Soma'daki maden faciası davası

Soma'daki maden faciası davası
Soma'daki maden faciası davası
- Tutuklu sanıklardan iş güvenliği uzmanı ve vardiya amiri Kazık: "Maden ocağında güvenlikle ilgili herhangi genel tatbikat yapılmamıştı" - Tutuksuz sanıklardan vardiya emniyet mühendisi Erdoğan: "Olay zamanı, olağanüstü durum uyarısı yapılmadığı için vardiyası gelip içeri girenler oldu. Bazılarını da biz kurtardık"

MANİSA (AA) - Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi 'nde, Soma'daki maden faciasına ilişkin 8'i tutuklu 45 sanığın yargılandığı davanın tutuklu sanıklarından iş güvenliği uzmanı ve vardiya amiri Hilmi Kazık, maden ocağında güvenlikle ilgili herhangi genel tatbikat yapılmadığını bildirdi.

Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın dördüncü oturumunda, iş güvenliği uzmanı ve vardiya amiri Hilmi Kazık'ın savunması alındı.

Tutuklu sanık Hilmi Kazık, olay günü saat 16.00-24.00 vardiyasına çalışmak için geldiğinde ocakta olağanüstü durum olduğunu öğrendiğini belirtti.

Bunun üzerine kurtarma çalışmalarına katıldığını ifade eden Kazık, "Ocaktan çok yoğun duman çıkıyordu. Bu dumandan kimse çıkamazdı. Dumanda 10 metre ilerledik, cesetlerle karşılaştık. Sonra geri dönmek zorunda kaldık" diye konuştu.

Kazık, güvenlikle ilgili durumlarda işçilerin ve kendisinin ne yapması gerektiğini bildiğini öne sürerek, mahkeme başkanı Aytaç Ballı'nın konuya ilişkin sorusuna, "Maden ocağında güvenlikle ilgili herhangi genel tatbikat yapılmamıştı" yanıtını verdi.

Hilmi Kazık'ın "Eşim ve çocuğum var, tahliye olmak istiyorum" demesi üzerine, salondakiler "Biz ne olacağız. Eşlerimizden ne istediniz?" tepkisini verdi.

Hilmi Kazık'ın savunmasıyla tutuklu 8 sanığın savunmalarının alınması tamamlandı.

-Tutuksuz tanıkların savunmaları alınmaya başlandı

Mahkeme başkanı Aytaç Ballı, savunmasını almak için tutuksuz sanıklardan ilk olarak vardiya emniyet mühendisi Yalçın Erdoğan'a söz verdi.

Yalçın Erdoğan, saat 16.00-24.00 vardiyasına geldiğini ve kurtarma çalışmalarına katıldığını anlatarak, bulunduğu bölüme ocaktan çıkan işçinin bitkin halde geldiğini, onun söylemesiyle de ocağın giriş kısmından bir işçiyi de baygın halde çıkardığını söyledi.

Mahkeme başkanı Ballı'nın "Olağanüstü durum olduğu, kimsenin madene girmemesi uyarısında bulunuldu mu?" sorusunu Erdoğan, "Olay zamanı, olağanüstü durum uyarısı yapılmadığı için vardiyası gelip içeri girenler oldu. Bazılarını da biz kurtardık" şeklinde cevap verdi.

Bunun üzerine tepki gösteren iki madenci yakını, mahkeme başkanı Ballı'nın uyarısına rağmen sakinleşmeyince, diğer madenci yakınlarınca salondan çıkarıldı.

Savunmasına devam eden Erdoğan, kendisi dahil iş güvenliği uzmanlığı belgesi olmadan emniyet sorumluluğu verilen mühendisler bulunduğunu dile getirerek, genel tatbikat yapılmasa da acil durumlarla ilgili eğitimleri olduğunu savundu.

Olayla ilgili 4 gün kurtarma çalışmalarına katıldığını, 5. gün ise yakınının cenazesi çıkarıldığı için ocağa girmediğini anlatan Erdoğan, "Ben de aynı şartlarda çalışıyordum. Risk görsem, hem kendim ocağa girmem hem çalışma arkadaşlarımı uyarırdım" dedi.  

Erdoğan, üzerine atılı suçları kabul etmediğini, beraatini ve denetimli serbestlik kararının kaldırılmasını talep ederek savunmasını bitirdi.

Yalçın Erdoğan'ın bu sözlerine madenci yakınları, "Bizimkiler nasıl çıkacak yerin altından?" sözleriyle tepki gösterdi.

Mahkeme başkanı Aytaç Ballı, duruşmaya 10 dakika ara verdi.

-Sanıklar hakkında istenilen cezalar 

Davada, tutuklu 8 sanık "olası kastla öldürme" suçundan 301 kez 20 yıldan 25 yıla, "neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama" suçundan da 162 kez 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istemiyle yargılanıyor.

Tutuksuz 37 sanıktan 12'sinin "taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birlikte birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmalarının istendiği davada, 25 tutuksuz sanık ise bu suçları "bilinçli taksirle" işledikleri gerekçesiyle aynı aralıktaki ceza süresinin, üçte birden yarısına kadar artırılarak uygulanması talep ediliyor.