AK Parti'nin Muş mitingi

AK Parti'nin Muş mitingi
AK Parti'nin Muş mitingi
-Genel Başkan ve Başbakan Davutoğlu: (1) -"Demokrasiyle silah, terörle barış yan yana olmaz. HDP bir yol ayırımındadır ya terör dilini ya da barış dilini kullanacaklar" -"Siyaset yapacaklarsa, barış içinde görüşlerini ifade edeceklerse dağdan insinler her yerde barışı konuşsunlar, kendi görüşlerini ifade etsinler ama silaha ve baskıya yönelirlerse buna ne biz izin veririz ne de bu meydanı dolduran Muşlular izin verir" -"12 Eylül zihniyeti ve o zihniyetin arkasındaki baskıcı anlayış ne kadar yanlışsa HDP'nin getirmek istediği zihniyet de aynı ölçüde yanlış ve baskı temellidir" -"1071'de Sultan Alparslan'ın ordusunda Türk-Kürt omuz omuza verenlerin torunları, ebedi kardeşliğe var mısınız? Ezeli kardeşliği ebedi kılmaya var mısınız? Rabbimizin bu topraklara bahşettiği ve bin yıl süren aşkı, sürdürmeye var mısınız"

MUŞ (AA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, demokrasiyle silahın, terörle barışın yan yana olmayacağını belirterek, "HDP bir yol ayırımındadır ya terör dilini ya da barış dilini kullanacaklar. Siyaset yapacaklarsa, barış içinde görüşlerini ifade edeceklerse dağdan insinler her yerde barışı konuşsunlar, kendi görüşlerini ifade etsinler ama silaha ve baskıya yönelirlerse buna ne biz izin veririz ne de bu meydanı dolduran Muşlular izin verir" dedi.

Davutoğlu, Muş Belediye Meydanı'nda düzenlenen mitingdeki konuşmasında, "yiğit Muşlulara, Sultan Alparslan ile onun askerlerine" selam gönderdi.

Olağanüstü misafirperverlikle karşılandığını belirten Davutoğlu, alandaki "Muş halkı" imzalı, Kürtçe "Tu lı ser seran lı ser çavanra hati" yazan ve "Başımız gözümüz üstüne geldiniz" anlamına gelen pankartı okudu. Başbakan Davutoğlu, "Ben de diyorum: Serçava serseran. Sizin de bizim üzerimize, başımız gözümüz üzerinde yeriniz var. Gönlümüzde, kalbimizde yeriniz var" diye konuştu.

"Keşke vaktimiz olsaydı her birinizin evine girebilseydim" diyen Davutoğlu, vatandaşların kendisine kentin yöresel yemekleri olan kelem dolması ve çorti ikramında bulunacağına yönelik inancını ifade etti.

Miting telaşı içinde değil Muşlularla bir araya gelmek için ilk ziyaretlerden birini kente yapmak istediğini dile getiren Davutoğlu, Muş ile muhabbetinin ezeli ve ebedi olduğunu söyledi. Başbakan Davutoğlu, sözlerini sürdürdü:

"Siyasetimizin esası bu güzel diyarı barış, kardeşlik, refah, huzur diyarı kılmaktır. Birlikte bütün bu topraklarda barışı, huzuru inşa etmeye var mısınız? 1071'de tam da büyük bir hikaye Muş'ta, Malazgirt'te başladı. Biz '2023' derken Cumhuriyet'in 100'üncü yılını, '2053' derken İstanbul 'un fethinin 500'üncü yılını, 1071'den 2071'e Malazgirt'in bininci yılını kastediyoruz. İşte o günden bugüne bu topraklarda hep iki siyaset oldu, birleştirenler ve bölenler. Ezeli ve ebedi kardeşliği inşa edenler ve bu kardeşliğe sekte vurmak isteyenler. 1071'de Sultan Alparslan'ın ordusunda Türk-Kürt omuz omuza verenlerin torunları, ebedi kardeşliğe var mısınız? Ezeli kardeşliği ebedi kılmaya var mısınız? Rabbimizin bu topraklara bahşettiği ve bin yıl süren aşkı, sürdürmeye var mısınız?"

Sözlerine alandakilerin "Evet" yanıtını vermesinin ardından Başbakan Davutoğlu, "Hep farklı dillerde ama aynı türküyü söyledik. Hep aynı gönül dilini kullandık. Güzel Türkçemizle, güzel Kürtçemizle hep aynı sesi verdik, aynı şekilde seslendik, aynı şekilde bütün bir dünyaya barışı, huzuru hitap ettik, seslendik" diye konuştu.   

