AK Parti'nin Muğla mitingi

AK Parti'nin Muğla mitingi
AK Parti'nin Muğla mitingi
-AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Davutoğlu: (2) -"Eğer kaderde Adnan Menderes gibi bu millet için şehit olmak varsa canımız, başımız üstüne. Eğer bu millet için şehadet alnımıza yazılmışsa, biz Hazreti Mevlana çocukları Şeb-i Arus gibi, düğün gecesi gibi karşılarız" - "Eskiden bir paralel vardı, şimdi bir de üçgen var; CHP, HDP, MHP. Bunlar paralelle üçgeni birleştiriyorlar. Peki biz neyiz? Biz dümdüz istikamet üzerinde yürüyen sırat-ı müstakim yolcularıyız" -"Nasıl Menderes döneminde, Demokrat Parti döneminde tek parti zulmü bittiyse, 28 Şubat zulmünü de biz bitirdik"

MUĞLA (AA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Eğer kaderde Adnan Menderes gibi bu millet için şehit olmak varsa canımız, başımız üstüne. Eğer bu millet için şehadet alnımıza yazılmışsa, biz Hazreti Mevlana çocukları Şebiarus gibi, düğün gecesi gibi karşılarız" dedi. 

Başbakan Davutoğlu, partisinin Muğla mitinginde yaptığı konuşmada, HSYK tarafından görevden ihraç edilen savcılardan birinin, "Bu iktidarın sonu da Adnan Menderes'in sonu gibi olacak" dediğini aktararak, bu sözleri sarf edenlerin, AK Parti'yi tanımadığını kaydetti. 

AK Parti'nin tehditlerden yılmayan, geri adım atmayan bir yapısı olduğuna işaret eden Davutoğlu, şunları söyledi:

 "Biz bu yola gerektiğinde kefenimizle çıkmış, başımızı koymuşuz. Baş veririz ama baş eğer miyiz? Darbecilere, vesayetçilere, paralelcilere yol verir miyiz? Bu kendini bilmez savcı kendisini Salim Başol zannediyor. Yassıada hakimi zannediyor. Aynı mantık. Diyor ki 'Adnan Menderes'in akıbeti onları bekliyor'. Eğer kaderde Adnan Menderes gibi bu millet için şehit olmak varsa canımız, başımız üstüne. Muğla'dan İstiklal Harbi'nde en çok şehit veren ilimizden sesleniyorum, Kuvayımilliye diyarından sesleniyorum; eğer bu millet için şehadet alnımıza yazılmışsa, biz Hazreti Mevlana çocukları Şebiarus gibi, düğün gecesi gibi karşılarız." 

 

-"Bunlar yalnız değil, arkalarında uluslararası işbirlikçileri var"

 

Davutoğlu, içinde bulunduğumuz günleri bir imtihan zamanı olarak gördüğünü belirterek, şöyle devam etti:

"Savcı böyle diyor, bizi güya tehdit ediyor. O tehditlerin gereken cevabını veririz. Ama bakıyorsunuz Bahçeli diyor ki 'iktidara gelirsek o savcıları görevine iade edeceğiz". CHP 'liler, HDP'liler diyor ki, bir çok milletvekili, 'bu savcıları göreve iade edeceğiz'. Tuzağı görüyor musunuz irfan sahibi, hikmet sahibi Muğlalılar? Eskiden bir paralel vardı, şimdi bir de üçgen var; CHP, HDP, MHP . Bunlar paralelle üçgeni birleştiriyorlar. Peki biz neyiz? Biz dümdüz istikamet üzerinde yürüyen sırat-ı müstakim yolcularıyız. Ama bunlar yalnız değil, arkalarında uluslararası işbirlikçileri var."

Türkiye 'nin, Adnan Menderes'in iktidara geldiği 1950 yılından 1960'a kadar olan sürede ve son 10 yıl gibi çok hızlı büyüdüğünün altını çizen Davutoğlu, her yerin karayolları ile döşendiğini belirtti.

 Başbakan Davutoğlu, "Biz Adnan Menderes'in yaptığı yolları bölünmüş yol, otoyol haline getirdik. Türkiye'deki en büyük üniversiteleri o kurdu, ODTÜ, İstanbul Teknik Üniversitesi. Biz de Türkiye'nin 81 iline üniversite kurduk. Biz iktidara geldiğimizde 73 üniversite vardı, şimdi 193" dedi. 

 

-"Tek parti döneminde çocuklarına evde Kur'an okutanlar karakola götürülürdü"

 

Muhalefetin konuştuğunu, AK Parti'nin ise icraat yaptığını vurgulayan Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Nasıl Menderes döneminde, Demokrat Parti döneminde tek parti zulmü bittiyse, 28 Şubat zulmünü de biz bitirdik. Tek parti döneminde çocuklarına evde Kur'an okutanlar karakola götürülürdü. Biz bu Toros Dağları'nda neler yaşandığını biliriz. Benim dedem de babama Kur'an okuttuğu için götürülmüştü. Ama Demokrat Parti bu zulmü bitirdi. 28 Şubat'ta da aynı şekilde başörtülü kardeşlerimize zulmedildi. Başı açık kardeşlerimiz eğer üniversitelerde başörtülülere yardım ettilerse, onlara zulmedildi. Bütün bu zulümleri kim bitirdi?"

