Sentetik uyuşturucudaki "sinsi tehlike"

Sentetik uyuşturucudaki "sinsi tehlike"
Sentetik uyuşturucudaki "sinsi tehlike"
- İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Celbiş: "Halk arasında bonzai olarak bilinen sentetik uyuşturucuların tehlikesi, esrarı kat kat geçmiş durumda. Eroinden bile bazen tehlikeli olabilir çünkü her yeni üretilen maddenin ne gibi etkileri olacağı bilinemiyor" - "Bunlar, sentetik maddeler olduğu için etkileri çok farklı olabiliyor çünkü her biri yeni imal edilmiş maddeler. Çoğunun içerisinde ne olduğu tam da bilinmiyor. Hiçbiri bitkisel değil. Oldukça zararlıdır, bağımlılık yapar"

MALATYA (AA) - İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Osman Celbiş, halk arasında "bonzai" olarak bilinen sentetik uyuşturucuların esrar ve eroinden daha tehlikeli olduğunu belirterek, "Bunlar, sentetik maddeler olduğu için etkileri çok farklı olabiliyor çünkü her biri yeni imal edilmiş maddeler. Çoğunun içerisinde ne olduğu tam da bilinmiyor. Hiçbiri bitkisel değil. Oldukça zararlıdır, bağımlılık yapar" dedi.

Prof. Dr. Celbiş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sentetik uyuşturucuların bir çeşit esrar olduğunu, bu kapsamda "sentetik esrar" da denilebileceğini söyledi. Psikoaktif madde olan sentetik uyuşturucuların her gün yenilerinin piyasaya sürüldüğünü ifade eden Celbiş, halk arasında en çok "bonzai" olarak bilinen uyuşturucuların scope, smoke, k2 gibi farklı isimlerinin de bulunduğunu kaydetti.

Bonzainin sentetik olduğu için içerisinde ne gibi etken maddeler bulunduğunun araştırılmadan bilinemediğini belirten Celbiş, "Her gün bir maddesi, bir kısmı değiştirilip yeniden üretilebiliyor, böylece halk arasında yaygın şekilde kullanılabiliyor. Sentetik oldukları için esrara göre kat kat zararlı. Etkisi güçlendirilmiş maddeler bunlar. Her gün de yeni biri üretilip piyasaya sürülüyor" diye konuştu.

Uyuşturucu madde listesinin yeni maddeler ele geçirildikçe güncellendiğini ifade eden Celbiş, şunları söyledi:

" Türkiye 'de bonzai ilk 2011 yılında yakalanmış ama tedavi edilenlere bakılınca bu maddelerden 2006-2007 yılında tedavi ettiği hastaları olduğunu söyleyen hekimlerimiz var. Böyle baktığımızda bunlar daha önceden yapılıyor ve uyuşturucu olduğu saptanana kadar gümrüklerden de rahat şekilde geçiyor çünkü uyuşturucu listesinde olmayabiliyor. Bunlar sentetik maddeler olduğu için etkileri çok farklı olabiliyor çünkü her biri yeni imal edilmiş maddeler. Çoğunun içerisinde ne olduğu tam da bilinmiyor. Hiçbiri bitkisel değil. Oldukça zararlıdır, bağımlılık yapar ve bağımlılık varsa bunun mutlaka bir uzman tarafından tedavisi gerekir çünkü kişinin kendi kendine bu bağımlılıktan kurtulması oldukça zordur. Eroin gibi yoksunluk belirtileri ortaya çıkar. Bağımlılarda uyuşma olur, vücudu özel bir pozisyon alır, geçici felçler olabilir. Tehlikesine baktığımızda esrarı kat kat geçmiş durumda. Eroinden bile bazen tehlikeli olabilir çünkü her yeni üretilen maddenin ne gibi etkileri olacağı bilinemiyor."

 

- "Beyin hücreleri üzerinde direkt nörotoksik etkileri var"

Sentetik uyuşturucuları kullananların genellikle sigara içine sararak bu maddeyi aldıklarını aktaran Celbiş, "Bu sentetik maddeler kurutulmuş bitkilere sıvı şeklindeyken emdirilerek sonra kurutularak konuluyor. Kullananlar da bitkisel bir ürün gibi algılıyor. Oysa bunlar tamamen sentetik maddeler" dedi.

Özellikle solunum yoluyla alındığı zaman ani baş dönmesi, halüsinasyon (sanrı), hayal görme, bazen tansiyon düşmesi ya da yükselmesi, şizofreniye benzer etkiler görüldüğünü vurgulayan Celbiş, bu maddelerin beyin hücreleri üzerinde direkt nörotoksik etkileri bulunduğunu ve bu nedenle çok tehlikeli sonuçları olduğunu ifade etti.

Genellikle 15-30 yaş arasındaki kişilerin deneme ya da merak ettikleri için sentetik uyuşturucuya başladıklarını kaydeden Celbiş, Türkiye'de yapılan araştırmalara göre, insanların yüzde 4,3'ünün en azından bir kere esrar denediğini belirtti.

Prof. Dr. Osman Celbiş, ailelere çocuklarını iyi gözlemlemelerini önererek, "Bazen iki yıl uyuşturucu kullanıp bunu ailesinden saklayanlar var. Ders notları 70 giden bir öğrencinin notu 60'a 50'ye düştüyse, yani okul başarısı birden düşmeye başladıysa ya da okula devamlılığında azalma varsa dikkat edilmeli. Ailelerinin en çok dikkat edebileceği, en objektif kriterler bunlardır. Eğer okula devamsızlığı artmışsa ailelerin buna dikkat etmesi gerekiyor" diye konuştu.