Kalkınma Bakanı Yılmaz:

Kalkınma Bakanı Yılmaz:
Kalkınma Bakanı Yılmaz:
- "Bu yeni Türkiye özgürlüklerin Türkiye'si. Bu yeni Türkiye'de devleti yöneten bir grup azınlığın millete efendilik yapması yok. Bu yeni Türkiye'de yönetenlerin millete hizmetkar olması var"

MALATYA (AA) - Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, "Bu yeni Türkiye özgürlüklerin Türkiye'si. Bu yeni Türkiye'de devleti yöneten bir grup azınlığın millete efendilik yapması yok. Bu yeni Türkiye'de yönetenlerin millete hizmetkar olması var" dedi.

Yılmaz, AK Parti Malatya İl Başkanlığının bir otelde düzenlediği toplantıda, Malatya'da mukim Bingöllü ve Muşlu vatandaşlarla bir araya geldi.

Burada konuşan Yılmaz, Malatya'nın çeşitliliği birlik içinde yaşayan bir şehir olduğunu vurgulayarak, "Değişik etnik grupların, değişik inançların, mezheplerin uyum içinde, kardeşçe bir arada yaşadığı, bir arada ürettiği bir şehir. Aslında Malatya çözüm süreci. Malatya'da yaşananı bütün ülkeye yaydığımız zaman, bütün ülke Malatya'daki bu birliği, beraberliği bulduğu zaman inanın çok fazla bir sorunumuz kalmayacak" diye konuştu.

Herkesin inançlara ve etnik kimliklere saygı göstermesi gerektiğini kaydeden Yılmaz, "Kimliklere saygılı olacağız ama kimlik siyaseti yapmayacağız" dedi.

Ortadoğu'daki insanların farklı kimliklerden, mezheplerden ve inançlardan oldukları için kavga ettiğini dile getiren Yılmaz, "Türkiye, Allah'ın izniyle bu çözüm sürecini sonuçlandıracak ve sadece Türkiye'ye huzur getirmeyecek. Bütün Ortadoğu'ya huzur getirecek. Türkiye, gerçek anlamda örnek bir ülke olacak inşallah" değerlendirmesinde bulundu.

"İslam dünyasının bu belalardan kurtulması çok çok önemli" diyen Yılmaz, şöyle devam etti:

"Irkçılık, bir beladır, bir musibettir. Bir virüs gibi toplumların içine girip onları çökerten, onları binbir türlü sıkıntıya düşüren bir hastalıktır. Bizim bundan uzak durmamız lazım. Çok şükür bizim maneviyatımız var, inancımız var, medeniyetimiz var, yüzyıllar boyu devam eden kardeşliğimiz var. Hiç kimse bizim bu kardeşliğimizi bozamaz."

Yasakların Türkiye'sinin geride kaldığını vurgulayan Yılmaz, "Şimdi yeni bir Türkiye var. Bu yeni Türkiye özgürlüklerin Türkiye'si. Bu yeni Türkiye'de devleti yöneten bir grup azınlığın millete efendilik yapması yok. Bu yeni Türkiye'de yönetenlerin millete hizmetkar olması var" dedi. Bazılarının bu yeni Türkiye'yi istemediğini anlatan Yılmaz, "O eski devlet zihniyetine dönmek istiyorlar, eski zihniyeti tekrar canlandırmak istiyorlar. Bunlara müsaade etmemeliyiz" ifadesini kullandı.

Yılmaz, 7 Haziran seçimlerinin önemli olduğunu belirterek, " CHP , MHP , HDP, paralel, üçgen ne ararsanız hepsi bir araya gelmişler. 'AK Parti'yi nasıl olur güçten düşürürüz', 'milletin gücünü nasıl kırarız' bunun için uğraşıyorlar. Çok uyanık olmamız lazım" diye konuştu.

Yılmaz, son 12 yılda çok önemli reformlar yaptıklarını dile getirerek, "Başörtüsü özgürlüğünü unutmamamız lazım. Kızlarımız başörtülerinden dolayı üniversite kapısından geçemiyorlardı. Kamu kurumlarında çok şükür başörtüsü serbestliği var. Biz başörtülü kardeşlerimizi, başörtüsüz kardeşlerimizi birbirinden ayırmıyoruz ama geçmişte başörtülü olanlara ayrımcılık yapıldı, zulümler yapıldı, dışlamalar yapıldı. Muşlu kardeşlerim, Bingöllü kardeşlerim, Malatyalı kardeşlerim her şeyi bir tarafa bıraktım. Sadece bunun için AK Parti'ye destek olmaya değmez mi Allah aşkına" dedi.

