"Özgecan Aslan davasının kararı, dünyaya emsal olsun"

"Özgecan Aslan davasının kararı, dünyaya emsal olsun"
"Özgecan Aslan davasının kararı, dünyaya emsal olsun"
- Özgecan Aslan'ın ailesinin avukatı Sevim Küçük: - "Savcılığın, 3 sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemesini olumlu bulduk" - "Bu dava, simgesel önem taşıyor. Biz, mahkemenin de bunu göz önünde bulundurup, dünya genelinde emsal teşkil edecek bir karar vermesini bekliyoruz" - Özgecan Aslan'ın amcası Yaşasın Aslan: - "Her defasında aynı şeyleri duymak, onları görmek büyük acı veriyor ama katlanıyorum. Bu acıyı kimse anlayamaz. Onun için 3 Aralık'ta umuyorum, bu acımızı, tüm toplumun bu acısını sona erdirecek bir karar verilecek. O karar tarihe geçecek ve toplumun arasına sızmış bu tür canileri korkutacak"

MERSİN (AA) - SEZGİN PANCAR - Mersin'de öldürülen üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ın ailesinin avukatı Sevim Küçük, savcılığın, tutuklu 3 sanık için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemesini olumlu karşıladıklarını belirterek, mahkemenin, kadına yönelik şiddet eylemlerinin önüne geçilebilmesini sağlayacak emsal bir karar vermesini beklediklerini söyledi.

Küçük, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci duruşmasında, savcılığın esasa ilişkin mütalaasında, tutuklu sanıklar Ahmet Suphi Altındöken, babası Necmettin Altındöken ve Fatih Gökçe için de ceza indirimi uygulanmaksızın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istediğini hatırlattı.

Savcılığın, esasa ilişkin mütalaasının büyük bir kısmına katıldıklarını ifade eden Küçük, "Savcılığın, 3 sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemesini olumlu bulduk" dedi.

Küçük, savcının, sanıklar için istenilen cezada indirim uygulanmaması talebinin çok önemli olduğuna vurgu yaparak, " Kadın  cinayetleri başta olmak üzere, kadınlara yönelik çeşitli suçlarda, daha önce sıkça indirim maddelerinin uygulanması kamu vicdanında ciddi yaralar açmıştı. Biz, bu davada sanıkların cezalarında kesinlikle indirim uygulanmamasını istiyoruz. Mahkeme bu yönde karar verebilir, hukukta bu var. Biz de mahkemenin bu yönde karar vereceğine inanıyoruz" diye konuştu.

Mütalaada, tutuklu sanık Ahmet Suphi Altındöken için bahsedilen suçlarda "nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs" kısmına itiraz ettiklerini belirterek, şöyle devam etti:

"Biz, Suphi Altındöken'in, 'nitelikli cinsel saldırı' suçlamasıyla yargılanmasını istiyoruz. Fatih Gökçe'nin nitelikli cinsel saldırıdan yargılanıp, Altındöken'in teşebbüs kısmıyla kalmasını kabul etmiyoruz, bu saldırının girişimde kaldığı yönündeki görüşüne de katılmıyoruz. Bu yönde çok kuvvetli deliller var. Bunların başında sanıkların birbirleri hakkındaki ifadeleri geliyor. Suphi'nin, diğer sanık Fatih Gökçe'yi olaydan 15 dakika sonra araması, ıssız ve karanlık bir bölgeye aracı çekmesi bile, nitelikli cinsel saldırıdan yargılanması için çok güçlü deliller. Vücudunun özellikle genital bölgelerinin yanmış vaziyette olması nedeniyle delillerin kaybolabileceğini aktardık. Mahkemeye itirazımızı yaptık, Altındöken'in de bu doğrultuda ek savunması alındı. Mahkemenin, itirazımızı değerlendireceğine ve kararını bu yönde vereceğine inanıyoruz."

