Manisa'daki "Paralel Devlet Yapılanması" operasyonu

Manisa'daki "Paralel Devlet Yapılanması" operasyonu
Manisa'daki "Paralel Devlet Yapılanması" operasyonu
- AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Özdağ: - "(Paralel Yapı) Kendileri ile görüşüp uyarılarım olmuştu. Manisa, İzmir, Ankara ve Amerika'da uyarılarım olmuştu. Bunlar, hükumetle dövüşmek, Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile dövüşmek, siyasetçiyi terbiye etmek, siyasete müdahale etmek, geçmişte cuntacıların yaptığının bir benzerini kendileri yapmak istedi. Türkiye'de siyasetin üstünde güç yoktur" - "(Başörtülü kadınların kelepçeli görüntüleri) Bu işleri yaparken, kolluk kuvvetlerinin ve medyanın daha duyarlı olması lazım. Belki rutin uygulamalar olabilir ama bu uygulamalar toplumsal infial uyandırıyorsa, yaptığınız hukuki uygulama yerine o kelepçeyi ön plana çıkarıyorsa, orada başörtüsünü ve kadını ön plana çıkartıyorsa daha duyarlı olmamız gerekiyor"

MANİSA (AA) - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, "Paralel Devlet Yapılanması"na yönelik operasyonlara ilişkin, "Kendileri ile görüşüp uyarılarım olmuştu. Manisa, İzmir, Ankara ve Amerika'da uyarılarım olmuştu. Bunlar, hükumetle dövüşmek, Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile dövüşmek, siyasetçiyi terbiye etmek, siyasete müdahale etmek, geçmişte cuntacıların yaptığının bir benzerini kendileri yapmak istedi. Türkiye'de siyasetin üstünde güç yoktur" dedi. 

Özdağ, Manisa'daki "Paralel Devlet Yapılanması" operasyonuna ilişkin AA muhabirine, açıklamalarda bulundu.

"Paralel Devlet Yapılanması"na yönelik mücadeleyi desteklediğini vurgulayan Özdağ, bu yapının; 17-25 Aralık operasyonlarına kadar görünen kısmında, legal, meşru ve sempatik davranışlar sergilediğini anlattı. Özdağ, bu yapının görünmeyen kısmında ise "siyaseti terbiye etmek aynı zamanda siyasete rezerv koymak, vesayetçi bir yapıya soyunma noktasında hareket ettiğine dair" kendisinin birtakım sezgilerinin bulunduğunu anlattı.

"Paralel yapı" ile mücadelenin devam edeceğini ifade eden Özdağ, şunları söyledi:

"Kendileri ile görüşüp uyarılarım olmuştu. Manisa, İzmir, Ankara ve Amerika'da uyarılarım olmuştu. Bunlar hükumetle dövüşmek, Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile dövüşmek, siyasetçiyi terbiye etmek, siyasete müdahale etmek, geçmişte cuntacıların yaptığının bir benzerini kendileri yapmak istedi. Türkiye'de siyasetin üstünde güç yoktur. Demokrasilerde sandıkla gelinir ve sandıkla gidilir." 

- Hukuk içinde mücadele

Özdağ, mücadelenin hukuk içinde yapılacağını; kolluk kuvvetlerinin, savcının talimatlarını yerine getirdiğine işaret eden Özdağ, dün Manisa'da yapılan operasyonda basına yansıyan "kelepçeli kadınların" görüntüsünü uygun bulmadığını söyledi. 

Suçla ve suçluyla mücadele ederken insan onuru ve toplumsal duyarlılığın dikkate alınması gerektiğini kaydeden Özdağ, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Bunları yaparken de devletin ve hukukun bize vermiş olduğu imkanları da kötüye kullanmamamız gerekiyor. Ellerin kelepçelenmesinden, özellikle bayanların sabah erkenden alınmasından rahatsızlık duydum. 12 Eylül'ü yaşamış birisiyim. Paralel yapıya da tamamen karşıyım. Sayın Recep Tayyip Erdoğan, başbakan ve cumhurbaşkanı iken ve aynı zamanda Ahmet Davutoğlu ile birlikte mücadele etmeyi görev bildim. Çünkü benim için önceliğim vatanım, demokrasim ve devletimdir. Bu tür uygulamaları yaparken insan onurunu zedelememek gerekir. Hiç kimsenin haklı mücadeleyi 'haksız' gibi takdim etmeye hakkı yok. 7 yıl cezaevinde kaldım. Zaman zaman devletin kolluk kuvvetlerinin hukuk dışına nasıl çıktıklarına şahit oldum. Bu işleri yaparken, kolluk kuvvetlerinin ve medyanın daha duyarlı olması lazım. Hassasiyeti hukuk çerçevesinde, insan onur ve şerefini muhafaza etmemiz gerekiyor. Belki rutin uygulamalar olabilir ama bu uygulamalar toplumsal infial uyandırıyorsa, yaptığınız hukuki uygulama yerine o kelepçeyi ön plana çıkarıyorsa, orada başörtüsünü ve kadını ön plana çıkartıyorsa daha duyarlı olmamız gerekiyor. Umarım bir daha tekrar etmez. Paralel yapı ve PKK ile mücadele devam edecek."

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun talimatıyla Manisa ve Eskişehir'deki "Paralel yapı" operasyonlarında başörtülü kadınlara kelepçe takılması ve İstanbul Beyoğlu'nda gençlere tokat atılmasıyla ilgili inceleme başlatılmıştı.