Ablasıyla aynı kaderi yaşamak istemiyor

Ablasıyla aynı kaderi yaşamak istemiyor
Ablasıyla aynı kaderi yaşamak istemiyor
- Osmaniye'de kalbi iflas ettiği için destek cihazına bağlı yaşayan 26 yaşındaki Zehra Alakel, kalp nakli olarak sağlığına kavuşacağı günü bekliyor - Alakel, aynı hastalıktan 16 yıl önce kaybettiği ablasının kaderini yaşamayı istemiyor - Zehra Alakel: - "Şimdi ben de aynı hastalıkla mücadele ediyorum, ablamla aynı kaderi yaşamamak için organ bağışı bekliyorum" - Cami imamı olan baba Mustafa Keleş: - "Dinimiz, bir insanı kurtarmayı tüm insanlığı kurtarmak gibi olduğunu söyler. Din adamı olarak bizim üzerimize büyük vazifeler düşüyor"

OSMANİYE (AA) - AHMET ERKAN YİĞİTSÖZLÜ - Osmaniye'nin Bahçe ilçesinde 16 yıl önce kalp büyümesi sonucu hayatını kaybeden ablasının hastalığına yakalanan Zehra Alakel, aynı kaderi yaşamamak için organ nakli bekliyor.

Büyüme yapan kalbi iflas ettiği için destek cihazına bağlı yaşayan 26 yaşındaki Zehra Alakel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 16 yıl önce ablası Döne'nin henüz 11 yaşındayken benzer bir sorunla karşılaştığını ancak kalp nakli gerçekleşmediği için hayatını kaybettiğini söyledi.

Henüz çok küçük yaşta ablasını kaybetmenin acısını yaşadığını aktaran Alakel, rahatsızlığı sonucu gittikleri kontrolde doktorların da kendisine ablasıyla aynı rahatsızlığının bulunduğunu söylediğini ifade etti. Alakel, "Şimdi bende aynı hastalıkla mücadele ediyorum, ablamla aynı kaderi yaşamamak için organ bağışı bekliyorum" dedi.

Uzun süredir yatılı tedavi gördüğü Ankara Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde kalp destek ünitesine bağlandığını aktaran Alakel, organ bağışı konusunda toplumun daha fazla bilinçlenmesi gerektiğini dile getirdi.

-"On binlerce insan organ nakli için sırada bekliyor"

  Türkiye'de on binlerce insanın organ nakli için sırada beklediğinin altını çizen Alakel, şöyle konuştu:

"Organ bağışının ne kadar önemli olduğunu ancak başka birinin organına muhtaç olanlar anlayabilir. Toplumumuz maalesef organ bağışı konusunda bilinçli değil. Şimdi vücuduma bağlanmış bir cihazla yaşıyorum, otururken, yürürken, yatarken her zaman bu cihazı yanımda taşımak zorundayım. Organ naklinin ne demek olduğunu bilmiyorduk, başımıza gelen hastalık bize organ bağışının ne kadar önemli olduğunu öğretti."

Alakel, 4 aydan fazla süredir tedavi için hastanede kaldığını ve kalp destek cihazı takıldıktan sonra nispeten rahatladığını belirterek, "Dokuma uyan kalp bağışı olursa nakil olacak. Yoksa bu cihazla yaşamak zorundayım. Buradan ne zaman taburcu olacağım belli değil, inşallah kısa sürede evime dönerim. Hastaneden taburcu olup henüz bir yaşındaki oğluma sarılmak istiyorum" dedi.

- Cami kürsüsünden organ bağışı çağrısı

Bahçe ilçesinin Aşağıkardere köyü camisinin imam hatibi olan baba Mustafa Keleş (52) ise organ bağışının önemini yıllardır cami kürsülerinden anlattığını söyledi.

İkinci kızını da kaybetmek istemediğini, bu nedenle organ bağışı beklediklerini ifade eden Keleş, 2004 yılında trafik kazasında hayatını kaybeden bir yakınının organlarının bağışlanması için aile fertlerini ikna ettiğini ve ölen kişinin organlarıyla 3 kişinin canının kurtulmasına vesile olduğunu anlattı.

Keleş, organ bağışı konusunda duyarlılık oluşturmak için yoğun çaba sarf ettiğini aktararak, şöyle devam etti:

"Dinimiz, bir insanı kurtarmayı tüm insanlığı kurtarmak gibi olduğunu söyler. Topluluğumuz maalesef bu konularda yeterli bilinçlenmiş değil. Din adamı olarak bizim üzerimize büyük vazifeler düşüyor. Organ bağışı konusunda elimden geleni yapıyorum ve meslektaşlarımın organ bağışı konusunda cemaatlerini bilinçlendirmesi çağrısında bulunuyorum. Organ bağışı yapmak dinimizde caizdir ve sevaptır. Bir hayatın kurtulmasına vesile olmak, Allah'ın en değerli varlığı olan insanı yaşatmak kadar ne önemli olabilir?"