Soma'daki maden faciası

Soma'daki maden faciası
Soma'daki maden faciası
- Olayın ardından geçen bir yılda, şehit madencilerin yakınlarının yaralarını sarmak için toplumun tüm kesimleri el birliği yaptı -AFAD koordinasyonunda düzenlenen yardım kampanyalarıyla her ailenin hesabına 160 bin lira yatırıldı, her aileye madencinin maaşı kadar emekli maaşı bağlandı, ailelerin çocuklarına hayırseverler tarafından çeşitli burslar verildi -Madenci ailelerine, başlatılan inşaat projeleri kapsamında, 2'şer konut verilecek - Ocağı işleten şirketin yönetim kurulu başkanının da aralarında yer aldığı 8'i tutuklu 45 sanığın yarılanmasına devam ediliyor

MANİSA (AA) - Soma'da, 301 kişinin yaşamını yitirdiği maden faciasının ardından geçen bir yılda, şehit madencilerin yakınlarının yaralarını sarmak için toplumun tüm kesimleri el birliği yaptı.

AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, Soma Holding'e bağlı Soma Kömürleri AŞ tarafından işletilen kömür işletmesinde, 13 Mayıs 2014'te çıkan yangın sonucunda  dünya  madencilik tarihinin en büyük facialarından biri yaşandı.

Toplam 5 bin maden işçisinin çalıştığı ocakta saat 15.00 sularında başlayan yangın nedeniyle, 420 metre derinlikteki ve 3,5 kilometre uzunluğundaki galerileri duman doldurmuş, bu sırada madende bulunan işçiler, mahsur kalmıştı.

Olayın hemen ardından Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) koordinasyonunda, AFAD ve TKİ'ye bağlı tahlisiye ekipleri, çevre maden ocaklarından gelen işçiler ile Sağlık Bakanlığına bağlı 112 Acil Servis ve Ulusal Medikal Kurtarma Ekiplerinin (UMKE) de katılımıyla arama kurtarma çalışması başlatılmıştı. 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın, facianın yaşandığı gün maden sahasına gelerek koordinasyonunu üstlendiği arama kurtarma çalışmaları, aralıksız olarak 96 saat sürmüş ve ilk anda 162 işçi kurtarılmış,  301 madencinin ise cansız bedenine ulaşılmıştı.

- Yardımlar

Facianın ardından AFAD'ın koordinasyonunda yardım kampanyası düzenlendi. Kampanya kapsamında toplanan 50 milyon lira ile her ailenin hesabına 160 bin lira yatırıldı.

Ailelerin maddi sıkıntılarla karşılaşmaması için ilk etapta her aileye, yaşamını yitiren madencilerin aldığı maaş kadar emekli maaşı bağlandı.

Prim eksikliği nedeniyle emekliliği hak etmeyen 70 madenci için de Torba Yasa ile düzenleme yapıldı. Böylece prim borçları devlet tarafından karşılanarak bu ailelere de maaş olanağı sağlandı.

Ayrıca birçok kurumun yetkilileri ve hayırseverlerce mağdurlara ayni ve nakdi yardımlarda bulunuldu.

Madenci aileleri için Doğuş Grubu ve Gaziantep Organize Sanayi Bölgesince başlatılan 301'er konutluk iki inşaat projesi  tamamlandığında, her ailenin ikişer konutu olacak.

Şehit çocuklarına, hayırseverler tarafından öğrenim bursları bağlandı. Bazı firmalar üniversite bitene kadar tüm eğitim masraflarını üstlendi ve üniversite bittikten sonra da bünyelerinde verme taahhüdünde bulundu.

Soma'da geçen bir yılda yaklaşık 4 bin 500 madenci yakınına psikososyal destek verilirken, sosyal ve ekonomik hayatın yeniden canlanması de için çeşitli projeler yürütülüyor.

İşsiz kalan madencilerin eşleri, yörede açılan eğitim ve üretim merkezlerinde hem meslek öğreniyor hem ürettikleri parça başına para kazanıyor.

- Dava süreci

Dünya madencilik tarihinin en büyük faciaları arasında yerini alan kazayla ilgili olayın hemen ardından başlatılan adli soruşturma kapsamında, farklı tarihlerde 36 şüpheli gözaltına alınmıştı, bunlardan Soma Kömürleri AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan ile şirkette yönetici ve madenci olarak çalışan 9 kişi tutuklanmış, maden mühendisi Yalçın Erdoğan'ın bir üst mahkemeye yaptığı itiraz sonucunda tahliye edilmesiyle tutuklu şüpheli sayısı 8'e düşmüştü. 

Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda 8 tutuklu sanığın yanı sıra şüpheli olarak belirlenen 37 kişi hakkında iddianame tanzim edilmiş ve iddianamenin Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilmesiyle 8'i tutuklu 45 sanık hakkında dava açılmıştı. 

Davanın 13 Nisan'da başlayan ilk duruşmasında, daha önce Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile cezaevinden bağlantı yapılarak ifadeleri alınacağı açıklanan tutuklu sanıklar, müşteki avukatlarının talebi üzerine mahkeme heyetinin kararıyla ilk oturum dışında mahkeme salonunda hazır bulundu.

Tutuklu sanıklar, savunmalarını, "davada dikkate alınan bilirkişi raporunun hatalı ve taraflı olduğu, olayın gerçek nedeninin belli olmadığını ancak ihmalden kaynaklanmadığı" görüşü üzerine kurdu.

Toplam 8 oturum süren ilk duruşmanın sonunda mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına, yeni bilirkişi raporu hazırlanması için heyet oluşturulmasına karar vererek, duruşmayı 15 Haziran'a erteledi.

- Sanıklar hakkında talep edilen cezalar 

Davada tutuklu 8 sanık, "olası kastla öldürme" suçundan 301 kez 20 yıldan 25 yıla, "neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama" suçundan da 162 kez 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istemiyle yargılanıyor. 

Tutuksuz 37 sanıktan 12'si hakkında "taksirle birden fazla kişinin ölümüyle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar, 25 tutuksuz sanık hakkında da bu suçları "bilinçli taksirle" işledikleri gerekçesiyle aynı aralıktaki ceza süresinin, üçte birden yarısına kadar artırılarak uygulanması talep ediliyor.