1990 ölümleri Gül'e soruldu

1990 ölümleri Gül'e soruldu
1990 ölümleri Gül'e soruldu
MHP'li Tuğrul Türkeş, Cumhurbaşkanı Gül'den Devlet Denetleme Kurulu'nun '1993 ölümlerini' araştırmasını istedi
Haber: RİFAT BAŞARAN - rifat.basaran@radikal.com.tr / Arşivi

ANKARA - MHP Genel Başkan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, mektup yazarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den, “1993 Ölümleri” başlığı altında Uğur Mumcu, Adnan Kahveci, Eşref Bitlis, Turgut Özal, Mehmet Sincar, Bahtiyar Aydın, Cem Ersever ve Rıdvan Özden’in ölümlerinin araştırılması için Devlet Denetleme Kurulu’nun talimatlandırılmasını talep etti.

MHP’li Türkeş, Cumhurbaşkanı Gül’e gönderdiği mektupta, “1993 ölümleri” olarak da adlandırılan olayların bugüne kadar aydınlatılamamış ve gerçek faillerinin de bulunamamış olmasının kamuoyu vicdanında kanayan bir yara ve derin bir travma olarak durduğunu vurguladı. Basında, “ Türkiye ’nin en karanlık perdesi 1993’te açılmıştı” ifadesiyle de tanımlanan 1993 yılındaki cinayetler dizisinin, gazeteci ve yazar Uğur Mumcu’nun 24 Ocak 1993 tarihinde öldürülmesiyle başlayıp, 5 Şubat 1993 tarihinde ANAP Milletvekili ve Maliye Bakanı Adnan Kahveci’nin eşi ve çocuklarıyla birlikte öldükleri kazayla devam ettiğini kaydeden Türkeş, ölümlerin 17 Şubat 1993’de Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis’in uçağının düşmesi sonucu ölümüyle hız kazandığını, bu arada 17 Nisan 1993’de 8. Cumhurbaşkanı Sayın Turgut Özal aniden Köşk’te vefat ettiğini kaydetti.


"1993’TE YARIM KALAN 1995’TE TAMAMLANDI"

 

Türkeş, mektubunda şöyle devam etti, “1993 başında PKK ’nın ateşkes ilan etmesiyle terörün ivme kaybettiği bir ortamda 25 Mayıs 1993 tarihinde evlerine dönen silahsız 33 askeri taşıyan otobüsün Bingöl’de taranmasıyla PKK terörü yeniden tırmanmaya başlamış, iki ay sonra Sivas’ta Madımak Oteli’nin yakılmasıyla ilk toplumsal olay denemesi başlatılarak mezhep çatışması yaratılmak istenmiştir. 2 Temmuz 1993 tarihindeki Madımak yangınında 37 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Madımak katliamından üç gün sonra 5 Temmuz 1993 tarihinde Başbağlar’da 33 vatandaşımız katledilmiş, 4 Eylül 1993 tarihinde HEP kurucularından Mardin Milletvekili Mehmet Sincar, 22 Ekim 1993’te Jandarma Tugay Komutanı Sayın Bahtiyar Aydın ve 24 Ekim 1993’te Emekli Binbaşı Ahmet Cem Ersever öldürülmüştür. Basınımızda Org. Eşref Bitlis’in ekibinden olan son temsilci olduğu vurgulanan Alb. Rıdvan Özden’in 1995 yılında öldürülmesi ise 1993’te yarım kalan suikastin tamamlanması olarak değerlendirilmiştir.”



“ARKASINDA ULUSLARARASI ÖRGÜTLER/DEVLETLER VAR MI?”



MHP’li Türkeş, cumhuriyetin kuruluşundan beri, siyasete ve ülkeye yön vermek, ülkede istikrarsızlık oluşturmak isteyen güçlerin bu şekilde çeşitli suikastler ve kitlesel olaylar meydana getirirken; meydana geliş biçimiyle basit gibi görünen bazı olaylar ve suikastlerin de önemli siyasi sonuçlar doğurduğunu ifade etti. Türk kamuoyunda bugün, “1993’te yaşananlar birbiriyle ilişkiliydi ve aslında bir proje dâhilindeydi. Siyaseti enterne eden, adı konmamış bir darbeydi. Hepsi büyük bir siyaset içindi. Suikastlerin ardında uluslararası bir örgüt veya yabancı devlet(ler) vardı” gibi çok sayıda değerlendirme ve yorum bulunduğunu işaret eden Türkeş, bu durumun yarattığı zihin karışıklığı ve belirsizliğin de Devlet’e olan inancı ve güveni olumsuz etkileyebilecek nitelikte olduğunu kaydetti. Türkeş, mektubunda şöyle devam etti, “Bir yandan 1993 suikastlerinin toplumda yarattığı kanayan yara ve derin travma, diğer yandan zihinlerde yer alan belirsizlik ve karışıklığın Devlet’e olan inanç ve güveni olumsuz etkileme niteliği, 1993 ölümlerinin tüm yönleriyle birlikte bir bütün olarak incelenmesini gerekli ve yararlı kılmaktadır.
Diğer taraftan 2013 yılında bu ölüm olaylarının hukuki/cezai davaları için ‘zamanaşımı’ nedeniyle takipsizliğe uğrama ihtimalleri gündeme gelecektir. Sırf ‘zamanaşımı’ gerekçesiyle bu suikastlerin aydınlatılamaması da Türk kamuoyunu inciten, vicdanları sızlatacak yeni bir gelişme olacaktır. Bu nedenle ‘1993 ölümlerinin’ aydınlatılması için zaman artık gelmiş ve hatta geçmektedir.”