 

-"Demokrat Parti'ye kurulan tuzak neyse aynı tuzak AK Parti'ye kurulmaya çalışıldı"

 

Tek parti zulmünü Demokrat Parti'nin, 28 Şubat zulmünü ise AK Parti'nin bitirdiğini anlatan Davutoğlu, "İşte bu zulümleri bitirdik, ülkede kalkınma hamlesi yaptık ya, Türkiye'ye serpildi ya, dev ayakları üzerinde yükselmeye başladı ya, aynı 1950'lerde olduğu gibi, şimdi Demokrat Parti'ye kurulan tuzak neyse aynı tuzak AK Parti'ye kurulmaya çalışıldı. Aynı tuzak bize kuruluyor, kalkınan Türkiye'yi engellemek için" değerlendirmesinde bulundu. 

Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bundan iki sene önce 14 Mayıs 2013'te Türkiye IMF'ye olan son taksitini, borcunu ödedi. Biz iktidarı aldığımızda Türkiye IMF önünde borç almak için bekliyordu. Türkiye'ye başbakanlar değil, Başbakan Yardımcısı olan Bahçeli değil, IMF memurları yön veriyordu. IMF'nin önünde bekleyen Türkiye'den IMF'ye borç veren güçlü ve muktedir Türkiye'ye kim getirdi?

14 Mayıs 2013'te IMF'ye borcumuzu ödemişiz, Türkiye ayakları üzerinde doğrulmuş, üçüncü köprünün, üçüncü havalimanının ihalelerini yapmışız, inşaatları başlıyor, Türkiye dünyada yükselen bir yıldız olarak yola devam ediyor. Yine faizler yüzde 5'e düşmüş, Türk ekonomisi altın çağını yaşıyor, Gezi provokasyonlarını başlattılar. Vandallar sokağa döküldü. Tuzağın esası şu; 2013'te başladılar ki 2015'te genel seçimlere kadar gidecek olan mahalli seçimlerde, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde AK Parti'yi sendeletsinler, genel seçimlerde de darbe vursunlar. Bütün hesap buydu."

AK Parti'nin vandallara boyun eğmediğini, meydanı onlara bırakmadığına vurgu yapan Davutoğlu, "Gezi'de bırakmadık, partimizin kapatılma davasında bırakmadık, ey yiğit Muğlalılar şimdi biz meydanları onlara bırakır mıyız? Bir daha, Demokrat Parti'de olduğu gibi, Türkiye'nin yükselişini durdurabilirler mi?" diye sordu.  

 

-"Hepsi toplanıp tek bir şeyi hedeflemek istiyorlar, AK Parti'yi zaafa düşürmek"

 

Davutoğlu, "Baktılar Gezi'de durduramadılar, arkasından 17-25 Aralık'la bu Pensilvanya çetesini devreye soktular. Bir tuzak daha kurdular. Şimdi her bir ayrı parti zannediyorsunuz ama Pensilvanya ve paralel çete 30 Mart öncesinde geldi ve dedi ki 'Nerede, AK Parti'nin karşısında hangi parti güçlüyse onu destekleyin'. Görüyor musunuz tuzağı? Hepsi toplanıp tek bir şeyi hedeflemek istiyorlar, AK Parti'yi zaafa düşürüp Türkiye'nin yükselişini durdurmak" diye konuştu.

Türkiye'nin yükselişinin bütün tuzaklara karşın devam edeceğini ifade eden Davutoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Artık Türkiye 1950'lerin, 60'ların Türkiyesi değil, hesap edemedikleri o. Her bir vatandaşı milli irade için oyunu, gücünü, gerekirse canını ortaya koyabilecek bilinçte, şuurda bir Türkiye var. Bunu bilmeliler. 30 Mart mahalli seçimlerinde bizi durduramadılar, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde durduramadılar. Şimdi 7 Haziran'a doğru giderken Türkiye bir taraftan uluslararası ekonomik krize rağmen ülkeyi büyütürken, bütün engelleri birer birer aşarken, tekrar bu üçlü çete ve arkasındaki paralel çete devreye girdi. Dikkat edin, CHP, HDP ve paralelciler. Paralelin en önemli ismi gidiyor, Diyarbakır Belediye Başkanı ile kapalı kapılar ardında konuşuyor. Neyi konuşuyorlar biliyor musunuz? 'Ne yapıp edelim de Türkiye'yi kaosa sürükleyelim. Bir senaryo içinde, AK Parti iktidarına zarar vererek Türkiye'yi düşüşe geçirebilir miyiz?' Bütün meseleleri bu. Şöyle bir senaryo düşünün, hiçbir zaman olmayacak ama, düşünün ki bu üçü hükümet kurmaya kalktı Türkiye'de, Allah aşkına Türkiye'de herhangi bir huzur kalır mı?"   

 (Sürecek)