Soma'daki maden faciası davası

Soma'daki maden faciası davası
Soma'daki maden faciası davası
- Manisa Barosu Başkanı Arslan: "İddianamenin tamamını değerlendirdiğimizde para kazanma hırsına bu 301 canın feda edildiğini görüyoruz"

MANİSA (AA) - Manisa Barosu Başkanı Ali Arslan, "İddianamenin tamamını değerlendirdiğimizde para kazanma hırsına bu 301 canın feda edildiğini görüyoruz" dedi.

Arslan, Soma'daki maden faciasıyla ilgili Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın üçüncü oturumunda, iddianamenin okunmasının ardından gazetecilere açıklama yaptı. 

Soma Kömürleri AŞ'nin maden ocağını 2009 yılında devralmasından sonra işletmenin çok para kazanma hırsıyla çalıştırıldığını ileri süren Arslan, gerekli uyarılar yapıldığı ve birçok kaza yaşandığı halde hiçbir güvenlik önleminin alınmadığını söyledi.

Soma'daki maden faciasında 301 şehidin feda edildiğini dile getiren Arslan, şöyle konuştu:

"İhalede 2017 yılında bitirilmesi gereken işi, 2014 yılında bitiriyor. Yılda bin 500 ton olan üretimi, 3 bin 500 tona çıkarıyor. 2 bin işçi çalıştırılacak yerde 4 bin işçi çalıştırmaya başlıyor. Buradan çok büyük karlar elde ederken, güvenlik anlamında hiçbir yatırım yapmıyor. 2006 yılında zarar ederken, 2013 yılında TKİ kamu işletmeleri içerisinde 2'nci kar eden kurum haline geliyor. Yani iddianamenin tamamını şöyle değerlendirdiğimizde para kazanma hırsına bu 301 canın feda edildiğini görüyoruz." 

İddianamenin okunmasının tamamlandığını, duruşmanın öğleden sonraki oturumunda tutuklu sanıkların ifadelerinin alınıp sorgularının yapılacağına işaret eden Arslan, "Öncelikle işletme sahibi olarak Can Gürkan'ın ifadesi alınacak. Yarın da duruşma devam edecek, hafta sonu ara verilecek ve Pazartesi günü sabahtan itibaren tekrar sanıkların ifadeleri alınacak" dedi. 

- Çalışanlara "daha fazla üretim" baskısı

Ölen madencilerden Uğur Çolak'ın annesi Gülsüm Çolak'ın avukatı Mahmut Aydın, işletmede fiziksel şiddet uygulandığını da savunarak, "Psikolojik ve fiziksel şiddet var. Tutuklu sanıklardan birinin insanlar üzerinde 'daha fazla üretim yapılacak' diye ciddi baskısı var. Bazı aileler, madencilerin yemek yemeye bile zor vakit bulduğunu söylüyor" diye konuştu. 

Duruşmaya gelen Arzu Kılıç da ölen maden işçisi oğlu Sezai Kılıç'ın, "10 dakika ekmek molasının ardından tekme ile iş başına geçmek zorunda kaldığını anlattığını" söyledi. 

Baba Zafer Kılıç ise "Ben çocuğumun hakkını savunmaya, hakkını aramaya devam edeceğim. Çocuğum kazadan 1 ay önce işi bırakmak istediğini belirterek 'Baba ben bu işe gitmeyeyim' demişti. Ailesinin başka bir gelir kaynağı olmadığı için mecburen gitti. 'Çok büyük baskı var, yanıyor maden' dedi. Taşeron olarak çalıştırdılar, bugüne kadar taşeron firması tarafından kapımız bir kez olsun çalınmadı" diye konuştu.

- Sanıklar hakkında istenilen cezalar

Faciada sorumlulukları bulunduğu iddiasıyla bazı maden şirketi yöneticileri ve çalışanları hakkında açılan davada, tutuklu 8 sanık "olası kastla öldürme" suçundan 301 kez 20 yıldan 25 yıla, "neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama" suçundan da 162 kez 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle yargılanıyor.

Tutuksuz 37 sanıktan 12'sinin "taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birlikte birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmalarının istendiği davada, 25 tutuksuz sanık hakkında ise bu suçları "bilinçli taksirle" işledikleri gerekçesiyle aynı aralıktaki ceza süresinin, üçte birden yarısına kadar artırılarak uygulanması talep ediliyor.