mektuplar değil terör örgütü mensupları, insanları yüz yüze de tehdit ediyor" dedi. 

Bozdağ, AK Parti Malatya İl Başkanlığını ziyaret ederek, İl Başkanı Hakan Kahtalı ve partililerle görüştü. Bozdağ'a AK Parti Malatya milletvekili adayları Taha Özhan, Mustafa Şahin, Nurettin Yaşar ve Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır da eşlik etti.

Bugüne kadar pek çok seçime katıldığını ancak hiçbir seçimde bu kadar "vaat furyasına" şahitlik etmediğini dile getiren Bozdağ, bu vaat yarışının yalan üzerine bina edildiğini, biraz da "palavra yarışına" dönüştüğünü söyledi.

CHP 'nin iktidar ortağı olduğu dönemlerin 90'lı yıllardan 2002'ye kadarki kısmını kapsadığını belirten Bozdağ, "91'den 2002'ye kadarki kısımda kısa bir Anayol, Refah Yol devresini çıkarırsanız, adı başka bile olsa bizzat CHP zihniyetinin iktidarda olduğu dönemdir. MHP de bizden önceki son 3,5 yılın iktidar ortağıdır. Şöyle bir bakın 10 sene içerisinde Türkiye 4 kriz yaşadı. Yani millet elinde avucunda ne varsa kaybetti. Bunlar millete veren değil milletten hep alan oldular. Onun için bunlar ne diyorsa bir geçmişe bakmak lazım" ifadelerini kullandı. 

- "Çok güçlü bir koalisyonla karşı karşıyayız"

Siyasi istikrar, güçlü iktidar, iyi yönetim ve güvenin Türkiye'nin en büyük hazinesi olduğunu vurgulayan Bozdağ, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin önünü kesmek isteyenler, bu istikrarı bozmak, güçlü iktidarı yok etmek, iyi yönetime son vermek ve Türkiye'yi güvenilmez bir ülkeye dönüştürmek için de büyük bir çabanın içerisindeler. Türkiye'de siyasi istikrarı, güçlü iktidarı yok etmek için bugün çok güçlü bir koalisyonla karşı karşıyayız. Hem dışarıda bu koalisyonun güçlü destekçileri var hem de içeride bu koalisyonun asli, güçlü işbirlikçileri var. Hem bir yandan HDP çok önemli bir aktör olarak bu dönemde piyasaya sokuldu hem de öte yandan paralel çete, Doğan medyası, ulusalcı çevreler, laikçi çevreler, liberaller, aşırı solcuların tamamı aynı siyasi hedefte birleşmiş durumda. PKK terör örgütü de buna dahil. Siyasal hedef çok net. HDP'nin barajı geçmesini temin etmek. Hangi güç Türkiye'de bu birbirine selam vermeyen, birbirini tanımayan, birbirini gördüğü zaman yolunu değiştiren, birbirinden fikren ve ahlaken bu kadar farklı grupları aynı siyasi hedefte birleştirdi. Bunu birleştiren bir güç var."

- "Diyanet'i Atatürk kurdu"

Diyanet İşleri Başkanlığının da ilk kez bir seçimde bu kadar tartışma konusu yapıldığını dile getiren Bozdağ, Türkiye'de Diyanet'in hangi fonksiyonları icra ettiğinden habersiz olan çevrelerin esasında dini olan bütün değerlere karşı yaptıkları mücadeleyi Diyanet üzerinden yaptıklarını ifade etti.

Diyanet'in bu ülkenin birliğine, bütünlüğüne yaptığı katkıyı görmeyenlere bu katkıyı göstermenin vazifeleri olduğunu anlatan Bozdağ, "Türkiye'de Diyanet İşleri Başkanlığı Genelkurmay Başkanlığıyla beraber kurulmuştur. Atatürk kurmuştur. Hem de aynı kanunla kurmuştur. Bir nevi bu ülkenin manevi gücü, ordusu niteliğindedir. Onun için Diyanet'i kaldırmak bu ülkeye yapılan en büyük kötülüklerden birisi olur. Milletin cami cami bölünmesine yol açar ve bu ülke içerisinde büyük tefrikalara, fitnelere vesile olur ama bunlar bunu görmüyorlar" diye konuştu. 

