Soma'daki maden faciası davası

Soma'daki maden faciası davası
Soma'daki maden faciası davası
- Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde 8'i tutuklu 46 sanığın yargılandığı davada mağdur ve tanıkların dinlenmesine devam edildi - Mağdur Mehmet Bozdaz : "Müfettiş geleceği zaman normal zamanlarda olmayan güvenlik önlemleri alınıyordu" - Mağdur Gökhan Kuruoğlu: "Biraz daha tedbirli olunsa olayın önüne geçilebilirdi"

MANİSA (AA) - Soma'daki maden faciasına ilişkin 8'i tutuklu 46 sanığın yargılandığı davada, mağdur ve tanıkların dinlenmesine devam edildi.

Akhisar Ağır Ceza Mahkemesindeki davanın 24'üncü oturumunun başında söz alan müşteki avukatlarından Aziz Aytaç, dünkü oturumda tutuksuz sanık Serdar Günay'ın mağdur Fikri Yıldırım'a yönelttiği "(Müfettiş gelince ortalık temizleniyor) gibi yalan ifade veriliyor, acaba kırmızı halı da seriliyor muydu?" ifadelerinin mahkeme disiplinini bozduğunu savunarak "Burası Soma AŞ ofisi değil, burası mahkeme" dedi.

Mağdur sıfatıyla ifade veren Mehmet Bozdaz, Eynez Ocağında 5,5 yıldır bantçı olarak çalıştığını, facianın yaşandığı gün 3. bant kuyruğunda görevini yaptığını belirtti.

Bozdaz, saat 14.50 civarında 4. bandın durduğunu, sebebini öğrenmek için aşağı doğru indiği sırada duman geldiğini, öncesinde herhangi bir koku duymadığını anlattı. Olaydan sonra maden işçiliği yapmadığını söyleyen Bozdaz, ifadesinde şunları kaydetti:

"Olayın bir patlamadan kaynaklandığını düşünmüyorum. Olay yerine en yakın insanlardan biri bendim. Duman sıcaktı ama alev yoktu. Kablo kokusu gibi bir koku vardı. Bant yansa anlardım. Müfettişin geleceğini önceden bilirdik. Müfettiş geleceği zaman normal zamanlarda olmayan güvenlik önlemleri alınıyordu."

Bozdaz, şikayetçi olmadı. 

- "Bas konuş olsaydı ölü sayısı daha az olabilirdi"

Mağdur Gökhan Kuruoğul ise olay günü 3. bantta bantçı olarak görev yaptığını aktararak, aniden bir duman geldiğini, yanmış kablo kokusu mu yoksa yanmış bant kokusu mu olduğunu kestiremediğini söyledi. Duman öncesinde bir alev görmediğini, göçük olduğunu duymadığını ifade eden Kuruoğul, şöyle devam etti:

"Emniyetçiler görevlerini tam olarak yapmıyorlardı. Gözlük, kulaklık, maskeleri gelip sormaları lazımdı bize, bunlar yoktu. Bantla ilgili uyarılar yapıyorlardı. Bantta yangın çıksa ne yapmam gerektiğine dair bir eğitim almadım, tatbikat yapmadık. Denetçilerin geleceğini 1 hafta önceden öğrenirdik."

Kuruoğul, Mahkeme Başkanı Aytaç Ballı'nın "şikayetçi misin?" sorusu üzerine "Susma hakkımı kullanabilir miyim?" dedi. Ballı'nın burada susma hakkı olamayacağını belirtmesi üzerine de "Tabi ki sanıklar kimsenin ölmesini istemezdi. Ben ihmalden dolayı şikayetçiyim. Biraz daha tedbirli olunsa olayın önüne geçilebilirdi. Daha önce ocakta bas konuş sistemi vardı. Herkes bir yerde bir arıza olsa duyuyordu. Bu sistem olsa biz belki arkadaşlarımıza 'ocağı bir an önce boşaltın' derdik, ölü sayısı daha az olabilirdi" diye konuştu.

Mahkeme Başkanı Ballı, duruşmaya öğle arası verdi.