Soma'daki maden faciası davası

Soma'daki maden faciası davası
Soma'daki maden faciası davası
- Sanık avukatlarından Çekin: "Savcılığın iddianamesinin temeli çöktü" - Sanık avukatlarından Koçyiğit: "Yargılama gerçek bilim insanlarının araştırmasına dayansaydı Türkiye'nin en basit davalarından olurdu"

MANİSA (AA) - Soma'daki maden faciasına ilişkin 8'i tutuklu 46 sanığın yargılandığı davada, ara karar öncesi tarafların yazılı ve sözlü taleplerinin alınmasına devam edildi.

Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmanın öğle arasından sonraki bölümünde söz alan tutuklu sanık Can Gürkan'ın avukatı Kadir Çekin, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporun bilimsel olma özelliğini taşımadığını, kamuoyu baskısıyla hazırlandığını öne sürerek, dinlenen mağdur ve tanıklardan sonra "paçavra rapor haline geldiğini" iddia etti.

Bilirkişinin mahkemeye gelerek, raporu hangi mantıkla hazırladıklarının hesabını vermesini talep ettiklerini söyleyen Çekin, o rapora göre hazırlanan iddianamede de sanıklarla suçlar arasında illiyet bağı kurulmadığını öne sürdü. Çekin, facianın kömür yangınından çıkmadığının raporla belirlendiğini, ancak müşteki avukatlarının "Kömür örneklerini siz aldınız" diyerek rapora itiraz ettiğini aktararak, "Getirsinler bilirkişilerini, teknik destek bizden, madenden kömür örnekleri alsınlar, yanmış mı, yanmamış mı?" dedi.

Çelişkili ifade eden mağdurların tekrar dinlenmesini talep eden Çekin, "Olayın nedeni belli değil, mağdurlar ve tanıklar beyanlarını değiştirmiş, illiyet bağı yok, kuvvetli suç şüphesi yok, kaçma şüphesi yok. Biz burada maddi gerçeği arıyoruz. Müvekkilim 1.5 yıldır tutuklu bulunuyor. Savcılığın iddianamesinin temeli çöktü. Bu nedenlerle müvekkilimin tahliyesini, eğer kabul edilmezse adli kontrol, yurtdışı yasağı gibi alternatif tedbirlerle tahliyesini talep ediyoruz" diye konuştu.   

Tutuklu sanıklardan Akın Çelik'in avukatı Yusuf Koçyiğit de delillerin tam olarak toplanmadığını, tam anlamıyla olay yeri incelemesi yapılmadığını savunarak, bu noktada soruşturma makamlarının noksanlığının bulunduğunu ileri sürdü.

Bir suçtan dolayı kovuşturulan kişinin, suçluluğu mahkeme kararıyla sabit olmadıkça suçlu sayılmamasını ifade eden masumiyet karinesine inandıklarını vurgulayan Koçyiğit, ancak sanıkların önyargıyla suçlu olarak gösterildiğini, objektif olmayan medyanın bu süreçten elini çekmesi gerektiğini iddia etti. Koçyiğit, "Yargılama gerçek bilim insanlarının araştırmasına dayansaydı Türkiye 'nin en basit davalarından olurdu" diyerek, "bilirkişilerin olay yerine gelmeden, dosya üzerinden inceleme yaparak rapor hazırladığını" ifade etti.  

Bilirkişi heyetinin mahkemede dinlenmesi taleplerinin olmadığını söyleyen Koçyiğit, "Bilirkişiler buraya gelmemelidir. Bilimsel olmayan görüşlerine burada itibar kazandırmalarına izin verilmemeli. Raporlarını itibarlı hale getirme çalışmalarını kabul etmiyorum. Bir an evvel gerçek bilim insanlarını davet etmeyi, bilimsel yöntemlerle çalışmalarını temin etmeyi talep ediyoruz" dedi.

Müvekkilinin tutukluluk halinin kaldırılmasını talep eden Koçyiğit, bir tanık ifadesinde "Benzin dökülmüş gibi bant birden yandı" ifadesinin geçtiğini, bu nedenle olayın kundaklama ihtimalinin de barındırdığını savundu. Koçyiğit, ocağın yönetiminin bir kayyuma teslim edilmesini kabul etmediklerini, öyle bir durumda delillerin karartılabileceğini düşündüklerini sözlerine ekledi.

Avukatların savunmaları sırasında aileler zaman zaman tepki gösterdi.

Sanık avukatlarının taleplerinin dinlenmesinin ardından Mahkeme Başkanı Aytaç Ballı, duruşmaya ara verdi.

Salondan çıkan aileler, salon girişindeki kapıya faciada hayatını kaybeden yakınlarının fotoğraflarını koydu.