HDP'nin Manisa mitingi

HDP'nin Manisa mitingi
HDP'nin Manisa mitingi
- Eş Genel Başkan Yüksekdağ: - "Her ile çift dikiş yapıyorlar, iki kere gidiyorlar. Çift dikiş yaparak, kendi iktidarlarının sökülen, dağılan, bozulan gücünü tamir etmeye çalışıyorlar ama Cumhurbaşkanı da Başbakan da nafile dönüyor" - "Siyasi partilerin mitinglerini, haşmetli Cumhurbaşkanı'nın mitingleri engelliyorsa, siz gelip bize 'Memlekette demokrasi vardır' diyemezsiniz"

MANİSA (AA) - HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, "Her ile çift dikiş yapıyorlar, iki kere gidiyorlar. Çift dikiş yaparak, kendi iktidarlarının sökülen, dağılan, bozulan gücünü tamir etmeye çalışıyorlar ama Cumhurbaşkanı da Başbakan da nafile dönüyor" dedi.

Partisinin Manisa Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlediği mitingde halka seslenen Yüsekdağ, parti olarak tüm Ortadoğu ve Türkiye halklarına "7 Haziran'da kazanma ve barajı aşma" sözü verdiklerini, yükselen yürüyüşlerini görenlerin korkuya kapıldığını, panik ve telaşla kendilerine saldırdığını iddia etti.

"Biz nice ateş altında yürüyüşlerden geçerek bugüne ulaştık. Yine ateş altında yürüyebiliriz, bu ateş bizi yakmaz ama şunu çok iyi bilsinler ki bu ateş onları yakacak" ifadelerini kullanan Yüksekdağ, şöyle konuştu:

"Bu ateş, diktatörlük kurma hevesi ve hülyası içinde olanları, halkımızı bir 4 yıl daha zulme, sömürüye, adaletsizliğe mahkum etmek isteyenleri, Türkiye halklarını bölen, kutuplaştıran ve çatıştıranları yakacak. Biz nice ateşlerden geçtik, küllerden yeniden doğduk. 7 Haziran'da bütün Türkiye halkları küllerinden yeniden doğacak. Bizler hep birlikte yeni bir yaşamın ve aydınlık bir geleceğin inşasını hep birlikte başlatacağız. 7 Haziran, bütün Türkiye için bir dönüm noktası."

Seçim yarışının, "HDP'ye barajı aştırmayacağız" diyenlerle "Seni başkan yaptırmayacağız" diyenler arasında geçtiğini, ancak bunun cevabının artık herkes tarafından görüldüğünü ileri süren Figen Yüksekdağ, bu nedenle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun HDP'ye karşı karanlık bir kampanya yürüttüğünü savundu.

Yüksekdağ, şunları söyledi:

"İçinde oturacağım diye saray yapan zat, o sarayın içinde oturamıyor. Biz zaten 'Seni o sarayda oturtmayacağız' dedik, çok şükür oturamıyor görüyorsunuz. Kendisini miting meydanlarına vurmuş, saraya uğrayabildiği yok, meydan meydan, açılış açılış geziyor. Nerede HDP'ye karşı kampanya yürütme fırsatı çıkarsa, nerede kendisini başkan yaptırma propagandası için fırsat çıkarsa soluğu orada alıyor. Her ile çift dikiş yapıyorlar, iki kere gidiyorlar. Çift dikiş yaparak, kendi iktidarlarının sökülen, dağılan, bozulan gücünü tamir etmeye çalışıyorlar ama Cumhurbaşkanı da Başbakan da nafile dönüyor. Türkiye'nin dört bir tarafından toplanan, Türkiye halklarının vergisini, zenginliğini, çoluğun çocuğun, işçinin, emekçinin nafakasını meydanlarda har vurup, harman savuruyorlar. Çaldıkları yetmedi, Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın seçim kampanyasını ve miting masraflarını finanse etmek zorunda bırakılıyor tüm Türkiye halkları. Bunlar sadece ayakkabı kutuları yoluyla değil, böyle seçim kampanyaları yoluyla da çalıyorlar."

- "Miting yapmamız engelleniyor"

HDP Eş Genel Başkanı Yüksekdağ, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın makamına uygun hareket etmediğini, tarafsızlığını bozduğunu ve seçim kampanyası yürüttüğünü de öne sürdü.

Erdoğan'ın, "Milletimin çağırdığı her yere giderim" sözleriyle milletle alay ettiğini iddia eden Figen Yüksekdağ, "Türkiye'de millet işi gücü bırakmış, Cumhurbaşkanı çağırma kampanyası başlatmış. Türkiye ile alay ediyor. Tam tersine 'Cumhurbaşkanı miting yapacak' diye seçim kampanyası yürüten bir partinin mitingleri yasaklanıyor. Hangi parti, HDP. Ne hikmetse İstanbul mitingimiz başta olmak üzere bir dizi mitingimiz, 'Cumhurbaşkanı miting yapacak' bahanesiyle alanlar yasaklanıyor ya da erteleniyor. Cumhurbaşkanı bir seçim kampanyasının önünde engel haline gelmiş, miting yapmamıza engel oluyorlar. Biz bir tane barajla uğraşmıyoruz ki her sokakta baraj var. Seçim arefesinde tek konuşması gereken siyasi partilerdir. Siyasi partilerin mitinglerini, haşmetli Cumhurbaşkanı'nın mitingleri engelliyorsa, siz gelip bize 'Memlekette demokrasi vardır' diyemezsiniz. Biz her gün görüyoruz bu diktatörlüğü."

HDP'nin seçim çalışmaları sırasında tehdit, baskı ve saldırı görmesine rağmen, siyasi iktidarın kendilerini haksız çıkarmaya çalışarak tehditle oy topladıklarını öne sürdüğünü anlatan Yüksekdağ, "Yalan siyaseti kendilerine ilke haline getirmişler. Tehdit, baskı varsa eğer, tek tehdit AKP 'nindir" diye konuştu.

HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Soma'daki maden faciasıyla siyasi iktidarın Manisa'yı bir işçi mezarlığına dönüştürdüğünü, halen bu sermaye düzenini savunan iktidarın Manisa'dan ve işçilerden oy istediğini söyledi.