"Yaylaların Sultanları"nın zorlu yaşamı

"Yaylaların Sultanları"nın zorlu yaşamı
"Yaylaların Sultanları"nın zorlu yaşamı
- Arguvan'da bulunan Ovacık Yaylası'na ilkbaharda aileleriyle göç eden kadınlar, yaylada birbirinden güç işleri yaparak evlerinin geçimine katkı sağlamaya çalışıyor - Sultan Ovacık: - "Kadınlar olarak bizler gerçek anlamda yaylaların çilesini çekmekteyiz"

MALATYA (AA) - RAMAZAN TAŞTAŞ - Malatya'nın Arguvan ilçesindeki Ovacık Yaylası'na ilkbaharda aileleriyle göç eden kadınlar, evlerinin geçimine katkı sağlamak için yaylada birbirinden güç işleri yapıyor.

Ovacık Yaylası'na ilkbaharda göç eden yaylacılar, işlerini yetiştirebilmek için yoğun mesai harcıyor. Yaylada derme çatma çadırlarda yaz aylarını geçiren aileler, hayvanların bakımı ve otlatılmasının yanı sıra süt ve süt ürünleri yapıp hayvanlardan elde ettikleri yünlerle geçimlerini sağlamaya çalışıyor.

Gün ağarmadan işe koyulan kadınlar, hayvanlarından sağdıkları sütleri peynir, yoğurt ve tereyağı yapmak için geç saatlere kadar çalışıyor. Sürüleri otlatan erkekler ise koyun kırkıp, hayvanların bakımını yapıyor.

Yaylada yaşayan kadınlardan Sultan Ovacık (75) ve Sultan Koyuncu (60), ilerleyen yaşlarına rağmen, yaylada birbirinden güç işleri yaparak ailelerinin geçimine katkı sağlıyor.

Yaylacılardan 8 çocuk annesi Sultan Ovacık (75), AA muhabirine yaptığı açıklamada, 60 yıldır yazları yaylalara çıktığını anlattı.

"Yayla" denilince genellikle insanların akıllarına soğuk su ve bol oksijenli temiz havanın geldiğini belirten Ovacık, kendileri için durumun çok daha farklı olduğunu, özellikle kadınların yaylalarda çok yoğun çalıştığını söyledi.

Erken saatlerden itibaren çalışmaya başladıklarını ve gecenin yarısına kadar sürekli koşuşturma halinde olduklarını anlatan Ovacık, "Yaylada başımızı kaşıyacak zamanımız bile yok. Gece saat 03.00'te kalkıyoruz, gece yarısına kadar koşturuyoruz. Karşılığını tam olarak alamıyoruz. Kaderimiz böyle ne yapalım. 'Kader' deyip zorluklara katlanmak zorundayız. Kadınlar olarak bizler gerçek anlamda yaylaların çilesini çekmekteyiz. Gecenin 12'sinde hayvan sağmakla geçiyor zaman. Sonra bu sütleri peynir, tereyağı ya da yoğurda dönüştürmek için çabalıyoruz. Sonra tekrar saat 03.00'te kalkıp kaldığın yerden devam etmek dile kolay" diye konuştu.

Yaylalarda elektrik de olmadığı için işlerinin daha zorlaştığını anlatan Ovacık, "Yaylalarda elektrik olsa işimiz biraz daha kolay olurdu. Her işi elektrik olmadan elimizle yapıyoruz. Çamaşırımızı elimizde yıkıyoruz. Yaktığımız ateşle sütümüzü kaynatıp süt ürünleri yapıyoruz. Hiçbir işimizde makine kullanmıyoruz" dedi.

Ovacık Yaylası'nda yaşayanlardan 5 çocuk annesi Sultan Koyuncu ise (60) kendisinin de yaşamının büyük bir bölümünün yaylalarda geçtiğini belirtti.

Arkadaşı Sultan Ovacık ile aynı mahallede yaşadıklarını ve her yıl yaylaya birlikte çıktıklarını ifade eden Koyuncu, yaylalarda geç saatlere kadar çalıştıklarını, günlük işlerinin yanı sıra yufka hazırlama gibi bazı kışlık ihtiyaçlarını da gidermeye çalıştıklarını söyledi.


    ETİKETLER:

    Malatya

    ,

    Ramazan

    ,

    Çocuk

    ,

    Gece

    ,

    elektrik

    ,

    göç

    ,

    zaman

    ,

    Arguvan