Kobani'den kaçan Suriyelilere dost eli

Kobani'den kaçan Suriyelilere dost eli
Kobani'den kaçan Suriyelilere dost eli
- IŞİD ile bazı Kürt gruplar arasında Halep'e bağlı Kobani (Ayn el Arap) ve çevresinde yaşanan çatışmalardan kaçarak Türkiye'ye sığınan Suriyelilerden yaklaşık 3 binine Malatya sahip çıkıyor - Suriyeli Ahmed: "Biz cesetlerin üzerinden yürüyerek, atlayarak buraya kadar geldik" - Suriyeli doktor Mahmud: "Hayvanın hayvana yapmadığı böyle bir şeyi, insanın insana yapmasını aklımdan silemiyorum"

MALATYA (AA) - RAMAZAN KAYA - IŞİD ile bazı Kürt gruplar arasında Halep'e bağlı Kobani (Ayn el Arap) ve çevre şehirlerde yaşanan çatışmalardan kaçarak Türkiye 'ye sığınan yaklaşık 3 bin Suriyeli, Malatya'da hayata tutunmaya çalışıyor.

Ülkelerinde IŞİD terör örgütü ile yaşanan çatışmalardan kaçarak, özellikle son iki ay içerisinde Malatya'ya gelen Suriyeli sığınmacılar, kış koşullarının kendini hissettirdiği bu günlerde yaşam mücadelesi veriyor. Yardım kuruluşlarının desteğiyle kent merkezinde ve ilçelerdeki evlere yerleştirilen yaklaşık 3 bin Suriyelinin, barınma, yiyecek, giyecek, sağlık ve ısınma gibi temel ihtiyaçları Malatya Valiliği, sivil toplum kuruluşları ve hayırsever vatandaşlar tarafından karşılanıyor.

Hayırseverlerin desteğiyle sığındıkları evde yaşayan Suriyeli Emine Ahmed, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kobani'ye yakın bir köyden kaçarak eşi ve 5 çocuğuyla Malatya'ya geldiğini söyledi.

Üç aileden 32 kişiyle aynı evde yaşadıklarını anlatan Ahmed, IŞİD terör örgütünün yaşadıkları yerde, kadın , çocuk yaşlı demeden insanları öldürdüğünü belirtti. 

Canlarını zor kurtardıklarına dikkati çeken Ahmed, "Biz, cesetlerin üzerinden yürüyerek, atlayarak buraya kadar geldik. Bütün köylerimizi, evlerimizi terk etmek zorunda kaldık. Gençlerimizi yakalayıp hapishaneye koyuyorlar, binlercesini. Biz bir şey yapamıyorduk, çaresizdik. Kızlarımızı kaçırıyorlardı. Biz de bu yüzden kaçıp buraya kadar geldik" diye konuştu.

Türkiye'ye teşekkür eden Ahmed, "Bir an önce olayların düzelmesini istiyoruz, ülkemize dönmek istiyoruz" dedi.

Ahmet ailesiyle iki oğlu, gelinleri ve 20 torunuyla bir arada yaşayan Saliha Halil ise Suriye'deki bütün varlıklarının IŞİD tarafından alınıp götürüldüğünü aktardı. 

Kaçarak Türkiye'ye geldiklerini vurgulayan Halil, "Bütün her şeyimizi bırakıp geldik. Bütün malımızı bırakıp sınıra doğru kaçtık" şeklinde konuştu.

- "Hayvanın hayvana yapmadığı böyle bir şeyi, insanın insana yapmasını aklımdan silemiyorum"

Kobani'de doktor olan Abdullatif Mahmud da iki ay önce 4 kişilik ailesini alarak Türkiye'ye sığındığını ifade etti. 

Başhekim olduğunu belirten Mahmud, çalıştığı hastanenin IŞİD tarafından havaya uçurulduğunu ve çok zor şartlarda çalıştığını anlattı.  

Çok fazla sayıda ölüme tanık olduğunu vurgulayan Mahmud, yaralıların birçoğunun özellikle ağır olanların, hastaneler bombalandığı için Şanlıurfa'nın Suruç ilçesine götürüldüğünü anımsattı.  

Birçok yakınını savaşta kaybettiğine de değinen Mahmud, "Bir Müslüman'ın bir Müslüman'ı kesmesi, böyle bir zalimlikte bulunması kadar kötü bir şey olamaz. Bir insanın kesilmesi çok kötü bir duygu. Hayvanın hayvana yapmadığı böyle bir şeyi, insanın insana yapmasını aklımdan silemiyorum" dedi.

Kobani'nin 60 kilometre güneyinde bulunan bir köyden 8 kişilik ailesiyle Malatya'ya gelen Bozan Mahmud Bekir ise Suriye'de yaşanan iç savaştan kaçarak yaklaşık iki yıl önce Malatya'ya gelen üç oğlunun yaşadığı eve sığındığını söyledi. 

IŞİD'in ne olduğunu bile bilmediğini kaydeden Bekir, şöyle devam etti:

"Müslüman olduklarını iddia ediyorlar ama Müslüman değiller. Hangi din ve mezhepten olursa olsun, çoluk çocuğuyla beraber öldürüyorlar. Talan ediyorlar. Hangi mezhep olduğunu biz bilmiyoruz. Müslüman olduklarını iddia ediyorlar ama bütün Müslüman memleketini harap ettiler. Bütün alemi vuruyorlar, kesiyorlar. Çok insan ortadan kayboldu, öldürdükleri içeri attıkları... Etraf köylerin, civar köylerin hepsini yok ettiler. Hayatımızda böyle bir şey görmedik. Köydeki insanların hepsini köylerinden dışarı çıkardılar. Malını mülkünü talan ettiler. Hayvanlarını alıp götürdüler."