Yörüklerin zorlu "kurban" yolculuğu

Yörüklerin zorlu "kurban" yolculuğu
Yörüklerin zorlu "kurban" yolculuğu
- Toros Dağlarının 2 bin 500 rakımdaki eteklerinde aylar geçiren yörükler, ağır doğa koşullarında yetiştirdikleri kurbanlıkları bayrama hazırlıyor - Aracılar tarafından yaylalarda toplu olarak satın alınan kurbanlıklar, şehir merkezlerindeki hayvan pazarlarına götürülüyor - Yörükler, satamadıkları kurbanlıkları da kilometrelerce yol giderek ulaştıkları köylerdeki hayvan pazarlarında satmaya çalışıyor - Çadırlarda konaklayan yörükler, yemeklerini odun ateşinde pişiriyor, dereden taşıdıkları suyla çamaşır yıkıyor

MERSİN (AA) - SEZGİN PANCAR - Çukurova'daki yörükler, Toros Dağlarının 2 bin 500 rakımdaki eteklerinde zorlu doğa koşulları altında yetiştirdikleri kurbanlıkları bayrama hazırlıyor.

Adana, Mersin ve Karaman'dan yazın başında Toroslara gelen yörükler, "Dümbelek düzlüğü" olarak adlandırılan 2 bin 500 rakımdaki yaylada koyun ve keçi yetiştiriyor.

Kurbanlıklarını, yaylalara çıkan aracılara toplu olarak satan üreticiler, ellerinde kalan hayvanları için de kilometrelerce yol giderek ulaştıkları köylerdeki pazarlarda müşteri arıyor. Aracılar tarafından satın alınan küçükbaş hayvanlar, kent merkezlerindeki satış yerlerinde vatandaşlarla buluşturuluyor. 

Doğal ortamda yetiştirildiği için eti lezzetli olduğu belirtilen kurbanlıklar, Mersin'in yanı sıra, çeşitli illerde de rağbet görüyor. 

- "Kurban Bayramı'ndan umutluyuz"

Hayvan üreticisi 38 yaşındaki Veli Develi, yetiştirdiği kurbanlıklardan 30'a yakınını sattığını belirterek, "Kısmet olursa diğerleri de satılacak. Kurban Bayramı'ndan umutluyuz. Fiyatlar, kilogramı 13-14 lira arası. Her bütçeye uygun kurbanlık var" dedi.

Develi, hayvan yetiştirmenin zorlu bir süreç olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

"Aylarca dağ, tepe aşarak yetiştiriyoruz koyun ve keçileri. Bunları yemlemek, tüylerini kırpmak, hastalıklardan korumakla geçti günlerimiz. Şimdi Kurban Bayramı yaklaşıyor. İnşallah emeğimizin karşılığını alırız. Satamasak da yaşamımız hayvancılık olmuş artık. Böyle gelmiş, böyle gider." 

Zorlu hayat şartları arasında yaşadıklarını anlatan Develi, elektrik olmadan, kendi yaptıkları çadırlarda yaşadıklarını bildirdi.

Develi, yaylalarda 4 ay kaldıktan sonra, havaların soğumasıyla yeniden zorlu bir yola çıktıklarını anlattı. 

- Yaşamlarını zor koşullarda sürdürüyorlar

Yörüklüğü yaşam biçimi olarak benimseyenler, zorlu koşullarda hayata tutunmaya çalışıyor.

Yörükler, Kurban Bayramı'nda satacakları hayvanları yetiştirmek için yaklaşık 4 ayı Torosların eteklerindeki yaylalarda geçiriyor, odun ve muşamba kullanarak yaptıkları çadırlarda konaklıyor ve gaz lambası kullanıyor. 

Topladıkları odunlarla ateş yakan yörükler, bu ateşte hem yemeklerini pişiriyor, hem de dereden taşıdıkları suları ısıtarak, çamaşırlarını yıkıyor.

Koşullar, en çok kadın ve çocukları zorlarken, kadınlar hem hayvanları sağıyor hem çamaşırları yıkıyor hem de yemek pişiriyor. Çocuklar ise doğadan topladıkları odunlarla oyun oynuyor ya da babalarına sürüleri otlatmada yardımcı oluyor. 

Cep telefonunun çekmediği Dümbelek düzlüğünde yaşam mücadelesi veren yörükler, yetiştirdikleri hayvanların yanı sıra doğal ortamda ürettikleri peynir, kaymak ve tereyağlarını, kilometrelerce yol yürüyerek ulaştıkları köy pazarlarında satarak geçimlerini sağlamaya çalışıyor. 

Yörüklerin Toros Dağlarındaki yaşamı, baharın gelişiyle başlayıp ilk kar tanesi düşene kadar sürüyor. Havaların soğumasıyla çadırlarını ve kümeslerini söken yörükler, hayvanlarıyla rakımın düşük olduğu köylere doğru yolculuğa başlıyor.