AK Parti Grup Başkanvekili Aydın Muş'ta

AK Parti Grup Başkanvekili Aydın Muş'ta
AK Parti Grup Başkanvekili Aydın Muş'ta
- AK Parti Grup Başkanvekili Aydın: - "Ne olursunuz artık terörün, silahların gölgesinde şiddete yaslanarak değil, gelin millete yaslanın, halkı arkanıza alın, halkın gücü sizin de gücünüz olsun. Silahın gücü değil. Silahlar bir an önce sussun. Yetmez bir an önce toprağa gömülsün. Artık silah devri bitmiştir" - "Acılar bitsin, Türk'ün, Kürt'ün, Zaza'nın, Arap'ın da annesi evlatları için artık acı çekmesin" - "Artık Muşlu annelerimiz dağda şiddet haberi görmek istemiyor. Artık dağda ölüm duymak istemiyor. Tam tersine fabrikadan dönen genç evladının, üniversiteden dönen genç evladının yolunu gözlemek istiyor"

MUŞ (AA) - AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, "Ne olursunuz artık terörün, silahların gölgesinde şiddete yaslanarak değil, gelin millete yaslanın, halkı arkanıza alın, halkın gücü sizin de gücünüz olsun. Silahın gücü değil. Silahlar bir an önce sussun. Yetmez bir an önce toprağa gömülsün. Artık silah devri bitmiştir" dedi.

Partisinin Muş İl Başkanlığı'nca düzenlenen iftar yemeğine katılan Aydın, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'nin 13 yıllık AK Parti iktidarı zamanında çok kazanım elde ettiğini belirtti.

AK Parti'nin dik duruşu, o omurgalı ve kararlı yapısıyla, bugün bu ülkede çözülemez denilen pek çok sorunun çözüldüğünü ifade eden Aydın, şöyle konuştu:

"Yapılamaz denilenler yapıldı. Konuşulamayanları bugün konuşabiliyoruz. İnkar edilen, yok sayılan unsurlar vardı bu ülkede. Reddedilmişti, inkar edilmişti. Yeri geldi sen Kürt olamazsın Türksün denilmişti. Asimile etmeye çalıştılar. Farkındalıklarımızı yok saydılar. Zaza'yı, Kürt'ü ve bir başka unsuru tanımadılar. İnançlarımıza zulmettiler. 'Benim gibi olacaksın, benim gibi inanacaksın' dediler. O üst akıl, eski tek parti zihniyeti, o reddeden inkarcı zihniyet, CHP 'nin tek parti zihniyeti maalesef 'benim gibi inanacak, düşünecek, konuşacak ve benim gibi giyineceksin' dedi. Başkasını yok saydı. 'Kürtler bu ülkede ancak hizmetkar olabilir' dedi, ötekileştirdi ve ayrıştırdılar."

Zaza, Alevi ve gayrimüslimlerin ayrıştırıldığına, ülkede mütedeyyin dindarların inançlarını yerine getirmesinin engellendiğine dikkati çeken Aydın, çünkü onları tanımadıklarını, bu ülkenin gerçek evlatlarının yok sayıldığını kaydetti.

Aydın, "Kendileri sırçalı köşklerdeydi. Kendileri Ankara'da, İstanbul'da boğazın kıyısında birtakım şeyleri yudumlarken, bu ülke için proje ürettiler. Bu insanları proje eseri olarak, bu şekilde farklılıklarını yok saymaya çalıştılar. Tam tersi biz bu ülkede tüm farkılıkları bir zenginlik olarak görüyoruz dedik. Bu ülkede herkes kendi dilini konuşacak, kendi inancını ve kendi kültürünü yaşayacak dedik. Bunları yaparken de çok kolay olmadı. Yeter ki bu sorun çözülsün gerekirse, baldıran zehri içmeye hazır olan bir Recep Tayyip Erdoğan , onun devamında Ahmet Davutoğlu vardı" diye konuştu.

Birliğin ve kardeşliğin tesisi için ciddi mesafeler alındığını bildiren Aydın, engellerin bir bir yok edilmeye çalışıldığını çünkü Kürtler ve Zaza'ların bu ülkenin asli unsurları olduğunu ifade etti.

Aydın, "Ayrıştırılamaz dedik. Ana sütü gibi helal anadilini konuşmasını, bu insanların doğuştan var olan bir hakkı olduğunu iddia ettik ve bunu gerçekleştiren sizlerin partisi AK Parti oldu. Allah aşkına 10 sene önce deseler ki Muş'ta bir üniversite olacak ve o üniversitede Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü olacak. İnanır mıydınız?" diye konuştu.

Geçmişte Kürtçe kasetler dinledikleri için pek çok insanın mahkum edildiğini hatırlatan Aydın, Şivan Perver'in kasetleri dinlediğinden insanların hapislere tıkıldığını anımsattı.

