Soma'daki maden faciası

Soma'daki maden faciası
Soma'daki maden faciası
- Manisa Barosu Başkanı Arslan: - "(Tazminat ödenmesine ilişkin yapılan müracaat) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının olumsuz cevabına karşılık 60 günlük süre içerisinde Manisa İdare Mahkemesinde bakanlıklar ve Türkiye Kömür İşletmeleri Genel Müdürlüğü aleyhine tazminat davaları açılacaktır"

MANİSA (AA) - Manisa Barosu Başkanı Ali Arslan, Soma'da geçen yıl yaşanan ve 301 madencinin kaybettiği faciada sorumluluğu bulunduğunu savunduğu bakanlıklar ve Türkiye Kömür İşletmeleri  (TKİ) hakkında Manisa İdare Mahkemesinde dava açılacağını bildirdi.

Arslan, Manisa Barosu'nda yönetim kurulu üyeleri ile düzenlediği basın toplantısında, Soma Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturmada faciadan sorumluluğu bulunduğu iddia edilen kamu görevlileri hakkında soruşturmaya izinlerinin verilmediğini belirtti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı aleyhine dava açıldığını anımsatan Arslan, faciada sorumlu kamu görevlilerinin tespit edilmesi şeklinde sonuçlandığını, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığının Soma Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmaya izin talebine cevap vermediğine dikkati çekti.

Arslan, "Kamu görevlileri dışında diğer sorumlular hakkında Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde açılan dava devam etmekte olup duruşması 18 Ağustos 2015 tarihine ertelenmiştir. Soma Kömür İşletmeleri AŞ, TKİ Genel Müdürlüğü ve Soma Holding AŞ aleyhine Soma İş Mahkemelerinde açmış olduğumuz destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davalarımız devam etmektedir" dedi.  

- Bakanlıklara tazminat davaları açılacak

Kamu kurumlarının gerekli denetimi yapmaması nedeniyle denetimden sorumlu kamu görevlileri, genel müdürler, ilgili bakanlar ve siyasi iktidarın sorumlu olduğunu ileri süren Arslan, şehit yakınlarının hak kaybına uğramaması için bir yıllık yasal süre içerisinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı ve TKİ Genel Müdürlüğüne dilekçeyle müracaat edildiğini anımsattı.

Arslan, TKİ Genel Müdürlüğü ile Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığının başvurularına henüz cevap vermediğini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Hukuk Müşavirliği'nin haziran ayında dilekçelerine cevap geldiğini ifade etti. 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Hukuk Müşavirliğinden gelen cevapta, "Tazminat talebinin dayanağı olarak gösterilen olayın meydana gelmesinde bakanlığımız yönünden hiçbir illiyet bağı ve bakanlığımıza atfedilecek herhangi bir hizmet kusuru bulunmadığından müvekkilleriniz için talep edilen maddi ve manevi tazminat talebinin karşılanması mümkün bulunmamaktadır' denildiğini aktaran Arslan, şöyle devam etti:

"Oysa ki, Kamu Denetçiliği Kurumu Aralık 2014 tarihinde yayımladığı raporun idarecilerin sorumluluğu kısmında Bakanlıkların sorumluluğu açıkça ortaya konulmuştur. Yaşam hakkını korumak, insanı önceleyen sürdürülebilir kalkınmayı sağlayabilmek ve kalkınmacı politikalar yürütebilmek için madencilik sektörüne bakış açısının tümden yenilenmesi gerekmektedir. İşte tam burada devlete, denetim mekanizmalarına, işletme patronuna, yöneticilere, sendikaya ve çalışanlara ayrı ayrı sorumluluklar düşmektedir. Yaşam hakkını güvence altına almak ve korumak ilk önce devletin görevidir. İş kazası sayılarında dünya standartlarından yüksek sayılara sahip olan bir ülkede, en önemli sorumluluk ülkeyi idare edenlere düşmektedir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın belirtilen olumsuz cevabına karşılık 60 günlük süre içerisinde Manisa İdare Mahkemesinde bakanlıklar ve TKİ Genel Müdürlüğü aleyhine tazminat davaları açılacaktır."

Bakanlığın hukuki prosedürü işletmeden "sorumluluğumuz yok" diyerek ret yolunu tercih ettiğini savunan Arslan, şunları kaydetti:

"Sorumluluğun olmadığını belirtmesi için dahi aslında bu komisyonu oluşturması gerekiyor. Ama bu komisyonu oluşturmadan ret sistemi uyguluyorlar. Tazminat oranlarını tespit etmek uygulamak mümkün değil. Onlar işçinin madendeki çalışma süresine, yaşına, geride kalan çocuklarına, eşinin yaşına bunlar tazminat hesabında etken olan şeyler. Bizler bunları da yine uzman olan arkadaşlara hesabını yaptırıyoruz. Maddi tazminat yanında ailelerin bu kayıptan dolayı duymuş olduğu manevi üzüntülerin hafiflemesi anlamında da manevi tazminat istemi söz konusu." 

Bakanlıkların sorumlulukları kabul ederek bu teklifleri ailelere yapmış olması durumunda bu anlaşmazlıkların sona erebileceğini sözlerine ekleyen Arslan, "Önümüzdeki süreçte TBMM'de yapılacak olan yeni çalışmalar ile belki de bu ilgili bakanlıkların sorumluluğu ortaya çıkacak, onların da yargılanmasının söz konusu olacağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.