CHP Genel Başkan Yardımcısı Torun:

CHP Genel Başkan Yardımcısı Torun:
CHP Genel Başkan Yardımcısı Torun:
- "Bu ülkede yanlış yapılanın karşısında dururuz, doğrunun her zaman yanındayız. Bu ülkede istiyoruz ki herkes barış, huzur, kardeşlik içinde yaşasın" - "İnsan canından siyaset yapılmasına karşıyız. Kanla siyaset olmaz. Bir an önce mutlaka oradaki çözüm sağlanmalı ve teröristler cezalandırılmalı, masum vatandaş da bundan zarar görmemeli artık" - "Rusya'nın Türkiye sınırlarını ihlal etmesini kabul edemeyiz. Asla ve asla sınırlarımızı ihlal etmenin hiçbir haklı gerekçesi olamaz. Bunun mutlaka cevabı verilmelidir"

ORDU (AA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ordu Milletvekili Seyit Torun, "Bu ülkede yanlış yapılanın karşısında dururuz, doğrunun her zaman yanındayız. Bu ülkede istiyoruz ki herkes barış, huzur, kardeşlik içinde yaşasın" dedi.

Torun, partisinin Ünye ilçe başkanlığında düzenlediği basın toplantısında yaptığı açıklamada, CHP olarak ülkede yanlış yapılanın karşısında durduklarını ve doğrunun yanında olduklarını söyledi.

CHP'nin, 92 yıldır her türlü baskıya, zorluğa rağmen dimdik ayakta durduğunu belirten Torun, "Bu ülkenin teminatıyız. Bu ülkede yanlış yapılanın karşısında dururuz, doğrunun her zaman yanındayız. Bu ülkede istiyoruz ki herkes barış, huzur, kardeşlik içinde yaşasın. Biz 'demokrasi' diyoruz, 'hukuk' diyoruz, 'özgürlük' diyoruz. Kimin için istiyoruz bunu? Halkımız için istiyoruz. Bugün gelişmiş ülkelerin hepsinin bir ortak paydasına bakın. Hepsinin ortak paydası demokrasiyi, hukuku, özgürlüğü yerleştirmişler. Gelişme böyle olur, büyüme böyle olur" diye konuştu.

Torun, başkanlık sistemiyle ülkenin maceraya sürüklenmek istendiğini savunarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tek adam yönetimiyle yönetilen yönetimlere bir bakın, ülkelere bir bakın, hepsinin durumları ortada. Biz o karanlık günlere geri dönmek istemiyoruz. Başkanlığı sempatik göstererek, başkanlığın diğer ülkelerdeki uygulamalarını haklı gerekçe göstererek bu ülkede ne olduğunu bilmediğimiz, hala kendilerinin dahi tarif edemediği bir başkanlık sistemiyle bu ülkeyi maceraya sürükleyemeyiz. Geçmişte insanları 'balyoz' dediler, 'ergenekon' dediler. Bir çok ad altında hapsettiler, 4-5 yıl mahkumiyet yaşattılar. Sonradan da 'pardon' dediler. 'Bizim haberimiz yoktu, yanlışlık oldu' falan dediler. Hayatları hep pardonla geçiyor ama bedelini biz ödüyoruz. Yarın bu iş için de özür dileyecekler, bu iş için de 'hata oldu' diyecekler ama bedeli bizler ve bizim gibi aynı düşünceye sahip olanlar ödüyor."

İç ve dış politika ile ekonominin bittiğini iddia eden Torun, "Zannetmeyin şu anda bir şeyler iyi gitti gibi gösteriliyor, üstü kapatılıyor. Biz maalesef bize söyledikleri kadar biliyoruz. Bu ülkede birçok şey gizleniyor. Birçok şey kapalı kapılar ardında pazarlıkla yapılıyor" ifadelerini kulandı.