Ret, inkar ve asimilasyon politikalarını bitirdiklerini belirten Yılmaz, şöyle konuştu:

"24 saat Kurmanca, Zazaca yayın yapan TRT Kurdi var mı, var. Olağanüstü halleri kaldırdık mı? Devlet Güvenlik Mahkemelerini kaldırdık mı? Milli Güvenlik Kurulunun yapısını değiştirdik mi? Evet bütün bunları yaptık. Faili meçhul cinayetlere son verdik mi? Bizden önce yapılanların peşine düştük. Onların hesabını sorduk. İşkence diye bir şey duyuyor musunuz Allah aşkına? Bunlar ilerleme değil mi, değişim değil mi? Anayasayı değiştirdik. Vesayetçi yapıyı değiştirdik. Artık milletin iradesi hakim irade haline geldi. İşte birileri bunu istemiyor."

- "Çözüm süreci için AK Parti'ye güç vermemiz lazım"-

Yılmaz, çözüm sürecini başlattıklarını anımsatarak, "Allah'ın izniyle 7 Haziran'dan sonra güçlü bir şekilde yolumuza devam ettiğimiz taktirde çözüm sürecini sonuçlandıracak olan da yine AK Parti olacaktır" değerlendirmesinde bulundu. Çözüm süreci gibi zor meseleleri ancak güçlü partilerin çözebileceğini kaydeden Yılmaz, "AK Parti, Meclis'te büyük çoğunluğa sahip olmazsa, AK Parti, tek başına iktidar olmaktan uzaklaşırsa çözüm sürecinin de akamete uğrayacağını çok iyi biliyorlar. Bunun için AK Parti'ye saldırıyorlar. Önünü kesmeye çalışıyorlar. Milletimizin çok uyanık olması lazım. Çözüm sürecinin başarıya ulaşmasını istiyorsak AK Parti'ye güç vermemiz lazım" diye konuştu.

Yılmaz, şunları kaydetti:

"Son 12 yılda biz bütün bu başarıları istikrarla sağladık. Güçlü bir yönetimle sağladık. Bunun farkındalar. Biz belki bunu unuttuk. Biz rehavete kapıldık. Zannediyoruz ki her zaman kendiliğinden bu işler böyle devam eder, gider. Öyle değil değerli kardeşlerim. Genç arkadaşlarımız o eski Türkiye'yi zaten hiç bilmiyorlar. Belli yaşın üstündeki ağabeylerimiz de biraz unuttular onları. Biraz hatırlamamız lazım."

Yılmaz, AK Parti'den önceki hükümetin 260 milyar dolarlık bir ekonomiyi devraldığını anlatarak, "Biz onlardan devraldığımızda (ekonomi) 3,5 yılın sonunda 230 milyar dolara düşmüştü. Biz oradan aldık 800 milyar dolara çıkardık. Bunu nasıl başardık? Bu kadar hizmeti nasıl yaptık? Bu kadar yolları, hastaneleri, okulları, havalimanlarını nasıl yaptık? Bu fakir fukaraya bu kadar desteği nasıl verdik? Bu engellimize, dulumuza, yetimimize bu kadar desteği nasıl sağladık? Bunun da özü istikrardır. Güçlü hükümetlerdir" ifadelerini kullandı.

-"Diyanet gibi kurumların siyasi malzeme yapılmaması gerekir"-

Yılmaz, toplantının ardından bir gazetecinin Diyanet İşleri Başkanının makam aracı üzerinden yürütülen tartışmaları nasıl değerlendirdiğini sorması üzerine, "Diyanet teşkilatımıza karşı bir saygısızlık olarak değerlendiriyorum. Politikasızlık ve vizyonsuzluğu örtmek için birtakım malzemeler geliştirme çabası olarak görüyorum. Gerçek anlamda politikası olan, vizyonu olan bir muhalefet böyle şeylere tevessül etmez. Maalesef bunlar halkı yanıltmak için yapılan algı operasyonlarıdır. Gitsinler kendi binalarına baksınlar. Kendi bindikleri araçlarına baksınlar. Belediyelerindeki durumlara baksınlar. Bunlar basit politikalardır. Ucuz politikalardır ama üzücü olan tarafı şu Diyanet gibi bütün topluma hizmet sunan kurumların siyasi malzeme konusu yapılmaması gerekir. Bunları yaptıkları için de çok yadırgadığımı belirtmek istiyorum" yanıtını verdi.