 

- "Dava simgesel önem taşıyor"

Avukat Küçük, sanıkların, Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yerine, 3 Aralık'ta yapılacak üçüncü celsede mahkeme salonunda bulunacağı yönünde karar alındığını vurgulayarak, bu kararı desteklediklerini, adil yargılanma ve sanıkların çapraz sorgusu açısından bunun gerektiğini söyledi.

Üçüncü celsede karar çıkacağına inandıklarını anlatan Küçük, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Özgecan Aslan davasının uzamadan, hak edilen cezaların verilip tamamlanması çok önemli. Sadece Türkiye değil, tüm dünya kadınlara yönelik uygulanan şiddet eylemlerinden dolayı büyük acılar çekti. Bundan dolayı, bu dava simgesel önem taşıyor. Biz, mahkemenin de bunu göz önünde bulundurup, dünya genelinde emsal teşkil edecek bir karar vermesini bekliyoruz. Davadan sonra karar temyiz için Yargıtay'a gidecek. Bu süreçten sonra, kadına yönelik şiddet eylemlerinin görüldüğü davalarda Yargıtay'ın kararı emsal olarak değerlendirilecektir."

 

- "Her defasında aynı acıları yaşıyorum"

Duruşmaları aile adına takip eden amca Yaşasın Aslan da savcının istediği cezaların, tüm kamuoyunun beklentileri yönünde olduğunu anlattı.

Aslan, savcılığın esasa ilişkin mütalaasında Ahmet Suphi Altındöken için cinsel saldırının "teşebbüs" aşamasında kalmasına katılmadıklarını ifade ederek, "Biz, aile olarak ortada bir cinsel saldırının olmamasını isteriz ama kimse bunun olup, olmadığını ileri süremez, bu karara katılmak da mümkün değil. Beden yandığı için bilimsel olarak tespit edilemese de bu kadar itiraf ve delillere rağmen, sanık lehine böyle bir karar alınmasını desteklemiyoruz. Mahkemenin kararını verirken, toplumun bu yöndeki hassasiyetini göz önünde bulunduracağına inanıyoruz. Cezalarda indirim yapılmaması da bizim en büyük temennilerimizden bir tanesi" dedi.

Aile adına duruşmaları takip ettiğini hatırlatan Aslan, şunları kaydetti:

"Her defasında aynı şeyleri duymak, onları görmek büyük acı veriyor ama katlanıyorum. Bu acıyı kimse anlayamaz. Onun için 3 Aralık'ta umuyorum, bu acımızı, tüm toplumun bu acısını sona erdirecek bir karar verilecek. O karar tarihe geçecek ve toplumun arasına sızmış bu tür canileri korkutacak. Özgecan Aslan yasası istemiştik. Kanundaki bazı boşluklar, böyle bir yasayla giderilebilir."

 

- "Aileye anlatırken süzgeçten geçiriyorum"

Aslan, Özgecan Aslan'ın annesi ve babasına, duruşma sürecini anlatırken dikkatli olmaya çalıştığını dile getirerek, "Özgecan'ın babasının, olayların detaylarını ne kadar bildiğini bilmiyorum, konuşamıyoruz. O derece acı veriyor. Mahkeme çıkışlarında soruları oluyor, süzgeçten geçirerek, genel hatlarıyla anlatıyorum. Aileyi üzecek detaylardan bahsetmemeye özen gösteriyoruz. Bu bizi çok üzse de çıkacak emsal bir kararla bu acılarımızın bir nebze de olsa azalacağına inanıyorum" diye konuştu. 

Mersin'in Tarsus ilçesinde üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ın öldürülmesiyle ilgili tutuklu sanıklar Ahmet Suphi Altındöken, babası Necmettin Altındöken ve Fatih Gökçe'nin yargılandığı davanın ikinci duruşması 9 Eylül'de Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmüş, cumhuriyet savcısı mütalaasında, 3 sanık hakkında da çeşitli suçlardan ağırlaştırılmış müebbet istemişti. 

Sanıkları ve avukatları dinleyen mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına ve 3 Aralık'taki celsede salonda hazır bulundurulmalarına karar vererek, duruşmayı ertelemişti.