Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki uygulamalara tepkiler

Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki uygulamalara tepkiler
Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki uygulamalara tepkiler
- Muğla'da bazı sivil toplum kuruluşları, Çin'in, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde Müslümanlara yönelik uygulamalarını protesto etti

MUĞLA (AA) - Çin'in, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde Müslümanlara yönelik uygulamaları, Muğla'da sivil toplum kuruluşları tarafından protesto edildi.

Türkiye Kamu-Sen Muğla Temsilciliği, Milliyetçi Hareket Partisi ve Muğla Ülkü Ocakları mensubu bir grup, Sınırsızlık Meydanı'nda toplanarak açıklama yaptı.

Türkiye Kamu-Sen Muğla Temsilcisi Mürsel Özata, ramazanda ''Doğu Türkistan''da Müslümanlar kan ağlarken, dünyanın kör, sağır ve dilsiz bir şekilde zulmü seyrettiğini söyledi.

 Bölgenin binlerce yıllık Türk yurdu olduğunu ifade eden Özata, "Gözümüze uzak, gönlümüze yakın Doğu Türkistan'dan yükselen çığlıkla yüreklerimiz yanmaktadır. Ne yazıkki milletimizin büyük bir çoğunluğunun yaşanan insanlık dramından haberi dahi yoktur. Çin devleti yıllardır işgal ettiği Doğu Türkistan'da sistematik katliamlar gerçekleştirmektedir" dedi.

Dünyanın her yerinde Türk'e karşı girişilen bu saldırıların, tarihten Türk isminin silinmesi için çabalayan şer odaklarının bir planı olduğunu vurgulayan Özata, "Doğu Türkistan'da evlerinden, yurtlarından edilmiş yüz binlere, katledilen canlara kimsenin göz yumma hakkı yoktur. Mesele Müslüman olmaksa Uygur Türkleri de Müslümandır. Mesele insan olmaksa Türkler de insandır" diye konuştu.

Daha sonra açıklama yapan Muğla Ülkü Ocakları Başkanı Aşkın Yıldız ise Çin'in, yıllardır Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde sistematik katliamlar gerçekleştirdiğini ve evlerinden, yurtlarından edilmiş yüz binlere, katledilen canlara kimsenin gözlerini kapatmaya hakkının bulunmadığını dile getirdi.

Türkiye'nin, dünyanın neresinde olursa olsun, bütün soydaşlarına sahip çıkmak zorunda olduğunu ifade eden Yıldız, şunları söyledi:

"Doğu Türkistan bir hüzün coğrafyasına bürünmüştür. 1949 yılından bu yana işgal altında olan bu kadim ilim ve medeniyet merkezi bugün kaderine terk edilmiştir. Doğu Türkistan'daki Türk nüfusu yok edilmeye çalışılmaktadır. İşgal sırasında yüzde 90 olan Türk nüfusu bugün yüzde 40'lara kadar düşmüştür. Doğu Türkistan'daki Türk varlığına yapılan bu saldırılardan biri de 2009 yılında yapılmıştır. 500'ün üzerinde insan hayatını kaybetmiş, yüzlerce insan yaralanmıştır. Urumçi'de yaşanan bu insanlık dramına hür dünya sağır kesilmiş, dilsiz olmuştur."

Basın açıklamasının ardından gruptakiler dağıldı.