MHP'nin Osmaniye mitingi

MHP'nin Osmaniye mitingi
MHP'nin Osmaniye mitingi
- Genel Başkan Bahçeli: (1) - "Türkiye ilk defa makamını kötüleyen, partisi için oy istemek yerine sahibine çalışan ve koltuğunun altına başkanlık dinamiti döşeyen bir başbakana şahit oldu. Türk milleti ilk kez kendisi olmayan kendi gibi davranmayan, kopyacı, mütegallibe hayranı, müflislikle anılan, etkisiz, yetkisiz ezik bir başbakan gördü" - "AKP kadroları, milli bünyemizde açtıkları derin yaraların, milli ekonomimizde açtıkları dipsiz kuyuların, milli ahlak ve adalete verdikleri feci hasarların, milli varlığımıza yönelik ağır tahribatların hesabını Yüce Divanda ve mahkemelerde birer birer vereceklerdir" - "Vatikan'a özenip, Papa'yı örnek alanlara mukaddesatımızın ve Efendimizin muhteşem hayatını hatırlatarak hesap soracaksınız" - "Bugüne kadar Türk demokrasi tarihinde her zihniyet tek başına iktidarla denenmiştir. Milliyetçiler hariç"

OSMANİYE (AA) - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli , "Türkiye ilk defa makamını kötüleyen, partisi için oy istemek yerine sahibine çalışan ve koltuğunun altına başkanlık dinamiti döşeyen bir başbakana şahit oldu. Türk milleti ilk kez kendisi olmayan kendi gibi davranmayan, kopyacı, mütegallibe hayranı, müflislikle anılan, etkisiz, yetkisiz ezik bir başbakan gördü" dedi.

Bahçeli, partisinin Devlet Bahçeli Bulvarı'nda düzenlenen mitinginde, doğup büyüdüğü, hayatı boyunca üzerine titrediği kutlu bir vatan köşesi olan Osmaniye'de, Gavurdağı'nın yiğitlerinin korku nedir bilmediğini, ayrılık, gayrılık ve tefrika tanımadığını, vatan sevdalısı ve Türkiye aşığı olduklarını bildirdi.

Osmaniyelilerden, kendileri ile yürümeleri için söz vermelerini isteyen Bahçeli, "Ankara'daki haram ve ihanet iktidarının elebaşlarının", Osmaniye'den yükselen ses karşısında köşe bucak saklanacaklarını öne sürdü.

Bahçeli, "Osmaniye'ye gelip ileri geri konuşan Davutoğlu, herhalde bu cevapları duymuştur. Hazine imkanlarıyla tesisi olmayan düzmece açılış yapan '17, 25 Erdoğan da' Gavurdağı'nın kararını sanıyorum iyice öğrenmiştir" diye konuştu.

Başbakan Davutoğlu'nun son günlerde elinin ayağına dolaştığını, dilinin peltekleştiğini, beti benzinin sarardığını iddia eden Bahçeli, Allah'tan, kimseyi Davutoğlu'nun durumuna düşürmemesini diledi.

Bahçeli, şöyle konuştu:

"Merak ediyorum, Başbakanlığı boşbakanlığa çevirmesinin vebalini nasıl kaldıracak. Akşam yastığa başını koyduğunda acaba huzurlu uyuyabiliyor mu? Yoksa 'Bu işe nereden girdim, Erdoğan'ın tuzağına nasıl düştüm' diye geceler boyunca kafasını duvarlara mı vuruyor? Ağzından çıkan hezeyan dolu sözler ne denli korktuğunun işareti. Davutoğlu'nun hatları iyice karıştı. Kaçak ve karanlık sarayın yüksek gerilimi kendisini çarptı, devreleri hepten yandı, aklı tamamen şaştı, iradesini sorarsanız o temelden kayboldu. Ismarlama da olsa Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının acziyet içinde kıvranması, ülkemiz adına külfet ve ilave bir maliyettir ve ceremesi herkes için ağırdır. Türkiye ilk defa makamını kötüleyen, partisi için oy istemek yerine sahibine çalışan ve koltuğunun altına başkanlık dinamiti döşeyen bir başbakana şahit oldu. Türk milleti ilk kez kendisi olmayan, kendi gibi davranmayan, kopyacı, mütegallibe hayranı, müflislikle anılan, etkisiz, yetkisiz, ezik bir başbakan gördü."

Türkiye'nin küllerinden doğacağını, "haramzadelerin muhafızlığını üstlendiği AK Parti kervanının 4 gün sonra kontak kapatacağını" ifade eden Bahçeli, Davutoğlu ve hükümetinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'ın "ahlaksız takviye ve müdahalelerine rağmen sandıkta kayıp düşeceğini" ileri sürdü.

Bahçeli, Osmaniyelilerin üzerine geçirilmek istenen kefeni bir kader olarak kabul etmeyeceğini, Türkiye'nin husumet ve kavgayla tükenip yok olmasına seyirci kalmayacağını belirterek, Türk milletinin milli kimlik, birlikte yaşama ve kardeşlik etrafında kenetleneceğini bildirdi.

- Sandık yolsuzluğuna karşı uyarı 

Bahçeli, seçimlerin hayati öneme sahip olduğunu, yakın tarihin en önemli gününün yaşanacağını vurguladı.