Türkiye'de ilk kez gücünün zirvesindeki bir siyasi partinin başkanlık sistemini seçim beyannamesine koyduğuna, milletle bu sistemi sorgulamaya ve değerlendirmeye yola çıktığına işaret eden Bozdağ, diğer partilerin ise bunu tartışma konusu bile yapmadıklarını söyledi.  

- CHP'nin "Merkez Ülke" projesi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 'nun dün açıkladığı "Anadolu'da 'mega kent' projesi"ni değerlendiren Bozdağ, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun projeyle ilgili "intihal" sözlerini hatırlattı. Projenin Başbakan Davutoğlu'nun "Stratejik Derinlik" isimli kitabından özetle çıkarıldığını belirten Bozdağ, şöyle devam etti:

"Bu millet size dönüp demez mi, yüzyılın projesi diye lanse ettiğiniz proje, 2001'de yayınlanan ülkenin Başbakanı'nın kitabındaki bir proje ve Türkiye'de AK Parti bu projeyi de hayata geçirmiş. Yüksek hızlı trenle Pekin ile Londra'yı birbirine bağlıyor. 3. havaalanıyla bütün dünyayı İstanbul'a getirip, İstanbul'dan dünyaya dağıtıyor. Finans merkezi yaptık. Bütün bankaların genel müdürlüğünü biz İstanbul'a aldık. Bu CHP o zaman genel müdürlükler İstanbul'a gitmesin diye neler yapıyordu. İstanbul'u biz dünyanın finans merkezi yapıyoruz, Şanghay gibi New York gibi yapıyoruz ve bugüne kadar bunların tamamına bu CHP karşı çıktı. Şimdi biz 3. köprüyü yapıyoruz, üzerinden tren geçecek, ona da karşı çıkıyor. Marmaray'a da 3. havaalanına da karşı çıktı. Sayın Kılıçdaroğlu, 'yüzyılın projesi' diye, yüzyılın intihal hırsızlığını Türkiye kamuoyuna deklare etmiştir. Yüzyılın projesi şu anda yüzyılın fiyaskosu olarak ortaya çıkmıştır. Kitabın tam içine de girmemişler. Kapağından almışlar ama içine girseler stratejik derinlikte boğulacaklar."

- PKK'nın vatandaşlara yönelik oy tehdidi

Bir gazetecinin PKK'nın vatandaşlara yönelik oy tehdidine ilişkin değerlendirmesini sorması üzerine Bozdağ, şu yanıtı verdi:

"Bugün PKK terör örgütünün HDP'nin milletvekili adaylarını belirlediğini bilmeyen bir Allah'ın kulu var mı? Gidin herkese sorun. HDP'nin milletvekili adaylarını Selahattin Demirtaş mı belirlemiştir, yoksa onun listesi Kandil'den onay mı almıştır? Bir yandan siz barış, demokrasi, halk, hürriyet, milli irade, insanların oyu diyeceksiniz, öte yandan tehdit mektupları insanlara göndereceksiniz. Sadece mektuplar değil terör örgütü mensupları, insanları yüz yüze de tehdit ediyorlar. Bu nasıl bir demokratik anlayış anlamış değilim. Bir yandan şiddeti arkanıza alacaksınız, bir yandan terörü arkanıza alacaksınız, bir yandan terör örgütünü arkanıza alacaksınız, insanların iradesini korkuyla lehinize çevirmeye çalışacaksınız, öte yandan da hürriyet, demokrasi, barış diyeceksiniz. Bu HDP'nin iki yüzlülüğünün bir göstergesidir."