Soma'daki maden faciası davası

Soma'daki maden faciası davası
Soma'daki maden faciası davası
- Tutuklu sanıklardan işletme müdürü Çelik: "Eğer kendinden yanan, bizden kaynaklanan yangınsa Soma'daki madenci anıtında kendimi yakacağım" - "Her gün yüz yüze baktığım arkadaşlarımı öldürmekle suçlanıyorum. Keşke ölseydim diyorum, her gün yataktan ağlayarak uyanıyorum"

MANİSA (AA) - Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde, Soma'daki maden faciasına ilişkin 8'i tutuklu 45 sanığın yargılandığı davanın sanıklarından işletme müdürü Akın Çelik, "Eğer kendinden yanan, bizden kaynaklanan yangınsa Soma'daki madenci anıtında kendimi yakacağım" dedi.

Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davanın üçüncü oturumunun öğleden sonraki bölümünde sanık ifadelerinin alınmasına devam ediliyor.

Davanın 3 numaralı sanığı konumundaki işletme müdürü Akın Çelik, duruşmadaki savunmasına, çoğunu tanıdığını belirttiği faciada hayatını kaybedenlere, Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyerek başladı.

Kurtarma çalışmalarına katıldığını, 1 dakikayla kurtarıldığını ve hayatta kaldığını vurgulayan Çelik, "Ailelerin acılarını, yürekten hissediyorum. Belki benim de ailem, onların arasında olacaktı" ifadesini kullandı.

Çelik, Dokuz Eylül Üniversitesi'ni bölüm birincisi olarak bitirdiğini, madencilerin çalışma şartlarını öğrenmek amacıyla 1995 yılında 6 ay süreyle madende çalıştığını anlatarak, şöyle konuştu:

"Her gün yüz yüze baktığım arkadaşlarımı öldürmekle suçlanıyorum. Keşke ölseydim diyorum, her gün yataktan ağlayarak uyanıyorum. Nasıl olduysa her türlü cezaya razıyız. Onlar dostumuz, tanık olarak karşımıza gelecekler. Böyle bir şey olmasaydı da biz de böyle bir şeyin kurbanı olmasaydık."

Duruşmadaki savunmasının büyük bölümünü, bilirkişi raporunun gerçekleri yansıtmadığı iddiasına ayıran Çelik, ailelerden davayı takip etmelerini istedi.

Çelik, şunları söyledi:

"Bu olay, böyle değil. Bilirkişi, üniversiteden hocalarım. Türkiye ve dünya , bu davayı takip ediyor, toplumsal baskı var. Nasıl olduğu gerçeği ortaya çıksın. Bilirkişi, ifadelerin alınmasının ardından, tespit ettiği ilk kaza nedeninin doğru olmadığını öğrendi. Sensörlerden, senaryolarına uygun olanın sağlam, olmayanı bozuk olarak nitelendirmişler. Bilirkişi raporunda, insanlar gaz ve yangın içinde çalışıyordu gibi yansıtılıyor. Öyle bir şey yok. Eğer kendinden yanan, bizden kaynaklanan yangınsa Soma'daki madenci anıtında kendimi yakacağım. Hepimizin yüreği yanıyor. Kimin vicdanı rahat, kim üzülmedi. Yanlış anladılar, yanlış kanaat getirdiler. Gerçek neden bulunsun."

Ocak dışında kargaşa gözükse de madendeki kurtarma çalışmalarının organize şekilde yürütüldüğüne değinen Çelik, ocaktaki sabit sıcaklık sensörünün düzgün veri üretmediğini, olay günü maden içindeki sıcaklığın 46 derecenin üzerine çıkmasının mümkün olmadığını anlattı. 

Sensörlerle elde edilen karbonmonoksit düzeyinin aktarıldığı grafikleri mahkeme başkanı Aytaç Ballı'ya gösteren Çelik, bilirkişi raporunda, sensör verilerinin ortalamasının alınması yanlışına düşüldüğünü iddia etti.

Çelik, dinamit patlatmaları nedeniyle karbonmonoksit değerlerinde anlık yükselmeler gözlendiğini, üst yasal değer 50 PPM'e geldiğinde ise o bölgedeki çalışmayı durdurduklarını savundu.

Dinamit kimin tarafından atıldığının ve atıldığı yerin defterde tutulduğunu ancak tam saatinin kaydedilmediğini, bunun da bugüne kadar müfettişlerce sorulmadığını öne süren Çelik, kendisi sorumlu olmadığı gerekçesiyle gaz maskelerinin durumunu bilemeyeceğini ifade etti.

Çelik, ocaktaki sığınma cebinin, zaman içinde tahrip olduğuna değinerek, tedbir amaçlı belli bölgelere kül basmalarının, "Ocakta yangın vardı. Sürekli üstü kapatılıyordu" diye yansıtıldığını ileri sürdü.    

-Savunmasının ardından fenalaştı

Mahkeme başkanı Aytaç Ballı'nın duruşmaya ara verdiğini açıklamasının ardından madenci yakınları, "Asın kendinizi, oradan çıkmayın" gibi sözlerle sanıklara tepki gösterdi.

Savunmasını "Ayakta duramıyorum" sözleriyle bitiren, ara sırasında da rahatsızlanan Akın Çelik'e, salon dışında bekleyen sağlık ekiplerince müdahale edildi.