"Engellenemeyen hayallerin" engelli kahramanı

"Engellenemeyen hayallerin" engelli kahramanı
"Engellenemeyen hayallerin" engelli kahramanı
- Muğla Merkez Bölük Komutanlığına atandığı 1996'da görev dönüşü geçirdiği trafik kazası nedeniyle tekerlekli sandalyeye mahkum olan yüzbaşı Bahar, malulen emekli olduktan sonra akademik kariyer yaptı - Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bahar: - "En büyük hayalim, Fethiye'deki Babadağ'dan yamaç paraşütüyle uçup, Ölüdeniz'de denize girmek. Bunun için çaba sarf ediyorum. Benim arkamda önce Allah, sonra ailem var"

MUĞLA (AA) - DURMUŞ GENÇ - Görev dönüşü geçirdiği trafik kazasının ardından malulen emekli olan ve azmiyle elde ettiği profesörlük unvanıyla gençlere ışık tutan Prof. Dr. Ozan Bahar'ın en büyük hayali, Muğla'nın Fethiye ilçesindeki Babadağ'dan yamaç paraşütüyle uçup Ölüdeniz'de denize girmek.

Geçirdiği trafik kazası nedeniyle tekerlekli sandalyeye mahkum olan ancak Türk Silahlı Kuvvetleri'nden malulen emekli olduktan sonra ailesinin ve yakınlarının desteğiyle kısa zamanda akademik kariyerinde üst basamakları zorlayan Bahar, hayat hikayesi ve yaşama azmiyle öğrencileri ve çevresindekilere ışık oluyor.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinde Turizm Fakültesi Dekanlığı görevini sürdüren Bahar, çevresindeki engellilere de yaşama tutunma umudu veriyor.

Prof. Dr. Bahar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1996'da Ergani Komando Bölük Komutanlığından Muğla'ya Merkez Bölük Komutanı olarak atandığını, aynı yıl 2 Ekim'de görev dönüşü geçirdiği trafik kazası nedeniyle engelli bir birey olarak yaşamını sürdürdüğünü söyledi.

Tüm zorluklara karşın hayatta küsmediğini anlatan Bahar, Allah'ın da kendisini profesörlük unvanıyla mükafatlandırdığını ifade etti.

Bahar, 4 Eylül 2014'te Turizm Fakültesine Dekanlığı görevine atandığını hatırlatarak "1996'dan beri engelli bir insanım. Bu kavram, özürlü mü, engelli mi, yetersiz mi diye çok tartışılıyor. Ben, bunların hiçbirini kabul etmiyorum. Benim bir yürüme engelim var ama engelli miyim, engellenen miyim, asıl yanıtlanması gereken bence bu" dedi.

Fırsat verildiğinde engellilerin de çok yüksek bir çalışma performansı göstereceklerine, verimliliklerinin de yüksek olacağına işaret eden Bahar, bu konuda tüm toplumun engelli bireylerin ve ailelerinin yanında olmasını istedi.

- "En büyük hayalim, paraşütle uçmak"

Engellilerin sosyal yaşamın içinde daha fazla kendini göstermesini isteyen Bahar, "Ben, 1996 yılında engelli oldum. En büyük hayalim, Fethiye'deki Babadağ'dan yamaç paraşütüyle uçup, Ölüdeniz'de denize girmek. Bunun için çaba sarf ediyorum. Benim arkamda çok büyük bir güç var. Önce Allah, sonra ailem var. Ben, şu anda Turizm Fakültesi Dekanı olarak görev yapıyorsam arkamdaki bu güç sayesindedir" diye konuştu.

- "Öğrencilere örnek oluyor"

Öğrencileri ise Prof. Dr. Bahar'ı tanımaya başladıktan ve hikayesini öğrendikten sonra hayata ve engellilere daha farklı bir gözle baktıklarını dile getirdi.

Öğrencilerden Bedirhan Tekin, Bahar'dan hem derste hem de ders dışındaki aktivitelerde çok şey öğrendiklerini söyleyerek "Genellikle toplumda engellilerle ilgili bir ön yargı var ama hocamızın bunu kırdığını düşünüyorum. Kendisi özellikle bizim gibi genç nesle de çok iyi örnek oluyor. Hocam bütün bilgilerini, birikimini, hayat tecrübesini bize en iyi şekilde aktarıyor. Hayat dersinde bize gerçekten ilham veriyor. Bunun için hocamıza teşekkür etmek isterim" diye konuştu. 

Sevilay Fener ise engelli bir hocanın derse girdiğini ilk gördüğünde çok şaşırdığını ancak azmi ve çabayı görünce Bahar'ı takdirle karşıladıklarını ifade etti.

Fener, Bahar'ın derste bazen kendi yaşamından kesitler de sunduğunu aktararak "Hocam, bizi bir taraftan hayata hazırlarken bir taraftan da hayat dersi veriyor. Ben, bu çabayı gösterebileceğimi sanmıyorum. O nedenle hocamızın biz de her zaman yanındayız" görüşünü kaydetti.