"Hukuki İnsani ve İdari Boyutlarıyla Mülteci Sorunu" Konferansı

"Hukuki İnsani ve İdari Boyutlarıyla Mülteci Sorunu" Konferansı
"Hukuki İnsani ve İdari Boyutlarıyla Mülteci Sorunu" Konferansı
- İl İnsan Hakları Kurul Başkanı ve Vali Yardımcısı Kurban: -"Şartlar ne olursa olsun etrafımız ateş çemberi de olsa asla vazgeçilemeyecek önemde olan insan hakları konusu hep gündemde tutulmalı" - Uluslararası Af Örgütü Mülteci Hakları Koordinatörü Görendağ: -"Bütün dünyanın gündeminde Muğla'dan, İzmir'den, Çanakkale'den Avrupa'ya doğru gitmeye çalışırken hayatını kaybeden küçük çocuklar, yetişkinler konuşuluyor. Avrupa Birliği'nin gündemine damga vuran fotoğraflar bu kıyı şehirlerimizden servis ediliyor"

MUĞLA (AA) - Muğla İl İnsan Hakları kurul Başkanı ve  Vali Yardımcısı Mevlüt Kurban, "Şartlar ne olursa olsun etrafımız ateş çemberi de olsa asla vazgeçilemeyecek önemde olan insan hakları konusu hep gündemde tutulmalı" dedi.

10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü nedeniyle Muğla İnsan Hakları Kurulu tarafından Menteşe Belediyesi Konakaltı İskender Alper Kültür Merkezi'nde "Hukuki, İnsani ve İdari Boyutlarıyla Mülteci Sorunu" konulu konferans düzenlendi.

Konferansın açılışında konuşan İl İnsan Hakları Kurul Başkanı ve  Vali Yardımcısı Mevlüt Kurban,  şartlar ne olursa olsun asla vazgeçilemeyecek önemde olan insan hakları konusunun her zaman gündemde tutulması gerektiğini söyledi.

Sahillere vuran kimin çocuğu olursa olsun, üşüyen vücut kimin olursa olsun bunun çok fazla bir öneminin olmadığını anlatan Kurban, "Onlar ölümü göze alarak denizlere gidiyorsa bir sorun var demektir" ifadelerini kullandı.

Uluslararası Af Örgütü Mülteci Hakları Koordinatörü Volkan Görendağ ise sığınma hakkının temel bir insan hakkı olduğunu söyledi.

Bütün devlet ve kurumların bu hakka riayet etmek zorunda olduğunu kaydeden Görendağ, "Bütün dünyanın gündeminde Muğla'dan, İzmir'den Çanakkale'den Avrupa'ya doğru gitmeye çalışırken hayatını kaybeden küçük çocuklar, yetişkinler konuşuluyor. Avrupa Birliği'nin gündemine damga vuran fotoğraflar bu kıyı şehirlerimizden servis ediliyor. Dolayısıyla bu bizim sorunumuz. Buna bir insan hakları sorunu olarak bakmak lazım" dedi.

Görendağ, şu anda Suriye'de 11 milyon insanın yerinden edildiğinin raporlara geçtiğini, bunun 4,5 milyonun komşu ülkelere sığındığını, 7 milyon kadar olan kısmının ise ülkenin kendi içerisinde şehir değiştirmek zorunda kalarak oradaki mülteci kamplarında hayatlarını devam ettirmeye çalıştığını söyledi.

Toplumda "yasadışı" ve "kaçak" kavramlarının suçla bir arada anılıyor olmasının onlara karşı olumsuz bir yargı oluşturmasına neden olduğunu vurgulayan Görendağ, şunları ifade etti:

Sığınmacı'nın mülteci adayı olarak adlandırılan kişi olduğunu belirten Görendağ, "Bizim kendi iç hukukumuzda sığınmacı diye bir tanımlama yapılmamıştır. Başvuru sahibi olarak geçer. Ancak sığınmacının ana tanımı mülteci adayı olan kişi demektir. Göçmen konusu ise çok daha geniş."