"Ama bu iktidarın yeri geldiğinde, Şivan Perver'in elini, bu ülkenin lideri Diyarbakır'da havaya kaldırıyor" diyen Aydın, "Bu ülkeye girişleri yasak olanların tüm yasaklarını ortadan kaldırıyor. İnanmazsanız bunları yapamazsınız. Biz bunları yapıyoruz diye bizi bölücülükle itham edenler oldu" dedi.

- "Terörün her türlüsünü reddediyoruz"

AK Parti'nin çeşitli darbe planlarıyla kapatılmak istendiğini vurgulayan Aydın, şunları kaydetti:

"Niçin, inançların önündeki engelleri ve üniversitede başörtüsü yasağını kaldırıyoruz diye. İmam hatipte katsayı adaletsizliği vardır dedik diye partimizi kapatacaklardı. O da olmadı darbe planlarıyla bir şekilde oyunlar oynandı, senaryolar hazırlandı. Ama millet bütün bu senaryoları boşa çıkardı. O da yetmedi arkasından geziyi, 17-25 Aralık'ı o da olmadı Kobani üzerinden sokakları kan gölüne çevirdiler. O da yemedi. Çünkü bu millet uyanmış artık. Bu millet uyanmış akı da karayı da görüyor. Kimin eli kimin cebinde kim ne yapmak istiyor. Herkes her şeyi çok iyi biliyor. Eğer Türkiye Cumhuriyeti ve AK Parti iktidarı olmasaydı bugün Kobani kurtarılamazdı. Hiç kimse kusura bakmasın. Eğer Kobani'ye kapılar açılıp, peşmergeye müsaade edilip ve IŞİD'in Kobani'den kovulması sağlanıyorsa, IŞİD Kobani'den def oluyorsa emin olun en büyük emek AK Parti iktidarınındır. Hiç kimse kalkıp bizi terör örgütüyle yan yana sokmaya çalışmasın. Terörden en çok çeken ülkenin vatandaşlarıyız. Terörün her türlüsünü reddediyoruz. Her türlüsünü şiddetle nefretle kınıyoruz. Çünkü İslam ile terör yan yana gelmez. Hunharca insanları katleden DAEŞ'ı lanetliyoruz. Ama aynı laneti PKK terör örgütüne de birileri yapmak durumunda. Eğer insanlar katlediliyorsa ve evlerinden dağlara sürgün ediliyorsa, herkesin kendine çeki düzen vermesi lazım."  

- "Artık silahlar sussun"

AK Parti'nin her zaman birlik, barış, çözüm ve kardeşlik dediğini vurgulayan Aydın, "Bundan daha öte ne olabilir. Bu ülkede yaşayan 78 milyon kardeşimizdir diyoruz. Bin yıllık kardeşlik diyoruz. Bunun kapılarını Malazgirt'te Muş'ta açtık. Ne oldu ve aramıza ne girdi? İşte AK Parti iktidarı 150 yıldır var olan bir sorunun çözümü için değil elini, başını ve gövdesini taşın altına koydu. Artık silahlar sussun ve anaların gözyaşı dinsin dedi. Acılar bitsin Türk'ün, Kürt'ün, Zaza'nın, Arap'ın da annesi, evlatları için artık acı çekmesin. Artık Muşlu annelerimiz, dağda şiddet haberi görmek ve dağda ölüm duymak istemiyor. Tam tersine fabrikadan ve üniversiteden dönen genç evladının yolunu gözlemek istiyor. Biz hiçbir acıyı bir başka acıdan ayırt etmiyoruz" ifadesini kullandı.

- "Artık silah devri bitmiştir"

Çözüm sürecine değinen Aydın, bu ülkede farklılıkların zenginlik olarak kabul edilmesini, her farklı unsurun kendi kültürünü yaşatmasını, inancını yaşamasını ve dilini konuşması noktasında yapılamaz denilenleri yaptıklarını vurguladı.

Bütün engellere, sabotajlara ve her şeye rağmen bunu yaptıklarını belirten Aydın, şöyle devam etti:

"Ama ne olursa olsun, burada sözüm özellikle siyaset yapanlara. Ne olursunuz artık terörün, silahların gölgesinde şiddete yaslanarak değil, gelin millete yaslanın, halkı arkanıza alın, halkın gücü sizin de gücünüz olsun. Silahın gücü değil. Silahlar bir an önce sussun. Yetmez bir an önce toprağa gömülsün. Artık silah devri bitmiştir. Dünyanın hiçbir yerinde silahla hiçbir netice elde edilemez. Dolayısıyla birlikten, çözümden, barıştan ve kardeşlikten yanayız. Sonuna kadar çözüm sürecine devam edeceğiz. Terörle mücadelede sonuna kadar devam edeceğiz. Ama herkes şunu bilsin ki çözüm süreci devam ederken de kamu düzeninin ihyası, kamu otoritesinin sağlanması ve şiddetin son bulması için, devlet ne gerekirse o tedbirleri de alacaktır. Terör varsa, terörle mücadeleyi de sonuna kadar yapacaktır. Ama çözümün de sonuna kadar arkasında siyasetle mücadelesini yapacaktır."