Yunus Emre'nin 'Şol cennetin ırmakları akar Allah deyü deyü' dizeleriyle Fethiye Teyran 'Ey av u av' şiirinin dizelerini Kürtçe paylaşan Davutoğlu, "O da aynı şekilde 'Ey su, ey su nedir derdin, sen de mi aşıksın, sende mi dertlisin' diyordu. İşte bizim derdimiz budur. Biz aşığız. Neye aşığız? Bu toprakların bereketine, bu millete aşığız. Biz dertiyiz. Niçin dertliyiz? Bu milleti bir ve beraber kılmak için. Hep beraber güzel Türkçemizle güzel Kürtçemizle kardeşlik türküleri söylemeye devam edecek miyiz? Kardeşliği ebedi kılacak mıyız? Biz Çözüm Süreci derken bunu kastediyoruz. Çözüm Süreci derken bu kardeşlikten, geleceğe uzanan bir kuşakta hep beraber inşa edeceğimiz yeni bir Türkiye 'yi kastediyoruz. Yeni Türkiye'ye var mısınız? Kardeşlik Türkiye'sine, eşit vatandaşlık ilkesi üzerinde özgürlükler Türkiye'sine yürümeye var mısınız? 7 Haziran'da kardeşlik için sandıklara gidecek miyiz? İnadına kardeşlik, inadına demokrasi, inadına özgürlük diyecek miyiz? İnşallah Muş'ta üçte üç yapacak mıyız" diye sordu. 

 Davutoğlu, "Evet" cevabı veren alandakilerle "bir muhasebe yapmak" istediğini ifade ederek, şunları söyledi: 

"Bir tarafta Alparslan'ın, Selahaddin Eyyübilerin ordularından bu yana omuz omuza vermiş, erdem, ahlak, irfan yoluna çıkmış Türkler, Kürtler, Sünniler, Şiiler ve bütün bir millet. Diğer tarafta ise son yüzyıl içinde milletimizin arasına nifak sokmaya çıkmış değişik ideolojiler.  CHP 'nin Türk ulusalcılığı ile HDP'nin Kürt ulusalcılığı arasında bir fark yok. CHP tek parti döneminde Malazgirt'ten bu yana Selçuklu'yu, Osmanlı asırlarını unutup Malazgirt öncesinden bir Türk ulus kimliği inşa etmeye çalıştı, İslam'dan arındırılmış bir ulus kimliği. Ama bu millet bu tarihten koptu mu, kopar mı? Bizi imanımızdan, bizi bütün bu kadim medeniyetimizden koparmak mümkün mü? İşte biz bu davanın neferleri olarak buradan CHP'nin tek parti zihniyetine karşı en gür sesle bir kez daha haykırıyoruz: Sizin özlediğiniz Türkiye, o eski Türkiye bir daha gelmeyecek, başörtüsü zulmü bir daha olmayacak, 28 Şubat zihniyetine bir daha izin vermeyeceğiz. Bir daha 28 Şubat zihniyetine izin verir miyiz? Bir daha imam hatip liselerinin kapatılmasına izin verir miyiz? Bütün meseleleri, bu milleti tarihinden, imanından koparmaktı."

-"HDP, Kürtleri dininden koparmak için Kürt ulusalcılığı yapıyor"

Davutoğlu, HDP'nin, İslam dünyasının medarıiftiharı Kürtleri tarihinden, dininden, imanından koparmak için Kürt ulusalcılığı yaptığını ifade etti. Miting alanındakiler, Davutoğlu'nun, "Bu topraklarda din kardeşliği üzerinden ihdas edilen birliğin, beraberliğin zedelenmesine izin verir miyiz" sorusunu "Hayır" diye yanıtladı.  

HDP'nin Diyanet İşleri Başkanlığı ile uğraştığını belirterek, şöyle konuştu: 

"Diyanet teşkilatıyla uğraşmak üzerinden aslında Malazgirt'ten bu yana gelen bütün o birlikleri yıkmak istiyorlar. CHP'nin de HDP'nin zihniyeti aynı zihniyet. İkisi de bu milleti tarihinden koparmak istiyor. Bu milleti bir kılan, aziz kılan bütün ortak değerlere yabancılaştırmak istiyorlar. Bu ortak değerleri savunmaya devam edecek miyiz? İnadına kardeşlik diyecek miyiz? 12 Eylül zihniyeti ve o zihniyetin arkasındaki baskıcı anlayış ne kadar yanlışsa HDP'nin getirmek istediği zihniyet de aynı ölçüde yanlış ve baskı temellidir. Biz 2002'de bu yola çıkarken, Sayın Cumhurbaşkanımızın Başbakanlığı döneminde, Malazgirt'ten beri süren o birliği, beraberliği ihdas etmek için yola çıktık." 

