TBMM Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Özhan:

TBMM Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Özhan:
TBMM Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Özhan:
- "Rusya'nın aynı anda hem Türkiye ile ilişkilerini hem de Suriye'deki pozisyonunu, muhalefeti hedef alan bir halden çıkarmadığı sürece, önümüzde maalesef çok pozitif bir senaryo bulunmamaktadır"

MALATYA (AA) - Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı ve AK Parti Malatya Milletvekili Taha Özhan, "Rusya'nın aynı anda hem Türkiye ile ilişkilerini hem de Suriye'deki pozisyonunu, muhalefeti hedef alan bir halden çıkarmadığı sürece, önümüzde maalesef çok pozitif bir senaryo bulunmamaktadır" dedi. 

AK Parti Malatya İl Başkanlığında gazetecilere açıklamalarda bulunan Özhan, Malatya'nın 1 Kasım seçimlerinde AK Parti'ye önemli destekler verdiğini belirtti.

64. Hükümet Eylem Planı'ndaki açıklamalarını hayata geçirmeye çalışacaklarını anlatan Özhan, "Biz, 3,6 aylık ve 1 yıllık bir eylem planı hazırladık. Bu eylem planı içerisinde bizim vaatlerimiz var. Bunları inşallah hemen yerine getireceğiz. Üç ay içerisinde söz verdiğimiz bütün vaatleri Allah'ın izniyle yerine getireceğiz. Bu konuda bir gecikme yaşanmaması için elimizden geleni yapacağız. Hatta daha iddialı bir şey bile söylenebilir, inşallah önümüzdeki bir ay içerisinde bunların da büyük bir kısmı hallolacak. Yani çok azı son iki aya kalacak ama her durumda 3 ay içerisinde verdiğimiz bütün bu sözleri yerine getireceğiz" diye konuştu.

Özhan, Rusya Türkiye ilişkilerinin Rusya açısından çok kıymetli, çok değerli ve müstesna bir ilişki olduğuna işaret ederek, Rusya'nın Ortadoğu'da en sorunlu aktör üzerinden vekalet savaşlarına girdiğini kaydetti.

Özhan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Ortadoğu'nun en sorunlu aktörü ülke nüfusunun yarıdan fazlasının ülke içi ve dışında mülteci konumuna düşürülmüş yüz binlerce insanı katletmiş Baas rejimine yoğun bir şekilde destek verdi. Bu da Rusya'yı çıkmaz bir sokağa sürükledi. Rusya'nın son 7-8 yıldır siyasi ve ekonomik verimli ilişkiler kurabildiği anlamlı bir jeopolitik geliştirilebildiği tek ülke Türkiye'ydi. Maalesef görünen o ki Türkiye üzerinden dünyaya açılan bir kapı olarak ilişkileri kodlamak yerine Suriye'deki katliamlara destek vermenin bir neticesi olarak gerçekleştirdiği sınır ihlalleri sonucunda bir uçak düşürülmüş oldu. Buradan da Rusya, Suriye politikasını gözden geçirmek yerine baştan aşağı Türkiye ile ilişkilerini sıkıntılı bir döneme sokma sürecine girdi. Bunun belli ayakları çok sıkıntılı ama belli ayaklarında da pek bir sorun yaşanmıyor. Yani enerji, büyük nükleer yatırımı gibi konularda henüz bir sıkıntı gözükmüyor ama onun dışındaki başlıklarda hem iç kamuoyunu biraz tatmin etmek üzere, hem de o sıkışmışlığın verdiği sıkıntılarla ilişkiler maalesef ciddi anlamda zedelendi. Bundan sonra ne yapılacağı Rusya'nın bir strateji ve siyaset geliştirip geliştiremeyeceğiyle alakalı."

