Zirve Yayınevi'ndeki cinayetlere ilişkin dava

Zirve Yayınevi'ndeki cinayetlere ilişkin dava
Zirve Yayınevi'ndeki cinayetlere ilişkin dava
- Sanık Varol Bülent Aral'ın tutukluluk halinin devamına karar verildi - Mahkeme heyeti, avukat Saim Tuğrul'un Poyrazköy Davası'nın gerekçeli kararı ve kamuoyunda 17/25 Aralık dosyası olarak bilinen davaya ilişkin iddianame örneklerinin dosyaya celbi yönündeki taleplerini kabul etti - Tutuksuz sanık Çolak: - "Bu dava jandarma istihbaratının önünü kesmek ve dizayn etmek için yapılmıştır"

MALATYA (AA) - Zirve Yayınevi'nde biri Alman uyruklu 3 kişinin öldürülmesine ilişkin davanın 108. duruşmasında, sanık Varol Bülent Aral'ın tutukluluk halinin devamına karar verildi. 

Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmanın öğleden sonraki bölümünde tutuksuz sanık Mehmet Çolak esas hakkındaki savunmasını yapmaya devam etti. 

Dava dosyasındaki iddiaların gerçeklerle bağdaşmadığını ileri süren Çolak, tutuksuz sanıklardan Binbaşı Haydar Yeşil'e ait olduğu savunulan hard diskin TÜBİTAK'a gönderilmesi yerine bilirkişi tarafından inceletilmesini eleştirerek, bunun davanın tanığı ve sanığı İlker Çınar'ın yalanlarının ortaya çıkmasını engellemek için yapıldığını iddia etti.

Bilirkişi incelemesinde sesin kendisine ait olduğunun belirtilmesi üzerine buna itiraz ettiğini anımsatan Çolak, bunun üzerine yapılan ikinci bir incelemede sesin sanıklardan İnönü Üniversitesi öğretim görevlisi Ruhi Abat'a ait olduğunun söylendiğini, bunun da sahtecilik olduğunu öne sürdü.

İddianamede kendisinin Malatya İl Jandarma Komutanlığınca misyonerlik konusunda düzenlenen toplantılara katıldığının ileri sürüldüğünü aktaran Çolak, "Misyonerlikle ilgili toplantılara ve görüşmelere katılmadım. O dönemde Diyarbakır 'da çalışıyordum. Buradaki bir toplantıya katılmam hayatın olağan akışına aykırı. Hiçbir kimsenin ekibinde değilim ve hiç olmadım. İddia edildiği gibi Mehmet Ülger'in ekibinde hiç olmadım. Hiçbir faaliyete, çalıştaya katılmadım" dedi. 

Kendisinin Emre Günaydın'ı azmettirdiği yönündeki iddialara da değinen Çolak, bununla ilgili iddianamede hiçbir somut delil bulunmadığını, bu şekilde bir itham edilmesinin üzüntü verici olduğunu belirtti.

- "Bizim bu ülkeden başka gidecek yerimiz yok"

Zirve Yayınevi davasının "Balyoz, Ergenekon" gibi davalarla aynı olduğunu öne süren Çolak, savunmasında şunları kaydetti:

"Sanık yapılacaklar, ceza alacaklar önceden oluşturulmuştur. Bu dava jandarma istihbaratının önünü kesmek ve dizayn etmek için yapılmıştır. Şuna inanıyorum ki Anayasa Mahkemesi Türkiye 'de hukukun var olduğunu göstermiştir. Bizim bu ülkeden başka gidecek yerimiz yok. Adil bir yargılanmayla beraat edeceğime inanıyorum çünkü hiçbir suç işlemedim. Jandarmada yaptığım görevlerimin hiçbirinden pişmanlığım olmamıştır. 1990 yılından bu yana, 25 yıldır milletime sadakatle çalıştım. Kimseye uşaklık yapmadım. Hiçbir silahlı terör örgütüne üye değilim. Üyesi olduğum tek kurum Jandarma Genel Komutanlığıdır. Vatanımı ve milletimi canımı seve seve verecek kadar seviyorum."

Cezaevinde olduğu süreçte maddi manevi kayıplar yaşadığını, halen de yaşamaya devam ettiğini ifade eden Çolak, yurt dışı yasağının kaldırılmasını ve beraat ettirilmesini istedi. 

- Ara karar 

Duruşmaya bir süre ara veren mahkeme heyeti, ara kararını açıkladı. 

İddia makamı savcı Necmettin Yıldırım'ın deliller çerçevesinde gerekli görülmesi halinde soruşturmanın genişletilmesi ya da mütalaa hazırlanması için ek süre talebini kabul eden heyet, ayrıca avukatlardan Saim Tuğrul'un Poyrazköy Davası'nın gerekçeli kararının örneğinin dosyaya eklenmesi ve kamuoyunda 17/25 Aralık dosyası olarak bilinen davaya ilişkin iddianame örneğinin de dosyaya celbi yönündeki taleplerini kabul ederek, ilgili yerlere yazı yazılmasını kararlaştırdı.

Mehmet Çolak'ın esas hakkındaki savunmasını yaptığı için duruşmalardan vareste tutulması kararı alan heyet, tutuklu sanık Varol Bülent Aral'ın tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın 5 Ocak 2016'ya ertelenmesine karar verdi.