Acun'un en sevdiği marka hangisi?

Acun'un en sevdiği marka hangisi?
Acun'un en sevdiği marka hangisi?
TV8'in patronu ve program yapımcısı Acun Ilıcalı"otomobillere" olan merakını ve tercihlerini paylaştı. Ilıcalı motosiklete yakın bir sürüş istiyorsa Ferrari'yi, hem hızlı gidip hem de konforu yakalamak istiyorsa Mercedes'i tercih ediyor.

TV8’n patronu ve program yapımcısı Acun Ilıcalı lüks 2’inci el araç firması S&S Motors’un aylık dergisinde otomobillere olan merakını ve tercihlerini anlattı. S&S Motor haziran sayısına konuşan Acun Ilıcalı otomobilleri çok sevdiğini belirterek, “Ama tabii bir tarzım var ve daha çok tarzıma uygun olanlara meyilliyim. Her arabayı sevdiğimi iddia edemem. Araba benim için zaman zaman adrenalin ihtiyacımı karşılayan bir araç; zaman zaman beni rahat ettiren, huzur veren bir araç; zaman zaman da küçük bir gece kulübü gibi olur. Kenara çekip uyuduğum bile olmuştur” diye konuştu

En çok sevdiği marka

Röportajda en çok sevdiği marka sorulan Ilıcalı’nın cevabı ise şöyle oldu:
“İnsanın çocukları olur ve hangisini seviyorsun diye sorduğun zaman diğerleri bozulur ya, ben de arabalara aslında biraz o gözle bakıyorum, çünkü çok değerli markalar var ve bence bu markalar birbirinden iyi diye değerlendirilmemeli, çünkü her markanın değişik modelleri var, o yüzden açıkçası arabalarda markasal bir ayrımcılığa karşıyım.Benim iki tarz araba kullanma duygum oluyor. Eğer motosiklete yakın bir sürüş istiyorsam Ferrari’yi, hem hızlı gidip hem de o sırada konforu da yakalayayım diyorsam Mercedes’i tercih ediyorum. Ama Porsche’nin de benim kalbimde her zaman ayrı bir yeri vardır, çünkü şimdiye kadar en az 5-6 tane Porsche otomobilim oldu ve hepsi de beni çok mutlu etti.”

Hızlanma çok önemli

Bir otomobilde kendisini etkilen en önemli unsurun “hızlanması” olduğunu ifade eden ünlü sunucu ,”Kaça kadar çıktığı demek istemiyorum, çünkü sonuçta hız limitleri var. Yani otomobil ne kadar hızlı giderse gitsin bir şey ifade etmemiş oluyor, ama iyi hızlanması ve beygir gücü benim için her zaman birinci planda. İnsan bir kere yüksek beygirli araba kullanmaya başladığı zaman, daha sonra artık düşük beygirli kullanması çok kolay olmuyor”şeklinde konuştu.

İlk arabası Doğan

Kendisinde iz bırakan araçların başında ilk otomobili olan “Doğan” ın geldiğini söyleyen Ilıcalı “Çok yakın bir arkadaşımdan almıştım ve aldığım gün taksicinin biri gelip çarpmıştı. Sonra boyamaya götürdük, boyacı da yanlış boyadı ve arabam iki renk oldu. Hani şu an Rolls-Royce’un çift renkli modeli var ya, o dönem benim Doğan’ım da öyleydi. Arka tarafı normal griyken ön tarafı fümeydi. Üç dört ay iki renkli gezdim”diye konuştu.

Bentley hayatını kurtardı

Otomobillerle ilgili ilginç bir anısını da anlatan Ilıcalı bir dönem sahip olduğu Bentley ile yaşadıklarını şöyle aktarıyor:
“Aşırı bir yağmur yağıyordu ve benim de uçağa yetişmem gerekiyordu. Büyük bir su birikintisine girdim ve araba çevreyolunda bir anda yan yan gitmeye başladı. Sonra garip sesler duydum ve araç kendi kendine yoluna geri döndü. Yani bütün tekerleklerden çıkan seslerden sonra araba yola dahil oldu. Yani elektronik sistem, tekerleklerin dönme hızını kendi kendine ayarlayarak otomobilimin yoldan savrulmasını engelledi, gözlerime inanamadım. Açıkçası ben fazlasıyla soğukkanlıyımdır, bu gibi durumlarda çok fevri bir hareket yapmam, ama arabanın su birikintisinin içinde kendi kendine yolunu bulması inanılmaz bir şeydi. Uçağa son anda yetiştim ve İtalya’ya iner inmez de markanın genel müdürü olan sevgili Gino’yu arayıp araba için teşekkür ettim. Bu testi kimse yapmamıştır, ben yaptım bu araba iyi toparlıyor demiştim.”

3 otomobili var

Röportajda şu an Mercedes S 63 AMG, Range Rover Long ve  Ferrari olmak üzere 3 otomobili olduğunu söyleyen Ilıcalı şöyle devam ediyor:
“Açıkçası üçü de üç ayrı konuda beni tatmin ediyor. Range Rover bozuk yol olduğu zaman çok avantajlı bir araba; Mercedes S 63 hem kendim kullanıp hem de şoförle kullanabileceğim çok rahat bir sedan; Ferrari ise benim için adrenalin demek. O yüzden üç duygumu da tatmin ettiğim üç arabam var.Burada gerçeği söylemek istiyorum. Ben aslında motosiklet hastasıyım, yani ben motosikletten çok zevk alıyorum. Zaten spor otomobillerde de motosiklete yakın olanları tercih ediyorum. İnsanın bu kadar yoğun bir işi varken, zaten kendine ayıracak bir vakti olmuyor. Kendime ayırdığım vakitler genelde gece 2 ile 6 arası. O yüzden otomobillerimle ve motosikletlerimle bu saatler arasında ilgilenebiliyorum, ama dediğiniz gibi çok vakit ayıramıyorum.”

Arabaları karıştırdı

Otomobille ilgili komik bir anısını da anlatan Acun Ilıcalı şunları söyledi:
“Bir gün gece kulübüne gittim, o zaman bir Flash S’im vardı. Dışarı çıktım, valeye Flash S dedim ve beklemeye başladım. Lacivert bir Nissan geldi, araba bana bakıyor ben arabaya. Sonra bodyguard kulağıma eğildi ve “abi sen bununla geldin” dedi. Sonra bende bir anda jeton düştü. Benim arabam o gün bozuktu ve bu yüzden de arkadaşım Alpay’ın babasının arabasını alıp gelmiştim. O gün arabayla aramdaki bağlantı o kadar kopmuş ki, neyle geldiğimi unutmuşum. Hatta araba geldiğinde bile hala şaşkındım. O gün insanların bana bakışını unutamıyorum. “