"Türkiye seninle gurur duyuyor" sloganları üzerine Davutoğlu, "Biz sizlerle gurur duyuyoruz. Muş ile her zaman gurur duymuştuk ama bugün bu manzarayı görünce bir kez daha gurur duydum. Muş ayakta ise Malazgirt ruhu ve Türkiye ayakta demektir, hepinizden Allah razı olsun. CHP'nin bu otoriter ve ulusalcı zihniyetiyle HDP'nin zihniyeti ve onun arkasındaki üst akıl, bugün Türkiye'de yeni bir tuzak içinde. Ama biz AK Parti olarak göreve başladığımız andan itibaren kardeşliğimizin önündeki bütün engelleri kaldırdık. 2002'ye kadar 20 yılı aşkın süre bu bölgelerde olağanüstü hal vardı. Olağanüstü hali kim kaldırdı? İşte AK Parti, demokrasinin önünü açtı" ifadelerini kullandı. 

Başbakan Davutoğlu, 12 Eylül'den sonra bu bölgelerde ve Türkiye'de ana diliyle şarkı ve türkü söylemenin, halay çekmenin bile yasak olduğuna işaret ederek, "Bu yasakları kim kaldırdı" diye sordu. Vatandaşların "AK Parti" yanıtı üzerine Davutoğlu, "Onlar konuşur, AK Parti yapar" dedi. 

-"HDP öz Kürtçe adına Kürtçeyi katletmeye çalışıyor"

HDP'nin bütün bu süreçte hiçbir destek vermediğini, hiçbir çaba içinde yer almadığını, hep silahı kullanmaya kalktığını ifade eden Davutoğlu, 1990'lı yıllardaki faili meçhul cinayetleri hatırlattı. Davutoğlu, "Bizim iktidarımızda faili meçhul cinayet oldu mu? Kim yok etti faili meçhul cinayetleri? Anneler hapishaneye gittiğinde Kürtçe kendi çocuklarıyla konuşamıyordu. Bu yasağı kim kaldırdı, kim annelerle evlatlarını buluşturdu? Kürtçe ve başka lehçelerde yayın yapılamıyordu, TRT Şeşi, TRT Kürdi'yi bugün kim yayınlatıyor? Bütün bu yasakları kaldırdık. Çünkü bizim için güzel Türkçemiz ve güzel Kürtçemiz, hepsi bizim dilimizdir ve gerçek anlamda konuşulduğunda Osmanlı döneminde herkes birbirini anlıyordu. Ama öz Türkçe adına Türkçeyi katlettiler, bu HDP de öz Kürtçe adına Kürtçeyi katletmeye çalışıyor" diye konuştu.

Başbakan Davutoğlu, dilde de sosyal hayatta da ortak değerleri savunacaklarını kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Birçok araştırma enstitülerini üniversitelerde kim kurdu? Ana dilde eğitim konusunda Kürtçenin seçmeli ders olarak okutulmasını kim sağladı? Birileri diyordu ki bunlar olursa ülke bölünür. Bölündü mü? Ülkenin birliği ve beraberliği eskisine göre daha sağlam mı? Bu birliğin ve beraberliğin teminatı kim? Birileri de bu memlekette Türk ve Kürt kardeşler arasına nifak sokmak için sürekli terörü, şiddeti, baskıyı kullanıyor. Teröre, şiddete, baskıya yiğit Türk ve Kürt kardeşler izin verir mi? Bu toprakların yiğit Kürt vatandaşları şiddete, baskıya boyun eğer misiniz? Geçmişte Ergenekon'un baskısı vardı, boyun eğmediniz, bütün o baskıları kaldırdık. Şimdi de HDP'nin şiddet ve silah kullanarak, bu bölgede uygulamak istediği baskıya karşı da bizim en büyük teminatımız sizlersiniz. 

Aziz Muşlular elde ettiğiniz özgürlükleri korumaya kararlı mısınız? Bu toprakları eşit vatandaşların özgürlük diyarı haline getirmeye kararlı mısınız? Demokrasiyle silah yan yana olmaz, terörle barış yan yana olmaz. HDP bir yol ayırımındadır ya terör dilini kullanacaklar, ki 6-7 Ekim olaylarında kullandılar, ya da barış dilini kullanacaklar. Siyaset yapacaklarsa, barış içinde görüşlerini ifade edeceklerse, Türkiye artık bir özgürlükler ülkesidir, dağdan insinler her yerde barışı konuşsunlar, kendi görüşlerini ifade etsinler ama silaha ve baskıya yönelirlerse buna ne biz izin veririz ne de bu meydanı dolduran Muşlular izin verir. 6-7 Ekim olaylarını birlikte yaşadık."

Başbakan Davutoğlu, "Türkiye seninle gurur duyuyor" sloganları atan partililere, "Emin olun, biz her birinizle gurur duyuyoruz" cevabını verdi.

(Sürecek)