Mina'daki izdiham

Mina'daki izdiham
Mina'daki izdiham
- İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Karaman: - "Kazanın, şimdilik insan unsurundan kaynaklandığı ön plana çıkmıştır"

MALATYA (AA) - İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı ve eski Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Fikret Karaman, Mina'da yaşanan izdihama ilişkin, "Kazanın, şimdilik insan unsurundan kaynaklandığı ön plana çıkmıştır" dedi.

Karaman, yaptığı yazılı açıklamada, haccın belirli zaman ve mekan dilimlerinde yapılması zorluğu olduğunu hatırlatarak, Hazreti Peygamber'in de "Allah'ım haccetmek istiyorum. Onu bana kolaylaştır ve benden kabul buyur" şeklinde niyet ettiğini belirtti.

Hac ve Umre Hizmetlerinden sorumlu Diyanet İşleri Başkanlığı yaptığı 2003-2010 yılları arasında Hac organizasyonuyla ilgili Suudi yetkilileriyle görüştüklerini anımsatan Karaman, "Kur'an'ın ifadesiyle hacıların sel gibi aktığı Arafat, Müzdelife ve Mina'nın konumunu, özelliklerini fiilen yaşayan ve bölgeyi adım adım inceleyen biri olarak bu yıl yaşanan hac kazası ve ölümleri karşısında hayrete düştüm. Çünkü Suudi Arabistan yeni inşa ettiği bu Cemerat köprüsüyle övünüyordu. Gerçekten de hac tarihinde Mina'da en rahat ve geniş bir mekan elde edilmiştir. Dolayısıyla bu kazanın yer darlığından kaynaklandığını söylemek mümkün değildir. Şimdilik kazanın insan unsurundan kaynaklandığı ön plana çıkmıştır" ifadelerini kullandı. 

Suudi Arabistan'ın hacılara verdiği hizmetin tamamını yok saymanın haksızlık olacağını kaydeden Karaman, haccın kolaylaştırılması için yapılan hizmet ve yatırımların küçümsenemeyeceğini belirtti. 

Hac organizasyonunun başarılı olması için her ülkenin yetkililerinin, kendi hacılarının yönetiminden sorumlu olması gerektiğini belirten Karaman, kazaların önlenmesi için önerilere de yer verdiği açıklamasında, Müslüman ülkelerin dillerine göre yeterince levha, bilgilendirme ve yönlendirme yazıları yazılması, Mekke, Arafat, Müzdelife ve Mina'daki inşaatların hac mevsiminde çevre güvenliği de alınarak durdurulması gerektiğini ifade etti. 

Bayram günlerinde Cemerat köprüsüyle (şeytan taşlama mahalli) bağlantılı bütün yollar açık tutulması, araç parkına ve çadır kurulmasına izin verilmemesinin önemine dikkati çeken Karaman, şöyle devam etti:

"Köprünün tahliye, merdiven ve çıkışları bir saniye dahi kapatılmamalıdır. Hac mevsimine rağmen Mekke ve çevresinde çok hızlı bir trafik akışı söz konusudur. Ev sahibi ülke bu trafiği disipline etmeli kendi vatandaşı ve ülke dışından getirdiği sürücüleri eğitmelidir. Hac maksadıyla İslam ülkelerinden gelen devlet büyüklerine ibadet esnasında protokol uygulanması haccın ruhuyla bağdaşmadığı gibi trafik kurallarını da felç etmektedir. Herkesin ihramlı, güvenli ve eşit olduğu bu kutsal bölgede ışıklı, siren sesli konvoylar yaya ve yürüyen insanların hayatını riske atmaktadır. Asker kordonuyla yapılan tavaflara ve şeytan taşlamalarına anlam vermek mümkün değildir. Unutmayalım ki bütün hacılar öncelikle Allah'ın misafiridir ve eşittir. Mutlaka birileri korunacaksa kimseyi rahatsız etmeden sivil güvenlikçilerle yine korusunlar. Tek ayrıcalık hasta ve yaşlılar için olmalıdır."

Suudi Arabistan'ın 2015 yılı hac mevsiminin hemen akabinde çok kapsamlı bir istişare yapması, hac kazalarıyla son 20 yılda Mekke'de yapılan fiziki hataları da masaya yatırması gerektiğini kaydeden Karaman, "Artık gecikmeden kutsal mekanlar ve Allah'ın misafirleri olan hacılar ve umreciler için yeni ve güvenlikli bir dönem başlatılmalıdır. Müslüman ülkelerle istişarelerde hiç çekinmemelidir. Nitekim Kur'an-ı Kerim de iyiliklerin, hataları gidereceğini müjdelemektedir. Bu vesileyle kaza sonucu vefat eden bütün hacılara Allah'tan rahmet dilerim" ifadelerini kullandı.