HDP'nin Muğla mitingi

HDP'nin Muğla mitingi
HDP'nin Muğla mitingi
- HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş: - "Bu ülke kolay kurulmadı. Bu ülkeyi birlikte kurduk kıymetini bilelim. Bütün değerlerine birlikte sahip çıkarak bu ülkenin kıymetini bileceğiz" - "Türk'ü ile Kürt'ü ile büyük barışı gerçekleştirmek istiyoruz. Helalleşerek, birbirimizden korkmadan, özgürlükleri de geliştirerek bu ülkeyi büyütmek istiyoruz"

MUĞLA (AA) - HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, "Bu ülke kolay kurulmadı. Bu ülkeyi birlikte kurduk kıymetini bilelim. Bütün değerlerine birlikte sahip çıkarak bu ülkenin kıymetini bileceğiz" dedi.

Demirtaş, partisince Eski Garaj Alanı'nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, önemli bir seçime, tarihi bir dönüm noktasına doğru adım adım yaklaşıldığını, bu seçimin diğer seçimlere benzemediğini belirtti.

Türkiye 'de bir kırılma yaşanacağını ifade eden Demirtaş, bunun özgürlükten yana mı, kardeşlikten, barıştan yana mı yoksa tek adamlı ve diktatörlükten yana mı olacağına karar verileceğini söyledi.

Demirtaş, ülkenin bütün yurttaşlarının kimlikleri, inançları, mezhepleriyle barış duygularıyla bir arada yaşamasını istedi. Demirtaş, devletin korku, hükümetin ise baskı siyaseti yürüttüğünü savunarak, "Türkiye'de yaşayan bütün yurttaşlara ayrım yapmadan kucaklayacak, devleti vatandaşa hizmetkar edecek bir yönetimi inşa etmek zorundayız" ifadesini kullandı.

Türkiye'nin çok kültürlü ve renkli bir ülke olduğuna işaret eden Demirtaş, "Bu ülke kolay kurulmadı. Bu ülkeyi birlikte kurduk kıymetini bilelim. Bütün değerlerine birlikte sahip çıkarak bu ülkenin kıymetini bileceğiz. Birbirimize tekçiliği, ırkçılığı, mezhepçiliği dayatmayacağız. Çünkü ülkemiz çok kültürlü, çok renkli bir ülke. Bu ancak kalıcı, kurumsal, köklü bir demokrasi inşa etmekle mümkün olur" dedi.

Demirtaş, yerel yönetiminden merkez yönetimine kadar köklü bir demokrasi kurulamazsa hiç kimsenin yaşadığı yerde mutlu, huzurlu olamayacağını vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Ülkenin her köşesinde halklarımız, yurttaşlarımız kendini gizlemek zorunda kalmadan, komşusunun kimliğine bakmadan, inancını, kimliğini sorgulamadan, insan kimliğinde, evrensel ilkelerde buluşarak bir toplumsal barış inşa edebiliriz. Buna uygun bir devlet yönetimi kurabilir, hükümet seçebiliriz. HDP işte o misyonun partisinin adıdır. HDP, Türkiye'deki bütün farklılıkları bünyesinde buluşturmayı başarmış, Türkiye'nin geleceğini, özgür yarınlarını garantiye alma sözü vermiş partinin adıdır. İnşallah bunu başaracağız. Bütün zorluklara, dayatmalara kamplaşma, kutuplaştırmalara rağmen, meydan meydan dolaşıp birbirimize düşelim diye uğraşmalarına rağmen başaracağız. Bunu en çok da ülkeyi omuzlarında taşıyanların, işçilerin, çiftçilerin, köylülerin, esnafın, işsizlerin yönetimini kurarak yapacağız. Toplumun yarısı olan kadınları parlamentoda yarı yarıya kadın milletvekili olana, siyasetin, ekonominin öznesi haline getirene kadar birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz."

- "Tarım yapılan ülkede işsizlik olmaz"

Demirtaş, Türkiye'nin her köşesinde her ürünü yetiştirebilmenin mümkün olmasına rağmen birçok ürünün ihraç edildiğine değindi.

Yenilen meyve, sebze, et ve balığın neredeyse yarısının yurtdışından geldiğini öne süren Demirtaş, "Sanki bizler çölde yaşıyoruz. Zannedersiniz Türkiye kutuplarda kurulmuş bir ülke, ülkemizde hiçbir şey yetiştiremiyoruz. Mercimek Kanada'dan, et Avustralya'dan geliyor" diye konuştu.

Tarım ve hayvancılığın bilinçli politikalarla bitirilmeye çalışıldığını iddia eden Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çünkü tarım yapılan ülkede işsizlik, açlık olmaz fakat açlık olmazsa ucuz işçi bulunamaz. İşsiz yaratacaksınız ki büyük fabrikaların kapısında, devletin kapısında iş için sıraya girmiş milyonlar olsun. Dışarıda çok işsiz olsun ki içeride çalışan işçi ve memuru ucuza çalıştırabilesiniz. Aksi takdirde herkesin işi olur, karnı doyarsa o toplumu köle toplum yapamazsınız. O toplumu makarnayla  sosyal yardımlara muhtaç edemez, tek başınıza iktidarınızı 2023'e, 2071'e göre ayarlayamazsınız. Sizin aç ve işsiz olmanız lazım ki onlar iktidarda kalabilsinler. Bütün bunlar bilinçli, bilerek yaptıkları politikalardır."

