Fethiye'deki yat çekek ve imal yeri projesi

Fethiye'deki yat çekek ve imal yeri projesi
Fethiye'deki yat çekek ve imal yeri projesi
- Muğla'nın Fethiye ilçesinde yapılması planlanan yat çekek ve imal yeri projesinin çevreye zarar vereceği iddiasıyla çevreciler tarafından ÇED raporunun iptali istemiyle açılan dava kapsamında bilirkişi heyeti bölgede keşif yaptı

MUĞLA (AA) - Fethiye'de yapılması planlanan yat çekek ve imal yeri projesinin Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporunun iptali istemiyle açılan dava kapsamında bilirkişi heyeti alanda inceleme yaptı.

Yanıklar Mahallesi Karaot mevkisinde yapılması planlanan tesisin çevreye zarar vereceği iddiasıyla çevreciler tarafından Muğla 1. İdare Mahkemesi'ne ÇED raporunun iptali istemiyle açılan dava kapsamında söz konusu alanda keşif yapılmasına karar verildi.

Bilirkişi heyeti ve mahkemenin alanda keşif yapacağını haber alan mahalle sakinleri ve çevreciler, Karaot Plajı'nda toplandı. Keşif heyetinin gelmesini bekleyen vatandaşların taşkınlık yapmaması için jandarma ekipleri de çevrede güvenlik önlemi aldı.

Karaot'a gelen Muğla İdare Mahkemesi Hakimi İsmail Solmazgül, davalı ve davacı avukatlarından açılan dava ile ilgili görüş aldı. Avukatların görüşünü bildirmesinin ardından Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi ile Akdeniz Üniversitesinden gelen bilirkişi heyeti, projenin uygulanacağı alanda inceleme yaptı.

Fethiye Tekne Yat İmalat ve Çekekçileri İşletme Kooperatifi Başkanı Bülent Taşan, gazetecilere yaptığı açıklamada, projenin 1999 yılında Karagözler mevkisindeki mevcut yat çekek yerinin kapatılmasıyla gündeme geldiğini söyledi.

Yer belirleme çalışmaları kapsamında 2001 yılında Karaot mevkisinin öne çıktığını belirten Taşan, "Bu çalışmalar kapsamında önce kooperatifimizi kurduk. 2008 yılında 1/25000 çevre düzeni planını onaylattık. 2011 yılında olumlu ÇED raporumuzu aldık. 2012 yılında da koruma amaçlı imar planını Çevre ve Şehircilik Bakanlığına sunduk" dedi.

ÇED raporunun bazı nedenlerden dolayı iptal edilmesi için dava açıldığını anlatan Taşan, bu kapsamda Karaot'a gelen mahkeme ve bilirkişi heyetinin keşif yaptığını kaydetti.

Karaot'taki çalışmaları bugüne kadar kurumlardan aldıkları izinler doğrultusunda yürüttüklerini ifade eden Taşan, "Biz yanlış veya hatalı bir şey yapmadık. Bu yerle ilgili tüm raporlarımızı aldık. Kurumların onayına sunduk. Kurumlar verdiğimiz raporlar sonucunda onay verme aşamasına geldi" diye konuştu.

Taşan, mevcut tersanenin çevreye zarar verdiğini ancak yeni yapılacak tesiste alınacak önlemlerle herhangi bir çevre kirliliği yaşanmayacağını savundu.

Mevcut tersanenin bulunduğu alanda imar planı değiştirilmediği için modern bir tesis yapılamadığını dile getiren Taşan, şöyle konuştu:

"Mevcut yerin şehrin dışına çıkması gerektiği için söz konusu yer uygun görüldü. Buraya yapılacak tesisin çevreye zarar vermemesi için koruma amaçlı imar planına plan notu koyduk. Bizim buraya gelip modern bir tesis yapmamız işletme maliyeti olarak çok yüksek olacak. Bu kadar maliyetli yerin sanki biz istiyormuşuz gibi öne çıkarılmasını anlamış değiliz. Aslında bizim istemememiz lazım. Çünkü burası mevcut yerden çok daha fazla maliyet gerektiriyor. Bu yüksek maliyet hem bize hem de teknesini buraya çekmek isteyenlere yansıyacak ama biz sırf çevre koruma adına bu maliyeti kabul ediyoruz."

Taşan, proje  gerçekleştiğinde Fethiye'nin tekne ihracatı ile dünyaya açılacağını ifade etti.

 - "Bir yanlışı düzeltmek için yola çıktık"

Davacı avukatı Bora Sarıca ise davanın gönüllülük üzerine yürüyen kolektif bir çalışma sonucu açıldığına dikkati çekti.

Açtıkları davada çevre etki değerlendirme raporunun iptalini talep ettiklerini vurgulayan Sarıca, alanda yapılacak tesisin çevreye olumlu katkı sağlamayacağını düşündüklerini söyledi.

Karaot Plajı'nın hem deniz kaplumbağalarının üreme alanı hem de halkın ücretsiz kullanabileceği yer olduğuna değinen Sarıca, korunması gereken bir yere böyle bir projenin uygulanmak istenmesine anlam veremediklerini belirtti.

Karaot'ta oluşacak yapılaşmanın tarıma, deniz kaplumbağalarına, balık popülasyonuna ve çevredeki yeşil örtüye zarar vereceğini öne süren Sarıca, şunları kaydetti:

"Burada yat yapılıp satılacak ama doğası kaybolursa geri getirilmesi mümkün olmaz. Bu nedenle bir yanlışı düzeltmek için yola çıktık. Gerekirse imar planı iptali davası, toprak koruma kurulu kararının iptali, tahsis ve işletme ruhsatlarının iptali gibi dava süreçlerini devam ettireceğiz. Umarım ilk davamızda olumlu sonuç alırız."

Bilirkişi heyetinin yaptığı incelemenin ardından, vatandaşlar da olaysız şekilde dağıldı.