Küçük Sedat'ın tren yolculuğu "kabusa'' döndü

Küçük Sedat'ın tren yolculuğu "kabusa'' döndü
Küçük Sedat'ın tren yolculuğu "kabusa'' döndü
- Sömestir tatilinde memleketleri Batman'dan ailece Malatya'daki evlerine dönerken içinde bulundukları trene atılan taşın isabet etmesi sonucu başından ağır yaralanan 9 yaşındaki Sedat Çoban, ölümden döndü - Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 3 gün yoğun bakım ünitesinde tutulan Çoban, bu süreçte okulundan uzak kaldı - Baba Mehmet Çoban: "Ben, o acıyı yaşadım. Bunu başka anne baba yaşamasın" - Anne Aynur Çoban: "Ömrümden ömür gitti. Canımız çok yandı"

MALATYA (AA) - TUBA KARAHAN - Sömestir tatilinde memleketleri Batman'dan ailece Malatya'daki evlerine dönerken içinde bulundukları trene atılan taşın isabet etmesi sonucu başından ağır yaralanan 9 yaşındaki Sedat Çoban, ölümden döndü.

Güney Kurtalan Ekspresi'yle 6 Şubat'ta ailesiyle Malatya'ya döndüğü sırada Batman'a bağlı Oymataş köyü Soğuksu mezrasında trene atılan taşın kafasına isabet etmesi sonucu ağır yaralanan ilkokul öğrencisi Çoban,  Diyarbakır   Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 3 gün yoğun bakım ünitesinde tutuldu. Tedavisinin ardından taburcu edilen ve 1 ay rapor verilen Çoban, bu süreçte okulundan da uzak kaldı.

Tren yolculuğu adeta "kabusa dönüşen" Çoban ailesi, başka insanların canının yanmaması için bu konuda herkesi duyarlı olmaya çağırdı.

 

- "Küçücük bebeğe de taş gelebilirdi"

Baba Mehmet Çoban, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yarıyıl tatilinde kayınpederinin rahatsızlığı nedeniyle gittikleri Batman'dan okullar açılmadan 3 gün önce Malatya'ya dönmek üzere trene bindiklerini söyledi.

Oymataş köyü Soğuksu mezrasında trenin taşlı saldırıya uğradığını belirten Çoban, 15-20 yaş arasında iki kişinin trene çok büyük taşlar fırlattığını, taşlardan birinin trenin camını kırıp 9 yaşındaki oğlu Sedat'ın kafasına isabet ettiğini dile getirerek, "Camın kenarında oturan kadının kucağında bir yaşlarında bebek vardı. Taş onu sıyırdı, oğlumun kafasına geldi. Oğlumun kafatası içine gömüldü. O küçücük bebeğe de taş gelebilirdi. Çok büyük vicdansızlık" dedi.

Sağlık ekiplerine haber verdiklerini, o sırada trende bulunan bir sağlık çalışanının oğluna ilk müdahaleyi yaptığını anlatan Çoban, ilk istasyonda inerek oğlunu ambulansla Bismil Devlet Hastanesine götürdüklerini belirtti.

Oğlunun daha sonra Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildiğini ve 5 saat ameliyatta kaldığını kaydeden Çoban, 3 gün yoğun bakımda kalan Sedat'ın bir süre tedavi gördükten sonra taburcu edildiğini söyledi.

 

- "Bunu başka anne baba yaşamasın"

"Ben o acıyı yaşadım. Bunu başka anne baba yaşamasın" diyen Çoban, şunları kaydetti:

"Yetkililere sesleniyorum, bunu yapanlar bulunsun ve trenlerin taşlanmasına son verilsin. Ben 50 yaşındayım, en az 40 yıldır her trenle gittiğimde o treni taşlıyorlar. Maalesef Diyarbakır'dan sonra ta Kurtalan'a kadar taşlayanlar var. Doktorlar da bu nedenle kendilerine pek çok yaralının geldiğini, kiminin öldüğünü, kiminin de bitkisel hayata girdiğini söyledi."

Trenleri taşlayanlara gerekli cezaların verilmesini ve bu saldırıların önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınmasını isteyen Çoban, "Bunu yapanlar vicdansızdır. Bir metre mesafede o insanların kafasına bir kiloluk taşı nasıl atıyorsun. Bu nasıl bir vicdansızlıktır" dedi.

Suçluların bulunması ve cezalandırılması için adli makamlara başvurduğunu dile getiren Çoban, "Bu işin durması için ne gerekiyorsa yapacağım. Davamdan vazgeçmeyeceğim" ifadelerini kullandı. 

Mehmet Çoban, büyük oğlunun taşın büyüklüğünü, kırılan camı ve Sedat'ın o anki halini cep telefonuyla görüntülediğini belirterek, gerektiği takdirde bu görüntüleri de mahkemeye verebileceğini söyledi. 

 

- "Ömrümden ömür gitti"

Anne Aynur Çoban da oğlunun yaralanmasının ardından çok zor günler geçirdiklerini belirterek, "Ömrümden ömür gitti. Canımız çok yandı. Biz hak yerini bulsun istiyoruz" dedi. 

Çocuğunun ölümden döndüğünü anlatan Çoban, doktorların "Sedat'ın ölebileceğini" söylediğinde yıkıldıklarını söyledi.

Oğullarını ameliyathane kapısının ve yoğun bakım ünitesinin önünde beklerken çok acı çektiklerini dile getiren Çoban, o günleri ömür boyu unutamayacaklarını belirtti.

Çoban, başka ailelerin bu tür acılar yaşamamasını diledi.