Demirtaş, Türkiye'nin dünyanın en zengin topraklarında bulunduğunu ama "bir Hazine sandığının üzerinde oturan fakir fukaralar" gibi olduklarını bildirdi. 

Demirtaş, "Hazine sandığının anahtarı da hırsızların, kırk haramilerin elinde. Bizler o nedenle yoksuluz, işsiziz. Bir ülkede tarım yoksa, doğa ve çevre sahipsizse bir müddet sonra dilinizi, geçmişinizi kaybedeceksiniz. Nereden geldiğinizi unutacaksınız. O topraklarda eğer tarımsal faaliyet yapılamıyorsa roman yazılamaz, şiir yazılamaz, türkü olmaz, horon olmaz, zeybek olmaz. Tamamı toprağa ve üretime bağlıdır. Üreten toplumların tarihi, kültürü, medeniyeti olur. Bunu bitirmeye çalışıyorlar" diye konuştu.

HDP'nin "Robin Hood hareketi"nin, zenginden alıp fakire vereceğini belirten Demirtaş, sözlerine şöyle devam etti:

"Özellikle Cumhurbaşkanı ve Başbakan, Don Kişot'la Sanço Panço. Bunlar gibi olmayacağız. Biz gerçekçi, halktan, ezilenden yana bir hareket olarak inşallah iktidara yürürken kibirli olmayacağız, burnu büyük olmayacağız. 'Küçük dağları biz yarattık' gibi ortalıkta kasıntı kasıntı dolaşmayacağız. Kendimize saraylar yaptırırken halkımızı gecekonduya mahkum etmeyeceğiz. 'Ne sarayımız olsun ne de halkımız gecekonduda yaşasın' diyeceğiz. Hepimiz mütevazı bir yaşam, hepimiz halkımız gibi onurlu bir yaşamı birlikte yaşayalım diyoruz. HDP sizin desteğinizle, alın terinizle, emeğinizle büyüyor, her gün büyümeye devam ederek yolunda emin adımlarla ilerliyor. Ülkemizin birlikte yaşamasının, iç barışının garantisi haline geliyor."

- "Yüzde 10 barajı HDP'nin değil, Türkiye'nin önünde engeldir"

Demirtaş, 7 Haziran'da bir seçim barajı sorunu olduğunu, bunu da Kenan Evren'in bu ülkeye bela ettiği, bildirdi. Sonra gelen hiçbir iktidarın da kaldırmaya cesaret etmediğini savunan Demirtaş, seçimlerde barajı aştıkları gün barajı kaldıracaklarını söyledi.

Bir dahaki seçimlerde yüzde 10 barajı olmayacağını belirten Demirtaş, "Yüzde 10 barajı HDP'nin değil, Türkiye'nin önünde bir engeldir. El verin, gönül verin, oy verin bu barajı hep birlikte yıkalım ki özgür Türkiye'nin, mutlu yarınların önünü açalım. Her partinin her siyasal düşüncenin parlamentoda olması gerekir. Sadece HDP'nin değil, diğer partilerin de girmesi gerekir. Kavga, mücadele olacaksa parlamentoda olsun" dedi.

- "Biz yok muyuz o 77 milyonun içinde"

Demirtaş, şunları ifade etti:

"Cumhurbaşkanı ve Başbakan, ülkenin dördüncü büyük partisi baraj altında kalsın diye yapmadıkları çirkinlik kalmıyor. Bunun adına da ileri demokrasi diyorlar. Bunlar ülkenin başına bela olmuş iki şaka gibi ama 7 Haziran'da bunlara öylesine bir kahkahayla gülün ki neye uğradıklarını şaşırsınlar. Cumhurbaşkanını her gün muhtarları toplayıp parmak sallıyor. 77 milyonun Cumhurbaşkanı bunu yapar mı? Bize oy verenlere hakaret, tehdit... Peki sen hangi 77 milyonun Cumhurbaşkanısın? Biz yok muyuz o 77 milyonun içinde, bize oy verenler yok mu? Bunu durdurmanın yolu sandıktır. Bu nedenle her bir oyunuz çok kıymetli."

Çok acılar çekildiğini, büyük acılardan, zorluklardan süzülüp gelmiş halklar olduklarını anlatan Demirtaş, şunları ifade etti:

"Binlerce evladımızı çatışmalarda yitirdik. Türk'ü ile Kürt'ü ile büyük barışı gerçekleştirmek istiyoruz. Helalleşerek, birbirimizden korkmadan, özgürlükleri de geliştirerek bu ülkeyi büyütmek istiyoruz. Türkiye'de herkese elimizi uzattık. Herkes bu eli tutsun istiyoruz, herkes Türkiye'nin beraber, özgürce yaşamak istediğini göstersin istiyoruz."

Demirtaş, 7 Haziran'da mevsimlik işçiler ve üniversite öğrencilerinin oy kullanabilmeleri için çalışma yürüttüklerini, isteyenleri memleketlerine götüreceklerini kaydetti.