Madenci yakınları, sanıklarla "göz göze" gelmek istiyor

Madenci yakınları, sanıklarla "göz göze" gelmek istiyor
Madenci yakınları, sanıklarla "göz göze" gelmek istiyor
- Soma'daki maden faciasında yakınlarını kaybedenler, 13 Nisan'da başlayacak davanın ilk duruşmasında, "gözlerinin içine bakarak hesap sormak" için tutuklu sanıkların duruşma salonunda hazır bulunmasını istiyor - Ölen madencilerden Mustafa Kocabaş'ın eşi Kocabaş: "Belki bizi gördüklerinde, konuşmalarımızı dinlediklerinde, biraz olsun vicdanlarına el verirler de 'benim suçum vardı ama şunun da suçu vardı' diyebilirler" - Ali Kavas'ın eşi Gülten Kavas: "Sadece gözümün içine baka baka ifade vermelerini istiyorum. Biz, onlardan korkmuyoruz, onlar da bizden korkmasın"

MANİSA (AA) - EMRE UMURBİLİR - Soma'da 301 kişinin öldüğü maden faciasında yakınlarını kaybedenler, 13 Nisan'da başlayacak davanın ilk duruşmasında, "gözlerinin içine bakarak hesap sormak" için tutuklu sanıkların duruşma salonunda hazır bulunmasını istiyor.

Soma'da, 13 Mayıs 2014'te meydana gelen maden faciasından tam 11 ay sonra, olayla ilgili 8'i tutuklu 45 sanığın yargılanacağı davanın ilk duruşması, 13 Nisan Pazartesi günü Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılacak. 

Olayın sorumlularının bir an önce cezalandırılmasını isteyen madenci yakınları, davanın görülmeye başlayacak olmasına sevinse de yargılanacak 8 tutuklu sanığın "en sonunda yüz yüze hesaplaşacakları"nı ifade ettikleri duruşma salonuna getirilmeme kararınını üzüntüyle karşıladı.

Olayda hayatını kaybeden Mustafa Kocabaş'ın eşi Nursel, yaşadığı acıyı, "İlk haber geldiğinde ayaklarımın değil, ellerimin üzerinde yürüyordum, hala da öyle yürüyorum" sözleriyle anlattı.

Kocabaş, tek isteklerinin suçluların cezasını çekmeleri olduğunu söyledi.

- "Bu, bizim hakkımız"

Nursel Kocabaş, olayla ilgili olduğunu ileri sürdüğü kamu görevlileriyle ilgili soruşturma izninin çıkma talebini yineleyerek, şunları kaydetti:

"8 tutuklu sanığın, duruşmaya getirilmeyeceğini öğrendik. Bu, bizim için çok kötü çünkü biz, onları görmek, gözlerinin içine bakmak istiyoruz. Belki bizi gördüklerinde, konuşmalarımızı dinlediklerinde, biraz olsun vicdanlarına el verirler de 'benim suçum vardı ama şunun da suçu vardı' diyebilirler. Böyle bir faciaya sebep verecek kadar büyük, geliyorum diyen kazayı nasıl gözardı ettiler, nasıl böyle faciaya sebep verdiler, bunu soracağım. 2-3 aydır yanan madeni hiç önlem almadan nasıl çalıştırdılar, eşlerimizin canları bu kadar mı ucuzdu?"

Tutuklu sanıkların sadece ilk duruşmada değil, dava süresince salonda hazır bulunmasını beklediklerini dile getiren Kocabaş, "Ekrandan değil, birebir görmek istiyoruz. Zaten onları televizyonda gördük. 11 aydır bunu bekliyoruz" dedi.

Nursel Kocabaş ise ölen madencilerin yakınlarıyla görüşüp birbirlerinin yaralarını sardıklarını ifade ederek, kazanın ardından Soma'daki yaşamı şu sözlerle anlattı:

"Soma'da yaşamak çok zor. Hala Soma Kömürlerinin ismi var. 301 can gitti. Çarşıya gidiyorsunuz, Soma Kömürlerinin kabanı birisinin sırtında. Bir yere gidiyorsunuz, Soma Kömürlerinin arabası karşınızda. Saat 10 oluyor, servislere binecek işçileri görüyorsunuz, içinizden 'gitmeyin, siz de ölebilirsiniz, yanabilirsiniz' demek geliyor. Onların da can güvenliği sağlanmak zorunda."

-"Babam sünnetime gelecek mi?"

Eşi Ali'yi madende işe girdiği dördüncü gün yitiren Gülten Kavas, çocukları 14 yaşındaki Duygu ve 8 yaşındaki Emirhan ile olayın yaralarını sarmaya çalışıyor.

Çocuklarının gece  uyanıp babalarını sorduğu Kavas, gözyaşları güçlükle tutmaya çalışarak, ailecek bulundukları durumu şöyle aktardı:

"Çocuklarımın yanında, babama 'baba' diyemiyorum, çocuklar, boyunlarını büküp odaya kaçıyor. Bana da bir şey olacak diye korkuyor, dışarı çıkarmak istemiyorlar. Mayıs ayında oğlumun sünneti var. Sünneti, eşimle mutlu şekilde yapmayı isterdik. Şimdi çocuğumun önünde nasıl duracağım diye düşünüyorum. Oğlum, babasını soranlara 'benim babam cennette, gelip beni görüyor ama ben göremiyorum', bana da 'benim sünnetime gelecek mi, sünnetlikleri giyince babamın mezarına götürecek misin?' diyor. Gelen yardımla ev aldım. Üç gündür çalışıyor diye bağladıkları bin liralık maaş ise yetmiyor. Keşke evim olmasaydı, para yatırmasaydılar, eşim keşke sağ, çocuklarımın başında olsaydı."

Kavas, suçluların, en ağır şekilde cezalandırılmalarını istediğini belirterek, "Mahkemede ifade verirken, getirsinler gözlerinin içine bakarak 'ne hakkın vardı iki çocuğumun babasına almaya? Allah'ın verdiği canı, sen alamazsın' diyeyim. Vicdanı varsa o da bana cevap verir, diğer suçluların da ismini verir. Bu can bedenden çıkıncaya kadar, bu davanın peşindeyim. Sadece gözümün içine baka baka ifade vermelerini istiyorum. Biz onlardan korkmuyoruz, onlar da bizden korkmasın" diye konuştu.

-Dava

Soma'daki maden faciasıyla ilgili Akhisar Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, tutuklu 8 şüphelinin, "olası kastla öldürme" suçundan 301 kez 20 yıldan 25 yıla, "neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama" suçundan 162 kez 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.

Tutuksuz 37 şüphelinin ise "taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor. Bunlardan 25'inin cezalarının, "bilinçli taksir" olduğu gerekçesiyle TCK'nın ilgili maddesi gereğince üçte birden yarısına kadar artırılması talebinde bulunuluyor.