Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Yalçın:

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Yalçın:
Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Yalçın:
- "Herkes birbirine tahammül etmeli. Hiç kimse sadece 'ben' dememeli. Herkesi kucaklayacak, herkesi kollayacak bir ülke olmak ve çocuklarımızın geleceğinin teminat altına alınabilmesi için bu gerekli"

MUĞLA (AA) -  Eğitim -Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, KPSS'de usulsüzlük iddialarına ilişkin, "Herkes birbirine tahammül etmeli. Hiç kimse sadece 'ben' dememeli. Herkesi kucaklayacak, herkesi kollayacak bir ülke olmak ve çocuklarımızın geleceğinin teminat altına alınabilmesi için bu gerekli" dedi.

Yalçın, Menteşe Öğretmenevi'nde Eğitim-Bir-Sen Muğla Şubesi Genişletilmiş İl Divan Toplantısına katıldı.

KPSS'de usulsüzlük iddialarına ilişkin adli sürecin süratle sonuçlandırılması gerektiğini belirten Yalçın, "Kamu Personeli Seçme Sınavı kamuya paralel sokma sınavına dönüştürdüler. 2010 yılında memur adaylarının geleceğinin çalındığı olayın altından çıkan gerçek ise 350 kişi 120 tam puan alıyor. Bunlardan 70'i karı-koca ve aynı apartmanda yaşıyor. Nasıl oluyor bu? Çalmadım çırpmadım diyen nasıl soruları çaldı çırptı? Bu garabet bir daha yaşanmamalı" dedi

Ülkede herkesin birbirinin hukukuna saygı duyması gerektiğini vurgulayan Yalçın, "Herkes birbirine tahammül etmeli. Hiç kimse sadece 'ben' dememeli. Herkesi kucaklayacak, herkesi kollayacak bir ülke olmak ve çocuklarımızın geleceğinin teminat altına alınabilmesi için bu gerekli" diye konuştu.

Yalçın, geçmişte acıların, gözyaşlarının, zulmün altında imzası olan siyasal yapılarla, "şeytan birlikteliği" gerçekleştirip, ülkede camileri ahır yapma sürecine destek verir noktalara gelen akıl tutulmalarının yaşandığını söyledi.

Sendika temsilcileri ve üyelerine örgütlülüğün önemini vurgulayan Yalçın, şöyle konuştu:

"Genel kurulumuzu bir ay önce tamamladık ve 'zirveden yeni ufuklara' diye yeni dönemi başlattık. Biz kavga zemininde rekabet değil, rekabet zemininde akademik hizmet sendikacılığı diye yeniden sendikacılığa bin anlam giydirmek için yola çıktık. Bugün geldiğimiz noktada çalışanlar olarak, eğitim çalışanları olarak aldığımız ne kadar kazanım varsa, tamamının altında yine bizim imzamız var. Onun için Türkiye 'de öncelikle kuruş değil, duruş sendikacılığına ihtiyaç vardı. Eğitim-Bir-Sen duruş sendikacılığını ortaya koydu. Sayımız kamu çalışanları içinde üçte birden fazla ama örgütlenme oranına baktığımız zaman bizim örgütlenme oranımız bu ülkede 'babalar' kadar değil. Babalar örgütlü ise hocalar neden örgütlü değil? Neden biz yüzde 68 örgütlüyüz de yüzde 100 örgütlü değiliz?."