Soma'daki maden faciası davası

Soma'daki maden faciası davası
Soma'daki maden faciası davası
- Faciadan yaralı kurtulan mağdurların dinlenmesine devam edilen davanın 20. oturumu sona erdi - Orhan Turan'ın duruşmada okunan savcılık ifadesindeki bazı cümlelere, "Ben böyle bir şey söylemedim" şeklinde itiraz etmesi, faciada hayatını kaybeden bazı işçilerin yakınları tepki gösterdi

MANİSA (AA) - Soma'daki maden faciasına ilişkin 8'i tutuklu 46 sanığın yargılandığı davanın 20. oturumu sona erdi.

Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada, sağ kurtulan mağdurların dinlenmesine devam edildi.

Yaklaşık 10 yıllık maden işçisi olduğunu, 2011 yılından bu yana da facianın yaşandığı Eynez ocağında üretim ustası olarak çalıştığını belirten  Saadettin Özkoç, olay günü saat 15.00 sularında işlerini bitirdiklerini, çıkmaya hazırlandıkları sırada "patlama oldu" denmesi üzerine hava çıkışına yönlendirildiklerini söyledi.

Özkoç, gaz maskelerini taktıklarını anlatarak, "Bir süre sonra etrafımdaki arkadaşlar bayılmaya başladı. Üç arkadaş bir yerde hava bulduk. Biri 10-15 dakika, diğeri yarım saat dayandı. Bekledim, Allah'a dua ettim. Bu sırada kendimi yokladım, eğer bir uyuşma varsa bir an önce öleyim diye kendimi bırakacaktım. Arkadaşlarım arasında kötü vakit geçirdim" diye konuştu.

Bu sırada bazı şehit madencilerin yakınlarının ağladığı görüldü. Fenalaşan ailelere sağlık ekipleri müdahale etti. 

Ocağın riskleriyle ilgili ocak içinde bir eğitim verilmediğini savunan Özkoç, mühendis Koray Karadağ'ın duman nedeniyle beklemelerini söylediğini hatırlatarak, "Beklemeseydik sağ çıkamazdık" dedi.

Özkoç, ocakta yaşam odası bulunsa diğer işçilerin de kurtulacağına inandığını, böyle bir olay olacağını düşünmedikleri için de kaçış planlarının olmadığını ifade ederek, şunları söyledi:

"Olaydan önce dumana, yangına rastlamadım. Seyyar ölçüm cihazlarıyla ocakta ölçüm yapılıyordu. Sabit sensörlerin ışığı yanıyordu ama çalışıp çalışmadığını bilmiyorum. Her dinamit atışında emniyetçi olmuyordu. İş güvenliği ile ilgili bir sıkıntı yaşamadım. Olaydan önce madene kendi evim gibi giriyordum. Üretimle ilgili baskı yapılırdı, daha fazlasını istiyorlardı.  Son bir iki ayda baskı artmıştı. Bir çok amir çalışanlara karşı sert ve kalp kırıcı konuşmalarda bulunuyordu. Olay yeri 500-600 metre uzaktaydı, olayın nedeni de tam belli olmadığı için şikayetçi değilim."

Özkoç, mahkeme başkanının sorusu üzerine hala Eynez maden ocağında çalıştığını sözlerine ekledi.

-Madenci ailelerinden tepki

Orhan Turan ise 2007 yılından bu yana maden işçisi olduğunu, 2009 yılının sonunda da Eynez ocağında kömürün nakliyesini sağlayan bantçı olarak çalışmaya başladığını aktardı.

 Olaydan sonra mühendis Koray Karadağ'ın "bekleyelim" dediğini belirten Turan, ifadesinde şunları kaydetti:

"Gaz maskemi kullandım, 10 dakika sonra altı ısınmaya, dudağımı yakmaya başladı. Maskesi çalışmayan görmedim. İstim borusundaki havayı soludum. Bir süre sonra kendimi kaybettim. Hastanede uyandım. Ocakta riskli olaylara karşı pratik eğitim almadım, tatbikat olmadı."

