Soma'daki maden faciası davası

Soma'daki maden faciası davası
Soma'daki maden faciası davası
- Davanın 12'nci oturumu tamamlandı - Tutuklu sanıklardan işletme müdürü Çelik: - "Ocak içindekilerin bir kısmının yanlış yönlendirilmesi, olayın vehametini artırdı"

MANİSA (AA) - Soma'daki maden faciasına ilişkin Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın 12'nci oturumu tamamlandı.

Duruşmada, öğle arasının ardından "çapraz sorgu" olarak bilinen sanıklara doğrudan soru yöneltilmesi aşamasına devam edildi.

Mahkeme Başkanı Aytaç Ballı, tutuklu sanıklardan şirketin genel müdürü Ramazan Doğru'nun ardından işletme müdürü Akın Çelik'e söz verdi.

İlk olarak Cumhuriyet Savcısı Burak Kocaoğlu'nun sorularını yanıtlayan Çelik, ocaktaki ortalama karbonmonoksit değerinin yasal değer olan 50 PPM'in üzerinde bulunan ocakta yangın olduğu anlamına gelmediğini iddia etti.

Yangın çıkması durumunda ölçülen değerlerin sürekli yükselmesi gerektiğini ancak mevcut verilerin dalgalı seyretmesinin dinamit atımlarından kaynaklandığını savunan Çelik, dinamit atımları sırasında değerler aşıldığında da işin durdurulduğunu ileri sürdü.

Çelik, yer sıcaklık değerini ölçen sabit sensörlerden birinin anlamsız veri ürettiğini, bu sensörün ölçtüğü 45-46 derece sıcaklığın gerçeği yansıtmadığını savunarak aynı bölgedeki seyyar sensör verilerinin ortam sıcaklığını 27-28 dereceyi gösterdiğini kaydetti.

Olay öncesi acil tahliye planlarının hazır olduğunu, ocağın 32-35 dakika içinde boşaltılmasının planlandığını aktaran Çelik, kaza anında ocaktakilerin bir kısmının çıkmayı başardığını söyledi.

Sanık ve müşteki avukatlarının sorularını da yanıtlayan Akın Çelik, olay yerindekiler de dahil ocaktaki telefonların çalıştığını ileri sürerek "Olayı ilk olarak kaza yerinden 400 metre ileridekiler olayın başlangıcından 20-25 dakika sonra haber verdi. Telefonları çalıştığı halde olayın gerçekleştiği U3 panosundan kimse haber vermedi" diye konuştu.

"Ocak içindekilerin bir kısmının yanlış yönlendirilmesi, olayın vahametini artırdı" iddiasını dile getiren Çelik, kazanın sabotaj veya civardaki açık ocaklarda patlatmalar nedeniyle oluşan çatlaklardan gaz girişi gibi nedenlerle gerçekleşmiş olabileceğini öne sürdü.

Çelik, Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu'na (TKİ) ait Soma'da tahlisiye ekibi bulunmadığını belirterek, "Olsa, belki iyi olurdu" dedi.

- Oksijen maskesi eleştirisi

Acil durum planının başarı durumunun kaza nedeninin ortaya çıkmasıyla belli olacağını dile getiren Çelik, işletmedeki oksijen maskesi sayısının yetersizliğine yönelik eleştiriye, "Bir işçinin her tarafı oksijen maskesi de olsa o ortamda 20 metre ilerleyemezdi" yorumunda bulundu.

Tahlisiye ekipleri dışında kazanın ardından AKUT ekiplerinin ocağa gelmesinin tahliye planındaki eksikliği gösterip göstermediği sorusunun yöneltildiği Çelik, "Bilinçli AKUT'çunun yer altına girmemesi lazım" görüşünü dile getirdi.  

 Çelik, ocakta "dayıbaşı" sisteminin uygulanmadığını, müfettiş denetimlerinin önceden haber alınıp ona göre hazırlık yapıldığı iddiasının doğru olmadığını savundu.

- "Emekli olup tatil yapacaktım"

"TKİ ile sözleşme gereği yıllık 15 milyon ton üretim rakamına vaktinden önce ulaşılacağının gözüktüğü, bu durumda ne yapılacağının" sorulması üzerine Çelik, "Üretimi durdururduk. Ben de emekli olup tatil yapacaktım" yanıtını verdi.

Akın Çelik, aynı sözleşmeye göre TKİ'nin talebi üzerine yıllık üretimin yüzde 20 artırılabileceğinin hatırlatılması ve bu talebin resmen gelip gelmediğinin sorulması üzerine "TKİ'nin yüzde 20 üretim artırımını kabul ettiğini  bugün öğrendim" dedi.

Duruşmaya, yarın devam edilmek üzere ara verildi.

Davada, 8'i tutuklu 46 sanık yargılanıyor.