Son bir yıldır Rusya'nın sınır ihlali yaptığı çok sayıda ülke olduğunu anımsatan Özhan, şunları söyledi:

"Yani Rusya Danimarka'dan Japonya'ya varıncaya kadar sınır ihlali yapmış. Suriye'de bir yeri bombalamak için Manş'ın üzerinden geçip 10-12 ülkenin sınır ihlalini yaparak bunu gerçekleştiriyor. Burada bir şey gösteriyor, bu bir güç gösterisi ama bu stratejik bir şey değil. Ha güç gösterisini yapabilirsiniz. Ki bunu yapıyor ama bundan bir strateji çıkmıyor yani önünüze haritayı alıp sınır ihlali yapılan ülkeleri birleştirirseniz anlamlı bir netice çıkmıyor. Tıpkı Baas rejimine yapılan yatırımın anlamlı bir siyaset üretmemesi gibi." 

"DAEŞ'i bombalıyorum, hedef alıyorum" kılıfıyla oradaki muhalefetin zayıflatılmaya çalışıldığını ifade eden Özhan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Rusya'da bunda baş at, aktör konumunda. Maalesef Suriye krizinin başından beri Rusya 1990'larda iki kez çok ciddi katliamlar gerçekleştirdiği Çeçenistan tecrübesinin aynısını Baas rejimine tavsiye etmiştir. Bu şekilde işin içinden çıkacağını zannetmiştir ama oysa Çeçenistan tecrübesi Rusya'ya hiçbir şey kazandırmadığı gibi, ciddi anlamda ülkeyi çıkmaza sokmuştur. Türkiye açısından Suriye meselesiyle beraber düşünülen bir sorundur bu. Rusya'nın aynı anda hem Türkiye ile ilişkilerini hem de Suriye'deki pozisyonunu, muhalefeti hedef alan bir halden çıkarmadığı sürece, önümüzde maalesef çok pozitif bir senaryo bulunmamaktadır."

- Türk askerinin eğitim amaçlı Musul'a gitmesi

Türkiye'nin Musul'a eğitim amaçlı asker göndermesinin daha önce varılmış bir mutabakat sonucunda olduğunu belirten Özhan, "Dolayısıyla bir yere asker girmesi ifadesi doğru değil. Orada bir eğitim üssünde Türkiye'den askerlerin verdiği katkıdan bahsediyoruz. Bu gayet meşrudur. Bir kere karşılıklı ilişkiler çerçevesinde hayata geçmiştir. Yeni de değildir. Yani 1990'lardan beri bir şekilde bu ilişki yürümektedir. Böyle bir talep vardır" ifadelerini kullandı.

Özhan, DAEŞ ile mücadele edilecekse, Türk askerinin verdiği eğitim türünden eğitimlerin verilmesi gerektiğini kaydeden Özhan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Türkiye DAİŞ ile mücadelede DAİŞ ile mücadeleyi kastediyor. Bunun için atılması gereken adımların atılması gerektiğini düşünüyorum ama görünen o ki DAİŞ bölgedeki bütün statüko güçlerinin başta Baas rejimlerinin koruyucu alanlarına dönüşmüş durumda. DAİŞ ortadan kalkınca bölgede bu can çekişen rejimler de ciddi sıkıntıya girecekler. Ortadan kalkacaklarını düşünüyorlar. Tam da bundan dolayı çok sahte bir manzarayla karşı karşıyayız ama Türkiye pozisyonunu değiştirecek değil. Biz hem Irak Kürdistan bölgesel yönetimiyle, hem de Irak merkez yönetimiyle ta en baştan danışarak, görüşerek onların talepleri doğrultusunda başlattığımız bu süreci, eğitim faaliyetlerini sürdürmeye devam edeceğiz. Orada nasıl birçok farklı unsur çok daha illegal bir şekilde hiçbir resmi alt yapısı olmadan hiçbir ilişki alt yapısı olmadan bulunabiliyorsa, Türkiye ilan edilmiş resmi kanallarla başlatılmış bir süreci elbetteki koruyacaktır."