"Volkan konisi"nde 24 saat

"Volkan konisi"nde 24 saat
"Volkan konisi"nde 24 saat
- Türkiye'nin ilk ve tek "Avrupa ve UNESCO Jeoparkı" ilan edilen Kula Volkanik Jeoparkı'nda yer alan Sandal Divlit Yanardağı, AA ekibi tarafından görüntülendi - Yaklaşık 15 bin yıl önce Kula volkanlarının son püskürmesiyle oluşan minyatür yanardağın volkan krateri, patlama sonrası oluşan volkanik kayaçlar ve çevresindeki doğal yaşamı ile dikkat çekiyor - Kula Volkanik Jeopark Koordinatörü Gümüş: - "Dev yanardağlarda görülebilecek her türlü jeolojik oluşumun gözlemlenebileceği Sandal Divliti, küçüklüğü ve kolay ulaşılabilirliği ile araştırmacıların ilgisini çekiyor"

MANİSA (AA) - SONER KILINÇ -  Türkiye 'nin ilk ve tek "Avrupa ve UNESCO Jeoparkı" ilan edilen Kula Volkanik Jeoparkı'nda yer alan Sandal Divlit Yanardağı, Anadolu Ajansı ekibince görüntülendi.

Manisa'nın Kula ilçesi sınırlarında bulunan ve İzmir- Ankara karayoluna yakın olan Sandal Divlit Yanardağı'nı "bir gün boyunca" görüntülemek için yola çıkan AA ekibi, Kula Volkanik Jeopark Koordinatörü Erdal Gümüş'ün rehberliğinde yer yer 60 derecelik eğime sahip gevşek toprak zemininde zorlu bir tırmanışın ardından volkan konisinin zirvesine ulaştı.

Kula Volkanik Jeopark'ında bulunan 80 volkan konisinden birisi olan ve fiziki yapısı ile minyatür bir yanardağı andıran Sandal Divliti'nde geceyi geçiren ekip, en son yaklaşık 15 bin yıl önce püskürdüğü belirtilen volkan krateri ile patlama sonrası oluşan volkanik kayaçlar, mağaralar, lav akıntıları ve çevresinde doğal yaşamı 24 saat süreyle görüntüledi. 

- Antik çağın "Yanık Ülkesi"

Antik Çağ coğrafyacısı Strabon'un "Geographika" adlı eserinde "Katakekaumene-Yanık Ülke" olarak tanımladığı Kula'daki jeopark, yaklaşık 300 kilometrelik bir alana yayılıyor. 

Pek çok  jeolojik, jeomorfik doğal yaşamı barındıran ve yerden 100 metre yüksekliğindeki Sandal Divlit, Türkiye'nin en genç volkanları arasında yer alıyor.

Yaklaşık 15 bin yıl önce Kula Volkanları'nın son püskürmesiyle oluşan minyatür yanardağın volkan krateri, patlama sonrası oluşan volkanik kayaçlar ve çevresindeki doğal yaşamı ile dikkati çekiyor.

- "Dünyanın en önemli jeoparklarından biri"

Kula Volkanik Jeopark Koordinatörü Erdal Gümüş, Sandal Divliti'nin kolay ulaşılabilir olduğunu, bu nedenle araştırmacıların da ilgisini çektiğini belirterek, söz konusu alanda dev yanardağlardaki her türlü jeolojik oluşumun gözlemlenebileceğini söyledi.

Volkan kraterinin volkanik kayaçlarla dolu olduğunu, divlitin bir bölümünün zaman içinde ağaçlandırıldığını, doğal güzelliklerin yanı sıra volkan konisi üzerinden çevredeki diğer yanardağların ve lav akıntılarının gözlemlenebildiğini ifade eden Gümüş, bölgede yürüyüş yollarının yapılmasıyla çok sayıda ziyaretçinin gelmesinin mümkün olacağını kaydetti.

Kula Volkanik Jeoparkı'nın dünyanın en önemli jeoparklarından biri olduğunu ifade eden Gümüş, şu bilgileri verdi:

"Yaklaşık 30 dakikalık bir tırmanışın ardından Sandal Divliti'nin zirvesine ulaşmak mümkün. Zirvenin çevresinde kısa süreli bir yürüyüşle bölgedeki onlarca minyatür yanardağı, lav akıntılarını, volkanik yapıyı gözlemleyebilirsiniz. Volkan kraterinin içine rehber eşliğinde inip, patlamaların izlerini görüntüleyebilir, zemindeki dev volkan kayaçlarını inceleyebilirsiniz. Güneşin batışını bir volkan konisinin üzerinde kaç kişi izleme fırsatı bulabilir ki? Burada günün her saatinde farkı fotoğraflar çekmek mümkün. Bu bakımdan Sandal Divliti çok özel bir alan."

Gümüş, Kula Belediyesi ve Zafer Kalkınma Ajansı (ZEKA) desteğiyle jeopark sahasında düzenlemeler yapıldığını, bölgenin turizme kazandırılması amacıyla projeler hazırlandığını kaydetti.

Erdal Gümüş, barındırdığı jeolojik miras ile Kula Jeopark'ı ve Sandal Divliti'nin mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri olduğunu sözlerine ekledi.

- Jeopark

Jeopark, içinde estetik, nadirlik ve bilimsel değerleri bakımından yerel veya uluslararası öneme sahip üstün nitelikli yer mirası öğelerinin bulunduğu sürdürülebilir bir yönetime ve yerel kalkınma programına sahip, sınırları belirli ulusal koruma alanlar olarak tanımlanıyor.

Avrupa'da 2000 yılında doğmuş yeni bir doğa koruma ve alan yönetimi kavramı olan jeoparkların sayıları, 2004 yılında UNESCO himayesine girip kısa sürede kabul görüp yaygınlaşmasıyla 2015 yılı itibarıyla Avrupa'da 64'e, dünya genelinde 111'e ulaştı. Jeoparkların eğitim, koruma ve jeoturizm olmak üzere üç temel hedefi bulunuyor.