"Oslo'da ne görüştünüz, Dolmabahçe'de ne imzaladınız" sorularını yönelttiklerini anlatan Torun, "Bu halktan, toplumdan, ülkeden kaçırdılar. Sonuçları ne oldu şimdi. Her gün canlarımızı kaybediyoruz. Sorumlu kim, suçlu kim? Ortada yok. Kimse üstüne suç almıyor. Ama bunun sorumlusu 13 yıldır bu ülkeyi yönetenlerdir. 13 yıldır bu ülkede irade kullananlardır. Bu sorumluluğun altından kalkamazlar. Bu ülkeye ve bu insanlara hesap verecekler. Bir an önce orada o akan kanı durdurmak zorundalar. Teröristi ayıracak ama oradaki masum insanları da mutlaka kucaklayacağız" değerlendirmesinde bulundu.

- "İnsan kanından siyaset yapılmasına karşıyız"

Torun, terörle asla pazarlığın olamayacağının altını çizerek, "Bunlar yaptıkları hatanın farkına vardılar ama bedelini benim ülkem ödüyor, benim insanım ödüyor, benim canım yanıyor. Orada hala bir algı yaratmanın çabası içindeler. Biz insan kanından siyaset yapılmasına karşıyız. İnsan canından siyaset yapılmasına karşıyız. Kanla siyaset olmaz. Bir an önce mutlaka oradaki çözüm sağlanmalı ve teröristler cezalandırılmalı, masum vatandaş da bundan zarar görmemeli artık. Benim güvenlik kuvvetlerim bundan zarar görmemeli, bunun acısını hep beraber çekmemeliyiz" şeklinde konuştu.

- "Kuzey komşumuz olan Rusya, şimdi niye güney komşumuz oldu?"

Seyit Torun, daha sonra partisinin Fatsa ilçe teşkilatını ziyaret etti.

Burada konuşma yapan Torun, Rusya'nın Türkiye sınırlarını ihlalini kabul edemeyeceklerini belirterek, "Asla ve asla sınırlarımızı ihlal etmenin hiçbir haklı gerekçesi olamaz. Bunun mutlaka cevabı verilmelidir. Bizim kuzey komşumuz olan Rusya, şimdi niye güney komşumuz oldu? Nereden nereye geldik. Yani bu ülkede düne kadar Türkmenleri savunanlar, o Türkmenlerin hakkını savunduğunu iddia edenler, bugün Cenevre'deki masanın neresindeler? Türkiye dış politikada iflas etmiştir. Ülkemizin etrafında hiçbir dost ülke kalmadı" ifadelerini kullandı.

- Fındık fiyatındaki düşüş

Fındık fiyatlarındaki düşüşe devletin müdahale etmesi gerektiğine vurgu yapan Torun, şunları kaydetti:

"Bölgemizin temel geçim kaynağı fındığımız var. Fındık bu sezon 12 lira seviyelerinde başladı. Kafamızda oluşturduğumuz fındık fiyatı 15 liraydı ve bu seviyeye çıkarsa 'fındığı satarız, borcumuzu öderiz, geleceğimizle ilgili yatırımlar yaparız' dedik. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı ve fındık bugün 10 liranın altına düştü. Piyasada hiçbir hareket ve kıpırdama yok. Üretici olarak her türlü meşakkate katlanmamıza rağmen bu konuda belirleyici olamadık. Devletin bu konuda üreticisine sahip çıkması lazımdır. Devletin mutlaka piyasadaki arz fazlası fındığı garanti etmesi lazım ve alması lazımdır."

Torun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın anayasaya uygun hareket etmediğini ileri sürerek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, anayasa üzerine yemin etti. Erdoğan, 'Ben, namusum ve şerefim üzerine yemin ediyorum' dedi. Bu yemini anayasaya bağlı kalacağı için etti. Peki, anayasa neyi emrediyor? Bütün siyasi partilere eşit olmasını, halkına adil davranmasını ve bu anlamda yürütmenin değil devletin başı olduğunu ifade ediyor. Erdoğan, bütün yetkileri elinde toplayarak, sadece 'ben yaparım' diyor ve bir siyasi parti genel başkanı gibi hareket ederek, siyaset yapıyor. Halk onu, bunu yapsın diye seçmedi. Hani Erdoğan, 'ben halkın iradesiyle geldim, milli iradeyle geldim' diyor ya evet halkın oyuyla geldin ama halk sana oy verirken anayasaya bağlı kalman şartıyla verdi."