"Sandık, AKP 'den kurtulma gününün de başlangıcı olacaktır" diyen Bahçeli, şöyle devam etti:

"Bu nedenle mutlaka sandıklara sahip çıkınız. Sandık yolsuzluğuna, oy hırsızlığına teşebbüs eden şaibeli yüzlere karşı uyanık olunuz. Sandıklarda oyun olmadıktan sonra AKP gidiyor ve AKP, tek başına MHP iktidarında ilkesiz ve fırsatçı yandaşları ile beraber mutlaka ve mutlaka hesaba çekilecek. AKP kadroları, milli bünyemizde açtıkları derin yaraların, milli ekonomimizde açtıkları dipsiz kuyuların, milli ahlak ve adalete verdikleri feci hasarların, milli varlığımıza yönelik ağır tahribatların hesabını Yüce Divanda ve mahkemelerde birer birer vereceklerdir. Bunların hesabını sormak da Milliyetçi Hareket Partililer için Türk milleti adına milli bir görev olacaktır. Bu görev için vakit yaklaşmaktadır. Tek başına iktidarın ışıkları görünmektedir."

- "Hesap soracaksınız"

Bahçeli, Osmaniyelilerin Milliyetçi Harekete verecekleri her oyla "ayakkabı kutularından çıkan soygun paralarının, kesilen vergilerle 1 milyar 370 milyon liraya yapılan kaçak ve karanlık sarayın, yüzdesi peşinen alıp havuzculara peşkeş çekilen kamu ihalelerinin, asgari ücretlilere bin 400 lirayı çok görenlerin 3,3 milyar liraya çerez parası demelerinin" hesabını soracağını söyledi.

"Vatikan'a özenip, Papa'yı örnek alanlara, mukaddesatımızın ve Efendimizin muhteşem hayatını hatırlatarak hesap soracaksınız" diyen Bahçeli, şu görüşlere yer verdi:

"Elinde Kur'an, dilinde yalan, hedefinde talan olanlara 17-25 Aralık'ta ifşa edilen rüşvet ve yolsuzluk felaketini soracaksınız. Askıya alınan anayasanın, katledilen hukukun, günahına girilen masumların hesabını soracaksınız. Bölücülere verilen umutların, teröristlerle yapılan iğrenç pazarlıkların hesabını bir bir soracaksınız. Ayetlerimizle dalga geçen akaracı, makaracı rezillere haddini bildireceksiniz. Yüce Divandan kaçırılan 4 eski rüşvetçi bakandan, villalarda eritilen hırsızlık hasılatından ve faillerinden hesap soracaksınız. Ya helalin ya da Bilal'in yanında duracaksınız. Ya sarayın ya da samimiyetin yolundan gideceksiniz. Ya 'yurdum' deyip ayağa kalkacaksınız ya da 'yokum' deyip yutulmayı bekleyeceksiniz."

Bahçeli, vatandaşlardan, akıtılan Türkmen kanlarını, dökülen şehit kanlarını, komşu coğrafyalarda hüküm süren ve Türkiye'yi hedefine alan küresel cinayet projelerine eş başkanlık yapanları, zalimleri, otoriter arayışları, despot meraklılarını, Müslüman cinayetlerine mihmandarlık yapan içerideki haçlı bakiyelerini, "AKP-PKK-HDP-İmralı canisi arasında kurulan al-ver sürecini" unutmamalarını istedi.

- "Milliyetçi Hareketin tek başına iktidarı ufukta görünüyor"

Bahçeli, "Türk'üm demeyi suçlayan, andımızı kaldıran, bayrağı tahrik gören müzakerecileri asla hatırdan çıkarmayınız" dedi.

Hesap gününün yaklaştığını, Milliyetçi Hareketin tek başına iktidarının ufukta göründüğünü savunan Bahçeli, "Hem Erdoğan'ın hem de Davutoğlu'nun kaygı ve korkusu bundandır. Bunun için en aşağılık iftiraları atma çabasındalar. Bu nedenle Milliyetçi Hareketi karalama gayreti içindeler. Bugüne kadar Türk demokrasi tarihinde her zihniyet tek başına iktidarla denenmiştir. Milliyetçiler hariç. Liberaller tek başına iktidarla denenmiştir. Sosyal demokratlar tek başına iktidarla denenmiştir. Din istismarcıları da tek başına iktidarla denenmiştir. Tek başına iktidara gelmemiş olan yegane siyasal hareket, milliyetçilerdir. Bütün oyun bunu engellemek içindir. Yerli ve yabancı güçlerin bütün telaşı budur. Bu nedenle milleti kurtaran ve cumhuriyeti kuran milliyetçilere, iktidar çok görülmektedir. Çünkü sömürgeciler ve işbirlikçileri Milliyetçi Hareketin iktidarında başlarına gelecekleri anlamışlardır" diye konuştu.

Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, kendi milliyetçiliklerine "kafatasçılık demesinin içinde bocaladığı tutsaklığın ürünü" olduğunu iddia etti.

Milliyetçiliklerinin, batının zalim milliyetçiliği ile karıştırılmamasını isteyen Bahçeli, şunları kaydetti:

"Erdoğan ve Davutoğlu'nun başını çektiği icazeti ve meşruiyeti dışarıda arayan işbirlikçilere sesleniyorum. Türk milletinin küresel soyguna 'dur' demesinden korkuyorsunuz. Türk devletinin yeniden lider ülke olmasından ürküyorsunuz. Türk milliyetçilerinin iktidar olmasından çekiniyorsunuz ve bu yüzden battıkça çırpınıyor, çırpındıkça da batıyorsunuz fakat nafile. Türk milletinin iktidarına ket vuramayacaksınız."

(Sürecek)