475. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali

475. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali
475. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali
- UNESCO'nun "İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi"nde yer alan festivalde, Orman ve Su İşleri Bakanı Eroğlu'nun katılımıyla, kortej yürüyüşü ve mesir saçım töreni düzenlendi

MANİSA (AA) - UNESCO'nun "İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi"nde yer alan Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali'nde, şifa kaynağı kabul edilen mesir, Sultan Camisi'nden 475. kez halka saçıldı. 

Bu yıl Kazakistan'ın onur konuğu olduğu, 14 ülkenin katılımıyla 475. kez düzenlenen festivalin son gününde, kortej yürüyüşü ve mesir saçım töreni yapıldı. 

Yürüyüş, Valilik önünden Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehzadeler Mehter Takımı'nın seslendirdiği marşlar eşliğinde başladı. Korteje, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Manisa Valisi Erdoğan Bektaş, Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, milletvekilleri, protokol üyeleri ve yabancı delegasyon katıldı.

Manisa'da şehzadelik yapan Osmanlı padişahları, Hafsa Sultan ve nedimeleri ile mesir macununun mucidi Merkez Efendi'yi temsil edenlerin en önde bulunduğu kortejde, 14 ülkeden konuklar da yöresel kıyafetleriyle yer aldı.

Bakan Eroğlu ile protokol üyeleri, Sultan Camisi'ne kadar yol kenarında kendilerine sevgi gösterisinde bulunan vatandaşlara el salladı.

-6 ton mesir saçıldı

Kortejin Sultan Camisi'ne ulaşmasının ardından başlayan saçım töreni öncesinde, etkinliğe katılan yabancı ülkelerin temsilcileri tanıtıldı.

Öğle ezanının okunması sonrasında düzenlenen törende, temsili 1. Mustafa, 2. Murat, 1. Mehmet, 2. Selim, 3. Murat, Fatih Sultan Mehmet ve Kanuni Sultan Süleyman, vatandaşları selamladı.

Törende, Yavuz Sultan Selim'in eşi, Kanuni Sultan Süleyman'ın annesi Hafsa Sultan'ın, Merkez Efendi'yi huzuruna kabul ederek, kendisine şifa kaynağı mesirin beratını vermesi canlandırıldı.

Geleneksel mesir saçımı, Hafsa Sultan'ın, kendisine şifa olan mesir macununun, Sultan Camisi kubbe ve minarelerinden her yıl baharın gelişiyle halka saçılmasını buyurmasıyla başladı.

Festivalde, Hafsa Sultan'ın 475 yıl önce verdiği buyruğa uygun olarak, daha önce dualarla karılan ve paketlenen 6 ton mesir macunu, Sultan Camisi'nin kubbe ve minareleri ile caminin bulunduğu Sultan Meydanı'na bakan evlerin çatı ve balkonlarından halka saçıldı. 

Bakan Eroğlu, MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, milletvekilleri ile protokol üyeleri de mesir saçtı.

Tören alanındaki vatandaşlar, mesir kapabilmek için mücadele etti.

-Mesirin tarihçesi 

Manisa'da 475 yıldır şenliklerle halka saçılan mesir macununun tarihçesi şöyle: 

"Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim'in eşi, Kanuni Sultan Süleyman'ın annesi Hafsa Sultan, Manisa'da hastalanır. Hastalığına çare bulunamayan Sultan'ın yaptırdığı Sultan Camisi Medresesi'nin başına getirilen Merkez Efendi, bitki ve baharat karışımından oluşan macun hazırlar. Baharatın 41 çeşidi karıştırılarak hazırlanan bu macunu yiyerek sağlığına kavuşan Hafsa Sultan, diğer hastalara da macunun verilmesini ister. Halktan gelen isteğin artması üzerine kağıtlara sardırılan macunun Sultan Camisi'nin kubbe ve minarelerinden saçılmasını buyurur. Halk, her yıl nevruzun kutlandığı 21 Mart'ta Sultan Camisi'nin önünde toplanır ve böylece Manisa Mesir Festivali doğar."

Hoş kokulu ve lezzetli mesir macunu, halktan, iştah açıcı, kan dolaşımını düzenleyici, yorgunluğu giderici, hormonları çalıştırıcı özellikleriyle talep gördü.

Mesir macununun yapımında zencefil, zulumba, kremtartar, kişniş, kebabiye, havlican, Hindistan cevizi, anason, yeni bahar, hıyarşembe, çam sakızı, zafiran, tarçın, udülkahır, çöpçini, hardal, eskir, karanfil, çivit, meyan balı, tiryak, sarıhelile, raziyane, kimyon, zerdeçal, tarçın çiçeği, karabiber, çörek otu, darıfülfül, ravent, limon tuzu, kakule, şamlı, vanilya, şeker, günbalı, Hindistan çiçeği, limon kabuğu, galanda, tekemercini tohumu, portakal kabuğu kullanılıyor.

Mesir macununun en ağır hastalıklara şifa verdiğine, bu macundan tüketenleri o sene yılan sokmayacağına, mesir macunu yiyen genç kızların evleneceğine, çocuğu olmayanların ise doğum yapacağına inanılıyor.