Iraklı sığınmacının bağlama tutkusu

Iraklı sığınmacının bağlama tutkusu
Iraklı sığınmacının bağlama tutkusu
- Ülkesindeki terör saldırılarından kaçarak ailesiyle Manisa'ya yerleşen Iraklı gazeteci Ali İbrahim Ahmed, kendi çabasıyla öğrendiği bağlamayı çalarak sıla özlemine dayanmaya çalışıyor - Ahmed: - "Çalıştığım inşaattan çıktıktan sonra eve gelip sazımı elime alıyorum. Saz, sıla özlemimi azaltıyor" - "En çok Aşık Veysel'in 'Uzun ince bir yoldayım' türküsünü seviyorum çünkü adeta hayatımı anlatıyor"

MANİSA (AA) - FERDİ UZUN - Terör örgütü DAEŞ'in saldırıları sonucu ülkesini terk ederek eşi ve 3 çocuğuyla Manisa'da yeni bir hayata başlayan Iraklı gazeteci Ali İbrahim Ahmed, kendi çabasıyla öğrendiği bağlamayla sıla hasretine dayanmaya çalışıyor.

Yunusemre ilçesindeki bir apartmanın bodrum katında kiraladıkları evde ailesiyle yaşayan Ahmed, AA muhabirine, Bağdat Üniversitesi Gazetecilik Bölümü'nü bitirdikten sonra bir televizyonda muhabirlik yaptığını, eşinin de İngilizce öğretmeni olduğunu söyledi.

Huzurlu hayatlarının terör örgütü DAEŞ'in saldırılarıyla kabusa döndüğünü anlatan Ahmed, saldırılar sonucu 2 yıl önce anne ve babasını kaybettiğini, eşinin 4 kardeşinin de öldürüldüğünü belirtti.

Ahmed, "Orada daha fazla kalamazdık. Çocuklarımızın geleceğini düşünüp her türlü zorluğu göze alarak ülkeyi terk etmeye karar verdik. Birleşmiş Milletler ofisine başvurarak Türkiye 'ye sığınmak istediğimizi söyledik. Başvurumuz kabul edildi ve Manisa'ya yerleştirildik" dedi.

- "Türkiye kapılarını açmış, bizlere bakıyor"

Eşi Naciye Kuveys Felah, çocukları Meryem (7), Tibe (6) ve Muhammed (5) ile burada yeni bir hayata başladıklarını ifade eden Ahmed, farklı bir kültürde yaşamanın zorluklarını da çektiklerini anlattı.

Manisa'da inşaatlarda çalıştığını, az para kazanmasına rağmen ailesinin geçimini sağlayabildiğini kaydeden Ahmed, şöyle konuştu:

 "Çocuklarıma iyi bir gelecek bırakmak için çalışıyorum. Türkiye Cumhuriyeti'nden Allah razı olsun. Diğer ülkelere bakın, hepsi kapılarını bizlere kapatmış ama Türkiye kapılarını açmış, bizlere bakıyor. Ülkemde savaş var ve hayat çok kötü. Orada hayatımı, işimi, her şeyimi bıraktım. Çok üzülüyorum. Irak'ta daha fazla durma şansım yoktu. Kimse ülkesini bırakıp kaçmaz ama başka çarem kalmadı. Artık savaş bitsin ve ülkeme gidip muhabirlik yapayım." 

- "Uzun ince bir yoldayım"

Irak'ta yaşarken saz çalmayı çok istediğini belirten Ahmed, Manisa'da kendi imkanlarıyla bağlama çalmayı öğrendiğini söyledi.

Saz çalmayı öğrendikten sonra türküleri araştırırken ünlü halk ozanı Aşık Veysel hakkında bilgi edindiğini anlatan Ahmed, şöyle devam etti:

"İnşaatlarda çalışmaya alışık değildim. İlk kez burada inşaatta çalıştım. Böyle olunca ülkenizdeki hayatınıza, muhabirlik mesleğine, ülkenize özlem duyuyorsunuz. Akşamları inşaattan çıktıktan sonra eve geliyorum. Yorgun da olsam sazımı elime alıp çalıyorum. Çünkü saz, sıla özlemimi azaltıyor. Saz çalınca rahatlıyorum. Arada çocuklarım da bana eşlik ediyor. En sevdiğim türkü ise Manisa'da yaptığım araştırmalarda tanıdığım Aşık Veysel'in 'Uzun ince bir yoldayım' türküsüdür. Çünkü bu türkü adeta hayatımı anlatıyor. Her söylediğimde yaşadıklarımı görüyorum."

Ali İbrahim Ahmed'in eşi Naciye Kuveys Felah ise Manisa'daki yeni hayatlarına alışmaya başladıklarını ancak Irak'ı ve öğrencilerini çok özlediğini, ülkesindeki savaşın bir an önce bitmesini ve öğretmenliğe dönmeyi umduğunu kaydetti.