Soma'daki maden faciası davası

Soma'daki maden faciası davası
Soma'daki maden faciası davası
- Soma'daki maden faciasıyla ilgili Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın üçüncü oturumunun öğleden sonraki bölümünde sanık ifadelerinin alınmasıyla devam edildi - Tutuklu sanıklardan Soma Kömürleri AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan: "Kazanın olduğu ocakta sadece maaş ödemesi aylık 20 milyon liradan fazladır. Bu boyuttaki bir şirketin ihtiyaçlarını karşılayamaması söz konusu değildir. Bu kazanın nasıl olduğunu anlamak en büyük arzumuzdur"

MANİSA (AA) - Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde, Soma'daki maden faciasına ilişkin 8'i tutuklu 45 sanığın yargılandığı davanın üçüncü oturumu, sanık ifadelerinin alınmasıyla devam edildi. 

Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davanın üçüncü oturumunun öğleden sonraki bölümünde sanık ifadelerinin alınmasına geçildi. 

Davanın 1 numaralı sanığı konumundaki Soma Kömürleri AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, duruşmada yaptığı savunmada, elim olayda 301 çalışanlarını yitirdikleri için son derece üzgün olduklarını belirterek, olayda yaşamını yitiren madencilere Allah'tan rahmet, geride kalan ailelerine de başsağlığı ve sabırlar diledi. 

Gürkan'ın bu sözleri üzerine salondan "dileme, dileme" sesleri yükseldi. Mahkeme başkanı Aytaç Ballı, salondakileri uyararak sessizliğe davet etti. 

Savunmasına tepkilerin sona ermesinin ardından devam eden Gürkan, şirketleri hakkında bilgi vererek, 1983 yılında kurulan Soma Kömürleri AŞ'nin bünyesindeki 6 maden ile Türkiye 'nin en büyük ve en köklü özel maden şirketi olduğunu dile getirdi. 

Gürkan, olayın meydana gelmesinin ardından tutuklandıkları için olayın nedenine ilişkin araştırma yapma fırsatı bulamadığını, bu nedenle de bilirkişi raporunu heyecanla beklediğini ancak hazırlanan raporun kendileri için hayal kırıklığı olduğunu ifade etti. 

Bilirkişi raporunda, kazanın meydana geldiği Eynez maden ocağının sanki küçük bir ocak, şirket hiyerarşisi olmayan bir işletme gibi anlatıldığını, oysa işletmelerinin alanında yılların birikimine sahip uzmanlaşmış idareciler tarafından yönetildiğini, çok sayıda uzmanlaşmış maden mühendisinin çalıştığını ve yine her birimin kendi uzmanlık alanındaki işi yaptığı, diğer birimin işine karışmadığı bir uzmanlık anlayışına sahip olduğunu anlattı. 

-"Bilirkişi raporunu olay yerine gitmeden hazırlandı"

Gürkan, bilirkişi heyetinin raporunu olay yerine tam olarak gitmeden hazırladığını da iddia etti. Rapora itiraz ettiklerini ayrıca heyet hakkında suç duyurusunda bulunduklarını belirten Gürkan, ancak bunun savcılıkça reddedildiğini söyledi. 

Bilirkişi raporunun, kazanın "sıcak kömür kopuğundan" kaynaklandığını belirtmesine karşın daha sonra bakanlık ve TBMM tarafından oluşturulan araştırma komisyonlarının, olay yerine giderek yaptıkları incelemelerde, kazanın bölgenin taş duvar olması nedeniyle bu şekilde oluşamayacağının ortaya konulduğunu ileri süren Gürkan, şunları söyledi:

"30 yıllık şirket tarihimizde değil 301 kişi, 3 kişinin bile öldüğü kaza bile olmadı. Şirketimiz bu konuda tertemiz bir sicile sahiptir. Peki, bu kaza neden oldu? Bunun ortaya konulması, sadece adil yargılama için değil, bir daha böyle kazaların olmaması açısından önemlidir. Bu nedenle bu kaza, çok ciddi bir şekilde incelenmelidir. Olay yerine gitmeden hazırlanan bilirkişi raporuyla bu ortaya konulamaz. Bizim en büyük gururumuz bugüne kadar tertemiz sicilimizdi. Bu olay, dava sonucunda alabileceğimiz cezadan bizim için daha fazla yaralayıcıdır. Yapılacak incelemelerle adaletin tecelli edeceğine inanıyorum. Gerçek sebebin anlaşılması, bizlerin ve yakınlarını kaybeden ailelerin acısını bir derece azaltacaktır."

-"Benden ne talep edildiyse yaptım"

 Gürkan, iddianamede, "ocaktaki eksikliklerin giderilmemesi" konusunda şahsına yöneltilen suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Benden talep edilip karşılanmayan hiçbir şey yoktur" dedi. 

Savunmasını bu sözlerle tamamlayan Gürkan, tahliyesini ve dava sonucunda beraatini talep etti. 

Mahkeme başkanı Ballı'nın, iddianamede üzerine atılı suçlamaları hatırlatarak yönelttiği soru üzerine de "Kazanın olduğu ocakta sadece maaş ödemesi aylık 20 milyon liradan fazladır. Bu boyuttaki bir şirketin ihtiyaçlarını karşılayamaması söz konusu değildir. Bu kazanın nasıl olduğunu anlamak en büyük arzumuzdur" dedi. 

-Sanıklar hakkında istenilen cezalar 

Davada, tutuklu 8 sanık "olası kastla öldürme" suçundan 301 kez 20 yıldan 25 yıla, "neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama" suçundan da 162 kez 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istemiyle yargılanıyor. 

Tutuksuz 37 sanıktan 12'sinin "taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birlikte birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmalarının istendiği davada, 25 tutuksuz sanık ise bu suçları "bilinçli taksirle" işledikleri gerekçesiyle aynı aralıktaki ceza süresinin, üçte birden yarısına kadar artırılarak uygulanması talep ediliyor.