"Yeni Türkiye ve Asım'ın Nesli Konferansı"

"Yeni Türkiye ve Asım'ın Nesli Konferansı"
"Yeni Türkiye ve Asım'ın Nesli Konferansı"
- TÜRGEV Yönetim Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan: - "28 Şubat süreci benim ferdi eğitim hayatım, özgüvenim açısından nasıl bir çığır açtıysa Türkiye'nin inanç özgürlükleri, insan özgürlükleri, insan hakları konusunda çok büyük bir çığırın açılmasında vesile olmuştur" - "Bu elbette çalışarak oldu. Üzerimizden silindir gibi geçildiğinde bile 'ben ayağa kalkacağım' azmiyle oldu"

MALATYA (AA) - Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) Yönetim Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, "28 Şubat süreci benim ferdi eğitim hayatım, özgüvenim açısından nasıl bir çığır açtıysa Türkiye'nin inanç özgürlükleri, insan özgürlükleri, insan hakları konusunda çok büyük bir çığırın açılmasında vesile olmuştur. Bu elbette çalışarak oldu. Üzerimizden silindir gibi geçildiğinde bile 'ben ayağa kalkacağım' azmiyle oldu" dedi.

Erdoğan, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi'nde imam hatip lisesi öğrencileriyle bir araya geldi.

Öğrencilere "Yeni Türkiye ve Asım'ın Nesli" konulu konferans veren Erdoğan, gençlere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'ın selamlarını getirdiğini bildirdi.

"Asım'ın nesli' dendiği zaman aklıma ilk, Necip Fazıl'ın 'kim var denildiği zaman, sağına ve soluna bakmadan, ben varım, diyendir' ifadesi gelir" diyen Erdoğan, 1990'larda Kartal İmam Hatip Lisesinde okuduğu yılları anlattı. Erdoğan, o dönemin ülkenin bir ekonomik krizden çıkıp diğerine girdiği zamanlar olduğunu söyledi.

Erdoğan, 28 Şubat sürecine değinerek, çok büyük zulme maruz kalındığını vurguladı. O dönemi "başörtülü kızların okul önlerinde polis müdahalesine maruz kaldığı, başörtülerinin çekiştirildiği yıllar" diye anlatan Erdoğan, o sürecin imam hatip lisesi mezunlarının üniversitede istedikleri bölümlere gidemediği, 3-4 sene üniversite sınavına girmek zorunda kaldığı dönemler olduğunu belirterek, "Neticede bu katsayı meselesi yurtdışı eğitimiyle ilgili bilgi sahibi olmamıza yol açtı. Hiç düşünmeden Amerika'ya, üniversiteye gitmek için yola çıktım. Baktım başarılı oldum, Allah nasip etti, Harvard Üniversitesinde master yaptım" ifadelerini kullandı.

Erdoğan, 28 Şubat sürecini planlayanların Türkiye'de 'din, diyanet' adına her şeyi bitirmeyi düşündüğünü belirterek, "1951 yılına dönelim. Cenaze kıldıracak imam bulunamayan yıllardı. 1997 yılında imam hatipler Türkiye'de halkın din eğitimi talebine öylesine güzel cevap verdi ki 500 binin üzerinde imam hatip öğrencisi vardı. Ve ne yaptılar? Bu sayıyı sene 2002'de 64 bine kadar düşürmeye muvaffak oldular. Demek ki 'bu ülkede cenaze namazı kıldıracak imam bulunmayana kadar savaşalım' dediler. Ve 28 Şubat bu projenin mihenk taşıydı. Eziyet çektik. Sıkıntı çektik. İnsan hak ve özgürlükleri çiğnendi ama halk cevabını 2002'de AK Parti iktidarıyla, Tayyip Erdoğan hükümetleriyle verdi" diye konuştu.

Erdoğan, "28 Şubat süreci benim ferdi eğitim hayatım, özgüvenim açısından nasıl bir çığır açtıysa Türkiye'nin inanç özgürlükleri, insan özgürlükleri, insan hakları konusunda çok büyük bir çığırın açılmasında vesile olmuştur. Bu elbette çalışarak oldu. Üzerimizden silindir gibi geçildiğinde bile 'ben ayağa kalkacağım' azmiyle oldu" dedi.

Erdoğan, babası Recep Tayyip Erdoğan ile çok vakit geçiremediğini anlatarak, "Ben de çocukluğum boyunca, zaten siyasi mücadelesi çok yoğun olduğu için oturup zaman geçirmişliği çok olan birisi değilim. Yatılı okul ve yurtdışı serüveninden dolayı çok görüşemedik. Ben de sizler gibi dışarıdan izleyen, hayranlık besleyen, bir model olarak benimseyen bir kardeşinizim" dedi.

- "Asım'ın nesli kazanımlarımızın kemikleştirilmesinin mücadelesini verecek"

Erdoğan, "Asım'ın nesli, bu kazanımlarımızın geri dönülmeyecek şekilde Türkiye için kemikleştirilmesinin mücadelesini verecek bir nesildir" ifadesini kullandı.

Dünyadaki insan hakları ve demokrasi söylemlerine dikkati çeken Erdoğan, insan hakları ve demokrasinin dünya sistemini kuran egemen güçler tarafından sunulduğunu dile getirerek, "Bosna Hersek'te, Avrupa'nın burnunun dibinde 300 bin Müslüman öldürülürken insan hakları neredeydi? Suriye'de 350 bini aşkın insan öldürüldü. Hala öldürülmeye devam ediyor. 12 milyon insan evlerinden oldu. Bunun 2 milyonu Türkiye'de. İnsan hakları nerede? İnsan hakları yok. Batı insan haklarını bu kadar yücelttiyse insan hakları ne oldu? Demek ki burada başka bir şey var. İşte Asım'ın nesli, burada, perdenin arkasındaki gerçeği anlayabilecek, anlamaya çalışacak, bunu kendisine mesele edinecek" diye konuştu.

Erdoğan, "Demokrasi' dediler değil mi? Filistin'de işlerine gelmeyen birileri seçim kazanınca demokrasi rafa kaldırıldı. Mısır'da seçim yapıldı. İşlerine gelmeyen birileri seçim kazandı diye Avrupa demokrasiyi rafa kaldırdı. Ülkede darbe yapıldı. Amerika Birleşik Devletleri hala resmi olarak buna darbe demiş değil" dedi.

Konferansı Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık, AK Parti Malatya Milletvekili Cemal Akın ve TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Arzu Akalın da izledi.