Daha sonra mahkeme başkanı Aytaç Ballı, Turan'ın savcılıkta verdiği ifadeyi okudu. Ballı'nın, daha önceki ifadesinde bulunan "alınan tedbirler işin yürümesine yönelikti, iş güvenliği ile ilgili gerekli tedbirler alınmıyordu" şeklindeki cümlesini açıklamasını istemesi üzerine Turan "Bunu diğer arkadaşlarım için söyledim, ben tedbirimi alıyordum" dedi. Ballı'nın, "kendi maskem kullanılamaz olunca ölen arkadaşlarımdan birinin maskesini aldım, boş çıktı" dediğini hatırlatarak "maske boş mu çıktı?" diye sorması üzerine de Turan "Hayır, panik nedeniyle ben maskeyi açamadım" yanıtını verdi.

Turan, Ballı'nın savcılık ifadesindeki bazı sözlerini hatırlatması üzerine "bilmiyorum", "ben öyle bir şey söylemedim" yanıtını verdi. Bunun üzerine Ballı, "neden böyle bir ifade verdin" diye sordu. 

Turan'ın savcılıkta verdiği ifadesindeki bazı sözlerini değiştirmesi, bazılarına da "ben öyle bir şey söylemedim" demesine şehit madencilerin yakınları tepki gösterdi. Turan, şikayetçi olmadığını söyledi.

Turan ifadesinin ardından salondan çıktı. Bu sırada bazı aileler de salondan çıkarak Turan'a tepki gösterdi. Bir süre binadaki bir odada bekletilen Turan daha sonra sanık avukatlarının kullandığı kapıdan çıkarıldı.

-"Çalışanlara tokat atardı"

Faciadan yaklaşık iki yıl önce Eynez ocağında çalışmaya başlayan Serkan Turan ise taban görevlisi olarak çalıştığı madende iş güvenliğine ilişkin bir eğitim almadığını söyledi.

Müfettişlerin ocağa gelip gelmediğinin sorulması üzerine Turan, "Müfettişlerin bilinen bir yolu var. Gelseler de gelmeseler de fark etmiyor ki o yoldan gelip gidiyorlar" dedi.

Turan, vardiya amiri İsmail Adalı'nın çalışanlara zaman zaman tokat atığını öne sürerek, "Küfür zaten normaldi" ifadesini kullandı. İşletme Müdürü Akın Çelik'in de çalışanlara küfür ettiğini çalışma arkadaşlarından duyduğunu belirten Turan, olayın üzerinden zaman geçtiğini, bu nedenle şikayetçi olmadığını kaydetti. 

Tevfik Sel ise olay günü 16.00-24.00 vardiyası için ocağa geldiğini, girişte bir duman kokusu aldığını, ancak bunun dinamit patlatılmasından kaynaklanmış olacağını düşündüğü için bir süre ocağa doğru ilerlediğini aktararak, duman yoğunlaşınca dışarı çıktığını ifade etti.  Sel, "Şikayetçiyim, sorumlular cezalarını bulsun. Olay sırasında yere düştüğümde yüzümden yaralandım. Kulağımda işitme kaybı oldu. Çalışmak için aynı şirkete gittim beni işe almadılar. Şu an belediyede temizlik işlerinde çalışıyorum. Keşke ölseydim, belki bu halde olmazdım" ifadelerini kullandı, şikayetçi olduğunu ifade etti.

-"Gaz maskeleri çalışmıyordu"

Yüksel Ünlü de olay günü saat 14.40 sularında işini bitirdiğini, çıkmak isterken dumanı hissettiğini anlattı. Yoğun dumandan dışarı çıkabilmek için yolda karşılaştığı arkadaşlarıyla kol kola girdiklerini söyleyen Ünlü, kendisinin ve arkadaşlarının gaz maskelerinin çalışmadığını, bir süre sonra kendilerinden geçtiklerini, kurtarmaya gelen ekiplerce ocaktan çıkarıldıklarını, maskelerini de ocağa attıklarını belirtti.

Ünlü, şikayetçi olduğunu sözlerine ekledi.

Mahkeme Başkanı Aytaç Ballı, duruşmaya yarına kadar ara verdi.